
EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, gazeteciler Murat Ağırel ve Bahadır Özgür'ün gözaltına alınmasını soru önergesiyle TBMM'ye taşıdı. Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e sürecin fon dolandırıcılığı ilişkilerini örtme ve asıl failleri gizleme çabası olup olmadığını sordu.
(ANKARA) - EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, gazeteciler Murat Ağırel ile Bahadır Özgür'ün gözaltına alınmasını soru önergesiyle TBMM gündemine getirdi. Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek'e, "Yürütülen bu süreç, derinleştirilmesi gereken fon dolandırıcılığı ilişkilerinin üstünü örtme ve asıl failleri gizleme çabası mıdır" diye sordu.
Emek Partisi (EMEP) Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, gazetecile Murat Ağırel ve Bahadır Özgür'ün gözaltına alınmasına ilişkin Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na soru önergesi verdi. Yargı mekanizmasının gazetecileri baskı altına almanın, susturmanın ve gerçeği saptırmanın bir aygıtı haline getirildiğini savunan Karaca, gazetecilerin gözaltına alınmasını bağımsız gazetecilik ve basın özgürlüğüne yönelik saldırıların son halkası olarak nitelendirdi. Gazetecilerin fon dolandırıcılığı iddialarını haberleştirmeleri nedeniyle gözaltına alındığını savunan Karaca, kamu yararını ilgilendiren finansal ilişkiler ve usulsüzlüklerin haberleştirilmesinin suç değil, basın görevi olduğunu belirtti.
"GAZETECİLERİ BASKI ALTINA ALMAK, HALKIN HABER HAKKINA BİR DARBEDİR"
Gözaltı işlemlerinin fon soruşturmasının arkasındaki sorumluları ve sermaye, siyaset ve yargı arasındaki ilişkileri görünmez kılma çabası olup olmadığını soran Karaca, gazetecilerin gözaltı ve tutuklama tehdidiyle baskı altına alınmasının halkın haber alma hakkına zarar verdiğini ifade etti. Karaca, şunları kaydetti:
"Gazetecilerin gözaltına alınması, yürütülen fon soruşturmasının arkasındaki asıl sorumluları, sermaye-siyaset-yargı üçgenindeki kirli ilişkileri karartma ve kamuoyunun dikkatini dağıtma çabasından bağımsız düşünülemez. Gerçekleri haberleştiren gazetecileri gözaltı ve tutuklama tehdidiyle baskı altına almak; işçi ve emekçilerin, halkın haber alma hakkına açık bir darbedir. Öte yandan çağrılmaları durumunda ifadeye gitmekten imtina etmeyecek bu kişiler kolluk operasyonlarıyla gözaltına alınması ve usulsüz işlemlere tabi tutulmaları açık bir sopa göstermedir. Zaten ev hapsinde olan Murat Ağırel'in evinden operasyonla alınması ise zaten ayaklar altına alınan hukukun üzerinde tepinmekten başka bir şey değildir."
Karaca, Bakan Gürlek'e şu soruları yöneltti:
"-Gazeteciler Bahadır Özgür ve Murat Ağırel'in gözaltına alınmasının hukuki gerekçesi nedir? Yürütülen bu süreç, derinleştirilmesi gereken fon dolandırıcılığı ilişkilerinin üstünü örtme ve asıl failleri gizleme çabası mıdır?
-Gazetecilik faaliyetlerini suçlama konusu haline getiren yargı kararları ve talimatlar Bakanlığınız tarafından mı verilmektedir?
-Son dönemde kamuoyunu sarsan büyük finansal usulsüzlükler, fon çarkları ve kara para iddiaları üzerine giden kaç gazeteci hakkında soruşturma açılmış, kaçı gözaltına alınmış veya tutuklanmıştır?
-Yargının, halkın haber alma hakkını savunan gazetecileri susturmak ve sermaye grupları ile iktidar odaklarını korumak için bir 'sopa' olarak kullanıldığı yönündeki eleştirilere ilişkin Bakanlığınızın açıklaması nedir?"




