İçeriğe geç

“ÇEPFED’den 29 Ekim Mesajı: Atatürk’ün Emaneti, Çepni Türkmenlerinin Kahramanlığı ve Bilimin Aydınlattığı Gelecek”

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN! ATATÜRK’ÜN EMANETİ, ÇEPNİ TÜRKMENLERİNİN KAHRAMANLIĞI VE BİLİMİN AYDINLATTIĞI GELECEK Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Muhammet…

Arif Genç5 dk okuma18 okunma
Arif genç
Fotoğraf: Kurum içi
Paylaş

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN!

ATATÜRK’ÜN EMANETİ, ÇEPNİ TÜRKMENLERİNİN KAHRAMANLIĞI VE BİLİMİN AYDINLATTIĞI GELECEK

Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı

Muhammet Arif Genç

Bugün, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı büyük bir gurur, derin bir minnet ve sarsılmaz bir Cumhuriyet sevdasıyla kutluyoruz.

29 Ekim 1923, Türk milletinin kendi geleceğine sahip çıktığı, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunun devlet yönetiminde somutlaştığı tarihî bir dönüm noktasıdır. Cumhuriyet; bağımsızlığımızın, millî irademizin, eşit yurttaşlığımızın ve aydınlık yarınlara olan inancımızın adıdır.

Bu büyük mirasın temelinde, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliği, Kurtuluş Savaşı’nda milletimizin gösterdiği fedakârlık ve bağımsız yaşama iradesi bulunmaktadır.

Bizler Çepni Dernekleri Federasyonu olarak, Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolda verilen mücadeleyi yalnızca geçmişin bir hatırası olarak görmüyoruz. O mücadeleyi, bugünümüze yön veren tarihî bir sorumluluk ve gelecek kuşaklara aktarmamız gereken kutsal bir emanet olarak kabul ediyoruz.

KURTULUŞ SAVAŞI: BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞUŞU

Birinci Dünya Savaşı’nın ardından Anadolu işgallerle karşı karşıya kaldığında Türk milleti, bağımsızlığından vazgeçmeyeceğini bütün dünyaya gösterdi. Mustafa Kemal Paşa’nın 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışıyla yeni bir mücadele dönemi başladı. Amasya Genelgesi, Erzurum ve Sivas kongreleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılması ve ardından cephelerde verilen savaşlar, millî iradenin etrafında birleşen bir milletin bağımsızlık yürüyüşünü oluşturdu.

Bu mücadele yalnızca orduların savaşı değildi. Anadolu’nun köylerinden, kasabalarından ve şehirlerinden gelen insanların; anaların, babaların, gençlerin ve çocukların fedakârlık hikâyesiydi.

Kimi evladını cepheye gönderdi, kimi malını mülkünü ordunun ihtiyaçları için seferber etti, kimi de vatan toprağını savunurken canını verdi.

İşte Cumhuriyet, böylesine büyük bir mücadelenin ve ortak fedakârlığın eseridir.

SAKARYA’DA GİRESUN’UN 42. VE 47. GÖNÜLLÜ ALAYLARI

Çepni Türkmenlerinin tarihî hafızasında önemli bir yere sahip olan Giresun ve çevresinin Millî Mücadele’ye katkıları, gururla hatırlamamız gereken bir kahramanlık destanıdır.

Giresunlu gönüllüler, vatanın bağımsızlığı için kendi imkânlarıyla örgütlenerek cephelere koşmuş; 42. ve 47. Giresun Gönüllü Alayları, Sakarya Meydan Muharebesi’nde büyük fedakârlıklar göstermiştir.

Tirebolulu Binbaşı Hüseyin Avni Alparslan’ın komutasındaki 42. Alay ile Gazi Osman Ağa’nın komutasındaki 47. Alay, 1921 yılında Batı Cephesi’ne gönderilmiş ve 23 Ağustos’ta başlayan Sakarya Meydan Muharebesi’nde ağır çarpışmalara katılmıştır.

Özellikle Mangaltepe çevresindeki muharebelerde verilen kayıplar, bu gönüllü birliklerin hangi ağır şartlar altında savaştığını ortaya koymaktadır. Hüseyin Avni Alparslan Bey’in şehadeti, Giresunlu gönüllülerin ödediği büyük bedelin simgelerinden biridir.

Bu alayların hikâyesi bize şunu anlatmaktadır: Anadolu’nun bağımsızlığı için verilen mücadele, yurdun dört bir yanından gelen insanların ortak mücadelesiydi.

Giresunlu gönüllülerin fedakârlığı, Çepni Türkmenlerinin tarihî hafızasında da yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması gereken önemli bir mirastır.

Bu kahramanları anarken tarihî gerçeklere bağlı kalmak, isimlerini doğru öğrenmek ve verdikleri mücadeleyi belgeleriyle gelecek nesillere taşımak hepimizin sorumluluğudur.

BÜYÜK TAARRUZ’DA GİRESUNLU GÖNÜLLÜLERİN İZİ

Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılması, bağımsızlık yolunda yeni bir dönemin kapısını açtı. Türk ordusu, büyük bir hazırlığın ardından 26 Ağustos 1922’de Büyük Taarruz’u başlattı.

Giresunlu gönüllülerin mücadelesi Sakarya ile sınırlı kalmadı. 47. Giresun Gönüllü Alayı, Büyük Taarruz’da da görev aldı. Afyon cephesindeki çarpışmalarda, Kapaçkıran ve Dedesivri çevresindeki muharebelerde gösterilen fedakârlıklar, Millî Mücadele tarihimizde özel bir yere sahiptir.

30 Ağustos 1922’de kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve ardından gelen zafer, işgalin sona erdirilmesi ve bağımsızlığın güvence altına alınması yolunda belirleyici oldu.

Giresun’dan cepheye giden gönüllüler, Anadolu’nun kurtuluş mücadelesinde önemli bir sorumluluk üstlendi. Onların hikâyeleri, vatan sevgisinin sözle değil, gerektiğinde canla ve fedakârlıkla gösterildiğinin tarihî kanıtlarıdır.

Biz Çepni Dernekleri Federasyonu olarak, Giresunlu kahramanlarımızı ve bütün Millî Mücadele şehitlerimizi saygıyla anıyor; onların hatırasını yaşatmayı tarihimize karşı bir borç biliyoruz.

ATATÜRK’ÜN BİZE BIRAKTIĞI MİRAS: AKIL, BİLİM VE CUMHURİYET

Cumhuriyetimizi kuran irade, yalnızca vatanı işgalden kurtarmayı değil, bağımsız ve çağdaş bir toplum inşa etmeyi de hedefledi.

Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere bıraktığı miras; bağımsızlığın yanında aklı, bilimi, eğitimi, kültürü, sanatı ve özgür düşünceyi esas alan bir gelecek idealidir.

Atatürk’ün “Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” sözü, Cumhuriyetimizin yolunu aydınlatan temel ilkelerden birini ifade eder.

Bugün bizlere düşen görev, Cumhuriyet’i yalnızca törenlerde anmak değil; onun değerlerini hayatın her alanında yaşatmaktır.

Çocuklarımızın nitelikli eğitim alması, gençlerimizin bilim ve teknoloji alanlarında ilerlemesi, kadınların toplumsal yaşamda eşit haklara sahip olması, düşüncenin özgürce ifade edilebilmesi ve hiçbir yurttaşımızın kökeni, inancı ya da yaşam tarzı nedeniyle dışlanmaması, aydınlık bir geleceğin temel şartlarıdır.

Bizler, Çepni Türkmenlerinin tarihî ve kültürel mirasını yaşatırken bu mirası bilimle, eğitimle ve çağdaş düşünceyle buluşturmayı önemsiyoruz.

Geçmişimizi bilmek, geleceğe sırtımızı dönmek değildir. Tam tersine, tarihini doğru öğrenen ve kültürünü bilimsel yöntemlerle araştıran bir toplum, geleceğini daha sağlam temeller üzerinde kurar.

Bu nedenle gençlerimize tarih bilincini kazandırırken sorgulayan, araştıran, üreten ve insanlığa katkı sunan bireyler olmaları için de destek vermeliyiz.

ÇEPNİ TÜRKMENLERİNDEN CUMHURİYET’E: TARİHİMİZE SAHİP ÇIKACAĞIZ

Çepni Türkmenleri olarak köklerimizi, kültürümüzü, geleneklerimizi ve tarihî hafızamızı korumak; bunları gelecek kuşaklara aktarmak en önemli sorumluluklarımız arasındadır.

Bizim için tarih, yalnızca geçmişte yaşanan olayların toplamı değildir. Tarih, kim olduğumuzu anlamamıza, ortak değerlerimizi tanımamıza ve geleceğe hangi sorumluluklarla yürümemiz gerektiğini kavramamıza yardımcı olan bir hafızadır.

Bu hafızayı yaşatırken bütün farklılıklarımızla ortak vatanımızın, ortak tarihimizin ve Cumhuriyetimizin değerleri etrafında buluşmalıyız.

Çünkü bizi bir arada tutan en önemli bağlardan biri, eşit yurttaşlık temelinde kurulan Türkiye Cumhuriyeti’dir.

Çepni Dernekleri Federasyonu olarak kültürümüzü yaşatmaya, tarihî mirasımızı araştırmaya, gençlerimizi bilimle buluşturmaya ve Cumhuriyetimizin aydınlık geleceğine katkı sunmaya devam edeceğiz.

Bizim hedefimiz, geçmişinin değerlerini bilen ama geleceğin dünyasına da açık olan; millî kültürüne sahip çıkan ama bilimin evrensel ışığından ayrılmayan nesiller yetişmesine katkıda bulunmaktır.

YAŞASIN CUMHURİYET!

Bugün, Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümüne yaklaşırken, bu büyük eseri bizlere emanet eden Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, Kurtuluş Savaşı’nın bütün kahramanlarını ve vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.

Sakarya’da 42. ve 47. Giresun Gönüllü Alaylarında mücadele eden kahramanlarımızın, Büyük Taarruz’da bağımsızlık için savaşan askerlerimizin ve adları tarihe yazılmamış nice Anadolu insanının hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz.

Onların bizlere bıraktığı emanet, yalnızca üzerinde özgürce yaşadığımız bir vatan değildir. O emanet; bağımsızlık, millî egemenlik, Cumhuriyet, bilim, eğitim, adalet ve insan onuruna dayanan aydınlık bir gelecek idealidir.

Bu duygu ve düşüncelerle, Çepni Dernekleri Federasyonu adına aziz milletimizin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı en içten dileklerimizle kutluyoruz.

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlık hedefinden ayrılmadan, tarihimize ve kültürümüze sahip çıkarak, bilimin ışığında geleceğe yürümeye devam edeceğiz.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti!

Yaşasın millî egemenlik!

Yaşasın aklın, bilimin ve özgür düşüncenin aydınlattığı gelecek!

Ne mutlu Türk’üm diyene!

Muhammet Arif Genç

Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı

Bu haberde bir hata mı var? Düzeltme talebinde bulunun.

Yorumlar

Yorumlar moderatör onayından sonra yayımlanır. Hakaret, reklam ve kişisel veri içeren yorumlar yayımlanmaz.

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Bunlar da ilginizi çekebilir