Haber Videosunu İzle 
Müsavat Dervişoğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Anıtkabir'de kol kola yürümesine, "Bunu kabul etmiyorum" sözleriyle tepki gösteren İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta yeni bir açıklama yaptı. İYİ Parti lideri Dervişoğlu'nun, "İnsani bir davranıştı" sözleri için Usta, "Anıtkabir'de birisiyle yürümek isterseniz yürür, istemezseniz yürümezsiniz. O kola giriş, fiziki bir zorunluluk değil, siyasi bir tercihtir. Ben bu tercihe itiraz ediyorum." dedi.
Anıtkabir'deki 29 Ekim törennde İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kol kola yürümesi parti içinde tartışmaya yol açtı. Görüntülere "Bunu kabul etmiyorum" diyerek tepki gösteren İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, Dervişoğlu'nun durumu "insani bir davranış" olarak tanımlamasına yeni bir açıklamayla karşılık verdi.
Tören boyunca birinin yanında durmanın ve merdivenlerden birlikte inmenin özel bir gayret gerektirdiğini belirten Usta, Anıtkabir'de kiminle yürüneceğinin kişisel bir tercih olduğunu söyledi. Usta sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Sözümün tevile ihtiyacı yok. Bugüne kadar, İYİ Parti olarak hem içtimai hem iktisadi konularda hem de son olarak Çerçeve Yasa sürecinde, her platformda, her kademede canla başla mücadele verdik. Bu mücadelemiz bundan sonra da sürecek.
Anıtkabir’de defalarca törene katılmış birisi olarak söylüyorum. Orada birisini görmek isterseniz görür, görmek istemezseniz görmezsiniz. Birisiyle yürümek isterseniz yürür, istemezseniz yürümezsiniz. Tören boyunca birisinin sürekli yanında olmak çok özel gayret gerektirir. Hele hele merdivenlerden inerken hiçbir düzen olmaz.
O kola giriş, fiziki bir zorunluluk değil, siyasi bir tercihtir. Ben bu tercihe itiraz ediyorum. Şu çok iyi bilinsin ki bizler görevimizi kapalı kapıların ardında ikbal hesaplarından almayız, biz görevimizi büyük Atatürk’ün gençliğe hitabesinden alırız. Birinci vazifemizin gereği olarak Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa edeceğiz.
Siyasetin sorumluluğu herkes için geçerlidir. Davranışlarımızın yerindeliğini milletimizin verdiği tepkiyle değerlendirmek en güzel yoldur. Ben partimdeyim. Hiçbir yere gitmiyorum. Emek verdim. Risk aldım. Doğru bildiğim yolda bundan sonra da yürüyeceğim. Milletimize verdiğimiz sözden bir milim dahi sapmadan, inandığımız yolda kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz."

Öte yandan görüntülere yönelik eleştirilerin ardından açıklama yapan Dervişoğlu, yaşananların siyasi bir yakınlaşma olarak değerlendirilmesine karşı çıktı. Bahçeli ile Anıtkabir'deki temasının insani bir davranış olduğunu belirten Dervişoğlu, siyasi mücadelesi ile kişisel ilişkilerini birbirinden ayrı tuttuğunu vurguladı.
Dervişoğlu, törende siyasi parti liderleri arasında gerçekleşen temasların medeni ilişkiler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:
"Günün anlam ve önemine uygun kelamlar edildi. Siyasi gelişmelerle ilgili kanaatlerimiz herkesin malumu. Ayaküstü konuşulacak konular değil aslına bakarsanız. Bizim orada yaptığımız şey her Cumhuriyet Bayramı'nda olduğu gibi siyasi partilerin genel başkanlarıyla medeni ölçüler içerisinde sürdürülen bir ilişkiden ibarettir."
Siyasetteki kutuplaşmaya dikkat çeken Dervişoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Öncelikle şunu bilmenizi istiyorum, bu konu gerek sosyal medyada gerek kamuoyunda tartışılan bir konu. Bilinsin ki ben siyasi mücadelemi, ülkülerim ve inançlarım üzerine yaparım ama beşeri münasebetlerimi almış olduğum aile terbiyesi üzerinden yürütürüm."
Anıtkabir'deki görüntülerin sosyal medyada kendisine yönelik bir linç ortamına dönüştürüldüğünü savunan Dervişoğlu, eleştirilerin asıl nedeninin Bahçeli olduğunu söyledi.
Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:
"Benim birinin koluna girmem değil mesele, Anıtkabir'den inerken bu zamana kadar çok kişinin koluna girdim. Koluna girdiğim kişi Devlet Bahçeli olduğu için bu tartışmalar yaşanıyor. Ona olan kinin ve nefretin cisme büründürülmesi için insani davranışımın sorgulamaya açık tutulmasını yadırgıyorum."
Siyasi mücadelesinden geri adım atmayacağını vurgulayan İYİ Parti lideri, şöyle devam etti:
"Böyle bir ortamın içinde bulunduğumuz için milletimiz adına üzülüyorum. Ben mücadelemden de vazgeçmem ama bir mücadele sürdürüyorken de karakterimden de asla ve kata taviz vermem. Beni tanıyanlar bu özelliğimle bilirler. Mücadelemizi de nasıl sürdürdük, kamuoyu da bunun şahididir."





