İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Ağaç A.Ş.’ye yönelik yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırma davasında, eski Satın Alma Müdürü Selim Marangoz’un mahkemedeki ifadeleri gündeme damga vurdu. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Marangoz; kurum yönetimindeki karşılıklı suçlamaları, kamu ihalelerinin parçalara bölünmesini ve teslimatı daha önce yapılmış ürünler için sonradan ihale evrakı hazırlanmasını anlattı.
Kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığına ilişkin bu beyanlar, Ağaç A.Ş.’deki satın alma süreçlerinin bütün yönleriyle incelenmesini gerektiriyor.
“BİRBİRLERİNİ RÜŞVETLE SUÇLADILAR, BENİ İKİ ATEŞ ARASINDA BIRAKTILAR!”
Marangoz, 2024 yılının sonunda emekliliğe hazırlanırken Satın Alma Müdürlüğü görevine getirildiğini, göreve başladığında Genel Müdür Ali Sukas ile eski Satın Alma Müdürü Ümit Polat arasındaki ciddi anlaşmazlığın ortasında kaldığını anlattı.
Marangoz’un mahkemeye aktardığına göre Ali Sukas, eski müdür Ümit Polat’ın kendi adını kullanarak tedarikçilerden para istediğini ve bu nedenle görevden alındığını söyledi. Ümit Polat ise Marangoz’u Ali Sukas konusunda uyararak tedarikçi firmalar üzerinden kendisinden para talep edilmek istenebileceğini belirtti.
Marangoz, iki yöneticinin de birbirini tedarikçilerden zorla para toplamakla suçladığını ifade etti. Kendisinin tecrübesiz olduğunu söylemesine rağmen genel müdürün, kurumda 20 yıllık geçmişi bulunduğunu ve kendisine güvenildiğini belirterek önüne gelen teklifleri imzalamasını istediğini aktardı.
Marangoz’un anlatımı, kurum içindeki yönetim ilişkileri ve satın alma süreçlerinin nasıl yürütüldüğü konusunda ciddi sorular doğuruyor. Tedarikçilerden para istendiğine ilişkin suçlamaların hangi belgelerle desteklendiği ve bu süreçlerde kimlerin sorumluluğu bulunduğu, davanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.
“BİTKİLER ÇOKTAN GELMİŞTİ, SONRADAN İHALE AÇILDI”
Duruşmada savcının sorularını yanıtlayan Marangoz, bazı alımlarda ürünlerin teslim edilmeye başlanmasının ardından ihale evraklarının hazırlandığını anlattı.
Savcının, ihale yapılmadan alım gerçekleştirildiği ve işlemler bittikten sonra ihale hazırlanıp hazırlanmadığı yönündeki sorusuna Marangoz, böyle bir durumdan şüphelendiğini belirterek yanıt verdi.
Marangoz, talep kendisine ulaştığında mevsimin geçtiğini, bitkilerin fidanlığa çoktan getirildiğini ve fidanlıkta ihtiyaçtan fazla ağaç bulunduğunu söyledi. Sonradan, önüne getirilen talebin daha önce gerçekleştirilen alımları yasal zemine oturtmak amacı taşıdığından şüphelendiğini ifade etti.
Marangoz’un beyanlarına göre Yaşam Peyzaj, İntaş Mimarlık ve Kent 1453 isimli firmalarla bağlantılı malzeme alımlarında da ihale evrakları tamamlanmadan önce işlerin verildiği, malzemelerin teslim edilmeye başlanmasının ardından belgelerin hazırlandığı süreçler yaşandı.
Burada yanıtlanması gereken soru açık: Kamu alımlarında ihale süreci ile teslimat tarihleri birbirini tutuyor mu? İhale belgeleri hangi tarihlerde düzenlendi? Ürünler teslim edilmeden önce gerekli onaylar alındı mı?
Kamu kaynakları söz konusu olduğunda bu soruların cevabı verilmek zorundadır.
“3G” YÖNTEMİYLE İHALELER PARÇALARA MI BÖLÜNDÜ?
Mahkemeye yansıyan beyanlarda, toplu olarak gerçekleştirilmesi gereken ağaç alımlarının Kamu İhale Kanunu’nun 3/g istisnası kapsamında eşik değerlerin altında tutulacak şekilde parçalara bölündüğü ve bu yolla yönetim kurulu onayının devre dışı bırakıldığı anlatıldı.
Marangoz’un aktardığı süreçte, alımların Genel Müdür Ali Sukas’ın imzasıyla yürütülmesi ve yönetim kurulu denetiminin aşılması meselesi öne çıktı.
Kamu ihalelerinde mevzuatın amacı, rekabeti korumak ve kamu kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlamaktır. Alımların denetim mekanizmalarını aşacak şekilde bölünüp bölünmediği, dosyalar ve işlem kayıtları üzerinden açıklığa kavuşturulmalıdır.
ŞARTNAMELER BELİRLİ FİRMALARA GÖRE Mİ HAZIRLANDI?
Marangoz’un anlatımına göre, yurt dışından getirilecek yapraklı ağaçların türleri önceden belirli firmalara bildirildi. Bu firmaların ürünleri önceden toplayıp stoklamasının ardından açılan ihalelerde, piyasada aynı ürünleri sağlayabilecek başka şirketlerin bulunmaması nedeniyle ihaleleri kazandıkları belirtildi.
Marangoz ayrıca, üretim tesisi bulunmadığını söylediği SK Peyzaj isimli şirketin, Fidanlıklar Müdürü Kerem Celil Uzunlar’ın ısrarlı talebiyle listeye alındığını anlattı. Şirketin neden bu ayrıcalığa sahip olduğu sorusuna karşılık, başkanlığa yakınlığının konuşulduğunu belirtti.
Bu anlatımların merkezinde tek bir soru bulunuyor: İhale şartnameleri kamu kurumunun gerçek ihtiyacına göre mi, yoksa belirli şirketlerin avantaj sağlayacağı şekilde mi hazırlandı?
Eğer kamu ihalelerinde rekabeti sınırlayan uygulamalar gerçekleştiyse, bunun sorumluları belirlenmeli ve kamu zararına yol açılıp açılmadığı ortaya çıkarılmalıdır.
“ŞAİBELİ EVRAKA İMZA ATMAYINCA OPERASYON GELDİ”
Marangoz, emekliliğini beklediği dönemde maaş avantajı nedeniyle göreve başladığını, süreçte usulsüzlüklerden şüphelendiğini ve 3/g kapsamındaki ağaç alım taleplerini onaylamayacağını söylediğini anlattı.
Marangoz’un beyanına göre bu gelişmelerin ardından Ali Sukas tutuklandı, kendisi de 11 Mayıs’ta cezaevine girdi. Savcılıkta etkin pişmanlık kapsamında ifade verdikten sonra tahliye edildiğini, kuruma döndüğünde ise işten çıkarıldığını belirtti.
Eski Satın Alma Müdürü, adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasını ve beraatine karar verilmesini istedi. Ayrıca 2021 yılına ait 9 bin tonluk Kurnaköy hafriyat nakliyesi ihalesinde vekil sıfatıyla adına sahte imza atıldığını belirterek mahkemeden kriminal inceleme talep etti.
Bu dosyada yalnızca yöneticilerin birbirlerine yönelttiği suçlamalar değil, belgelerin tarihleri, imzaların gerçekliği, ihale usulleri ve teslimat kayıtları da belirleyici olacak.
KAMU KAYNAKLARININ HESABI VERİLMELİ
Ağaç A.Ş. davasında mahkemeye yansıyan ifadeler, kamu ihalelerinin nasıl yürütüldüğüne ilişkin ciddi soruları gündeme taşıyor. Bir kamu iştirakinde alımların hangi yöntemle gerçekleştirildiği, firmalar arasında gerçek rekabet bulunup bulunmadığı ve denetim mekanizmalarının işletilip işletilmediği açıklığa kavuşturulmalı.
Kamu malı kimsenin şahsi mülkü değildir. Milletin vergileriyle yürütülen işlerde şeffaflık ve hesap verebilirlik vazgeçilmezdir. İhale dosyaları, teslimat kayıtları ve mali belgeler incelenmeli; sorumluluğu bulunan kişiler varsa hukuk önünde hesap vermelidir.
Kamu kaynaklarının hesabı sorulmalı, ihale süreçlerindeki her karanlık nokta aydınlatılmalıdır.