İçeriğe geç

ÇEPFED Genel Başkanı Muhammet Arif Genç’ten Çağrı: “Beş Uygur Türkünün Hayatı Pahasına Sessiz Kalamayız!”

BEŞ UYGUR TÜRKÜNÜN HAYATI PAHASINA SESSİZ KALAMAYIZ! Tayland’daki Uygur kardeşlerimiz için insanlık, hukuk ve vicdan çağrısı Muhammet Arif Genç Çepni Dernekleri Federasyonu Genel…

Arif Genç5 dk okuma1 okunma
arif genç
Fotoğraf: kurum içi
Paylaş

BEŞ UYGUR TÜRKÜNÜN HAYATI PAHASINA SESSİZ KALAMAYIZ!

Tayland’daki Uygur kardeşlerimiz için insanlık, hukuk ve vicdan çağrısı

Muhammet Arif Genç

Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı

Bazı meseleler vardır ki siyaset üstüdür, günlük tartışmaların ötesindedir. İnsan hayatı, özgürlük ve temel insan hakları işte böyle meselelerdir. Bugün Tayland’da tutuldukları bildirilen beş Uygur Türkü kardeşimizin geleceği de hepimizin vicdanını ilgilendiren insani bir sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır.

Uygur Türklerinin yaşadığı acılar, yalnızca belirli bir coğrafyanın veya belirli bir topluluğun meselesi değildir. Bu mesele, insan onuruna, temel hak ve özgürlüklere inanan herkesin ortak meselesidir.

Tayland’da tutulan beş Uygur Türkü kardeşimizin Çin’e gönderilme riskiyle karşı karşıya olduğuna ilişkin haberler, hepimizi derin bir endişeye sevk etmektedir. Tarafımıza ulaşan bilgilere göre, iki kişinin affedilmesinin ardından diğer kardeşlerimizin sınır dışı işlemlerinin yürütüldüğü bir merkeze nakledildiği belirtilmektedir. Bu bilgilerin yetkili makamlar ve bağımsız kaynaklar tarafından acilen doğrulanması, kardeşlerimizin güncel hukuki durumunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Ancak bir gerçek vardır: İnsanların hayatını ve özgürlüğünü ilgilendiren böyle bir süreçte belirsizlik uzadıkça kaygılar da büyümektedir. Bu nedenle zaman kaybetmeden harekete geçilmelidir.

2025’te yaşananlar hafızalardaki endişeyi büyütüyor

Bu kaygıların nedenini anlamak için yakın geçmişe bakmak yeterlidir.

27 Şubat 2025 tarihinde Tayland, yaklaşık on bir yıldır göçmenlik merkezlerinde tutulan 40 Uygur Türkünü Çin’e geri gönderdi. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), bu geri gönderme işlemini geri göndermeme ilkesi ve uluslararası hukuk yükümlülükleri bakımından ciddi bir ihlal olarak değerlendirdi. Uluslararası insan hakları kuruluşları da geri gönderilen kişilerin işkence, keyfî tutuklama ve diğer ağır insan hakları ihlalleriyle karşılaşabileceğine ilişkin uyarılarda bulundu.

Uluslararası Af Örgütü, Mart 2025’te yayımladığı acil eylem çağrısında geride kalan beş Uygur Türkünün de zorla geri gönderilme riski altında bulunduğunu bildirdi.

Daha da kaygı verici olan, Birleşmiş Milletler insan hakları uzmanlarının 27 Şubat 2026 tarihli açıklamasında, Çin’e gönderilen 40 kişinin akıbeti, sağlık durumları ve nerede bulundukları hakkında hâlâ ciddi belirsizlikler bulunduğuna dikkat çekmesidir.

Bu gelişmeler, bugün Tayland’da tutulduğu bildirilen kardeşlerimizin durumunun neden uluslararası toplum tarafından yakından takip edilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.

Uluslararası hukuk açık: İnsan hayatı tehlikeye atılamaz

Uluslararası hukukun temel ilkelerinden biri, geri göndermeme ilkesidir. Bu ilke, bir kişinin işkenceye veya başka ağır insan hakları ihlallerine uğrama konusunda gerçek bir riskle karşılaşacağı yere gönderilmesini yasaklar.

Tayland da taraf olduğu İşkenceye Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi kapsamında bu konuda yükümlülükler taşımaktadır. Bir insanın etnik kimliği, inancı veya siyasi nedenlerle zulüm görme ihtimali, göz ardı edilebilecek bir mesele değildir.

Burada talebimiz açıktır: Beş Uygur Türkü kardeşimizin durumları bağımsız biçimde incelenmeli, avukatlarına ve gerekli uluslararası koruma mekanizmalarına erişimleri sağlanmalı, Çin’e zorla gönderilmeleri önlenmelidir.

Kardeşlerimizin güvenliğini sağlayacak, insan haklarına uygun ve kalıcı bir çözüm bulunmalıdır. Güvenli bir üçüncü ülkeye yerleştirilmeleri de bu çerçevede değerlendirilmelidir.

İnsan hakları, yalnızca zor zamanlarda hatırlanan temennilerden ibaret değildir. Devletlerin kararlarını yönlendirmesi gereken hukuki ve insani sorumluluklardır.

Türkiye’nin diplomatik girişimleri büyük önem taşıyor

Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı başta olmak üzere ilgili bütün kurumlarımızın bu konuyu öncelikli gündem maddeleri arasında değerlendirmesi gerektiğine inanıyorum.

Tayland makamlarıyla doğrudan temas kurulması, kardeşlerimizin güncel durumlarının öğrenilmesi, sınır dışı işlemlerinin durdurulması için girişimlerde bulunulması ve uluslararası kuruluşların sürece dâhil edilmesi büyük önem taşımaktadır.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, UNHCR, ilgili özel raportörler ve uluslararası insan hakları kuruluşlarıyla koordinasyon sağlanmalıdır. Sürecin hukuki boyutu, uluslararası kamuoyunun dikkati ve diplomatik temaslar birlikte değerlendirilmelidir.

Bu çağrıyı yalnızca Türkiye’ye değil, insan haklarını savunduğunu ifade eden bütün devletlere yöneltiyorum. Kardeşlerimizin güvenliği için sonuç alıcı adımlar atılmalı; açıklamalar, somut girişimlerle desteklenmelidir.

Sivil toplumun sorumluluğu büyüktür

Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı olarak, bu meselenin yalnızca bir topluluğun değil, insanlık vicdanının meselesi olduğunu ifade etmek istiyorum.

Türkiye’deki Doğu Türkistanlı sivil toplum kuruluşları, hemşehri dernekleri, federasyonlar, hukukçular, akademisyenler, gazeteciler ve insan hakları savunucuları ortak bir duyarlılık etrafında buluşmalıdır.

Siyasi görüşlerimiz, yörelerimiz ve sosyal çevrelerimiz farklı olabilir. Ancak bir insanın hayatının ve özgürlüğünün korunması söz konusu olduğunda ortak bir zeminde buluşabilmeliyiz.

Çepni kültürünün yaşattığı dayanışma, kardeşlik ve mazluma sahip çıkma anlayışının bugün de anlamlı bir karşılığı vardır. Bizim çağrımız herhangi bir topluluğa karşı düşmanlık değil; insan haklarının korunması, hukukun uygulanması ve tehlike altındaki insanların güvenliğinin sağlanması çağrısıdır.

Bu nedenle bütün sivil toplum kuruluşlarını konuyu gündemde tutmaya, yetkili makamlara başvurular yapmaya, uluslararası kurumlara hukuka uygun çağrılar iletmeye ve doğrulanmış bilgileri kamuoyuyla paylaşmaya davet ediyorum.

Beş insan, beş hayat, beş ayrı gelecek

Unutmamalıyız ki sözünü ettiğimiz insanlar yalnızca haber başlıklarında geçen sayılardan ibaret değildir. Her birinin bir ailesi, sevdikleri, umutları ve yaşama hakkı vardır.

Onların ailelerinin yaşadığı endişeyi düşünelim. Bir haber bekleyen, yakınlarının güvende olup olmadığını bilmek isteyen insanların çaresizliğini anlayalım.

Kimse, geleceği hakkında karar verilirken temel haklarından mahrum bırakılmamalıdır. Kimse, uğrayabileceği ağır insan hakları ihlalleri riski yeterince incelenmeden tehlikeli bir yere gönderilmemelidir.

Bugün atılacak adımların yarın telafisi mümkün olmayan sonuçların önüne geçebileceğini göz ardı etmemeliyiz.

Bu nedenle Tayland makamlarına çağrımız nettir: Beş Uygur Türkünün durumunu şeffaf biçimde açıklayın, sınır dışı işlemlerini durdurun, uluslararası koruma mekanizmalarına erişimlerini sağlayın ve güvenli bir çözüm için gerekli adımları atın.

Türkiye Cumhuriyeti makamlarından beklentimiz, diplomatik girişimlerini sürdürmeleri ve kardeşlerimizin güvenliğini sağlayacak sonuç odaklı adımları desteklemeleridir. Uluslararası toplumdan beklentimiz ise bu konuyu gündemden düşürmemesidir.

Sessizlik değil, dayanışma zamanı

Bugün beş Uygur Türkü kardeşimizin durumunu konuşuyoruz. Aslında savunduğumuz, insanın doğuştan sahip olduğu yaşama, özgürlük ve güvenlik hakkıdır.

Bir insanın güvenliği söz konusu olduğunda milliyet, dil, din ve coğrafya ayrımı yapamayız. İnsan hakları herkes içindir ve herkes için korunmalıdır.

Ben, Muhammet Arif Genç, Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı olarak; Tayland’da tutulduğu bildirilen beş Uygur Türkü kardeşimizin güvenli bir ülkeye yerleştirilmesi, zorla geri gönderilme riskinin ortadan kaldırılması ve haklarının korunması için bütün yetkilileri, sivil toplum kuruluşlarını ve uluslararası insan hakları mekanizmalarını acilen harekete geçmeye çağırıyorum.

Beş Uygur Türkü kardeşimizin hayatı ve özgürlüğü belirsizlik içinde bırakılmamalıdır. Hukuk işletilmeli, diplomasi harekete geçirilmeli, insanlık vicdanı sesini yükseltmelidir.

Bugün göstereceğimiz duyarlılık, yarın insanlığın ortak hafızasında yerini alacaktır.

Sessiz kalmayalım. Unutmayalım. Kardeşlerimizi yalnız bırakmayalım.

Muhammet Arif Genç

Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı

Bu haberde bir hata mı var? Düzeltme talebinde bulunun.

Yorumlar

Yorumlar moderatör onayından sonra yayımlanır. Hakaret, reklam ve kişisel veri içeren yorumlar yayımlanmaz.

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Bunlar da ilginizi çekebilir