
CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, Diyarbakır'daki 'Cumhuriyet ve Demokrasi Gecesi'nde 'Terörsüz Türkiye' sürecinde Kürt meselesi vurgusu ve Kürtlerle ilgili doğrudan bir tartışma olmadığını söyledi. Saraç, buna rağmen CHP olarak çerçeve yasaya evet dediklerini belirtti.
Haber: Serhat YETÜT
(DİYARBAKIR) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, partisinin Diyarbakır İl Başkanlığı'nca düzenlenen "Cumhuriyet ve Demokrasi Gecesi" programında "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin, " Türkiye'nin hızlı bir biçimde bu sorunu aşması gerekiyor. Çözüm sürecinde Kürt meselesi vurgusu, Kürtlerle ilgili doğrudan bir tartışma yok. Ama buna rağmen biz de CHP olarak bunun Türkiye'nin değişiminde, demokratik siyasette, terörün bitmesinde, silahların susmasında önemli bir aşama olacağını düşünerek çerçeve yasaya evet dedik" dedi.
CHP Diyarbakır İl Başkanlığı'nca Cumhuriyet'in kuruluşunun 103'üncü yıl dönümü kutlamaları kapsamında "Cumhuriyet ve Demokrasi Gecesi" etkinliği düzenledi. Etkinliğe, CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, İl Başkanı Sertaç Eke, çeşitli sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı.
Programın açılış konuşmasını yapan CHP Diyarbakır İl Başkanı Sertaç Eke, yalnızca bir bayramı kutlamak için değil ülkenin geleceğine ilişkin düşüncelerini demokrasiye olan bağlılıklarını, inançlarını ve ortak yarınlara dair umutları paylaşmak için bir arada olduklarını söyledi.
Diyarbakır'da böylesi bir buluşmayı gerçekleştirmenin önemine değinen Eke, "Biz bu ülkenin geçmişine sahip çıkarken geleceğini de değiştirmeye talibiz. Cumhuriyet bu topraklarda yaşayan insanların kaderini bir kişinin iradesine bırakmama kararlılığıdır. Cumhuriyet egemenliğin saraylardan alınıp millete verilmesidir. Yurttaşın kul olmaktan çıkıp hak sahibi bir birey haline gelmesidir" dedi.
"BİZİM İTİRAZIMIZ DEVLETİN YURTTAŞ KARŞISINDA HESAP VERMEYEN BİR GÜCE DÖNÜŞMESİDİR"
AK Parti iktidarında Türkiye'de derin bir ekonomik kriz ve ağır bir adalet sorunu, kurumsal aşınma ve toplumsal güvensizliklerin yaşandığını anlatan Eke, "Ekonominin büyüdüğü söyleniyor. Söyleniyor ama vatandaşın sofrası küçülüyor. Gençlerimiz diplomalarını alıyor. Ancak söz konusu diplomalarla ne yazık ki iş bulamıyor. Üreticimiz üretiyor ama emeğinin karşılığını alamıyor. Yargı bağımsızlığı tartışılıyor. Kamu kurumlarına duyulan güven ne yazık ki her geçen gün zayıflıyor. Burada açıkça ifade etmek istiyorum. Bir ülke yalnızca ekonomik göstergelerle değil adalet duygusuyla yönetilir. Adaletin zayıfladığı yerde kalkınma eksik, demokrasinin gerilediği yerde cumhuriyet eksiktir. Bizim itirazımız yalnızca iktidarın politikalarında değildir. Bizim itirazımız devletin yurttaş karşısında hesap vermeyen bir güce dönüşmesidir" diye konuştu.
"KÜRT YURTTAŞLARIMIZIN DİLİNE, KÜLTÜRÜNE, KİMLİĞİNE VE DEMOKRATİK TALEPLERİNE SAYGI GÖSTERMEK BİR LÜTUF DEĞİLDİR"
Konuşmasında Kürt sorununa da değinen Eke, şunları kaydetti:
"Diyarbakır'dan konuşuyorsak ülkemizin en önemli meselelerinden birini görmezden gelemeyiz. Kürt meselesi. Yıllardır bu mesele etrafından çok şey konuşuldu. Çok acılar yaşandı. Çok bedeller ödendi. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu meseleye günlük siyasi hesaplarla seçim matematiğiyle veya başkalarının siyasi pozisyonlarına göre yaklaşamayız. Bizim yaklaşımımızın merkezinde insan, hukuk, demokrasi ve toplumsal barış vardır. Kürt yurttaşlarımızın diline, kültürüne, kimliğine ve demokratik taleplerine saygı göstermek bir lütuf değildir. Demokratik devletin sorumluluğudur. Bu mesele artık siyasetin alanından çıkıp demokratik bir tartışma zeminiyle bu ülkenin dil bilimcilerinin, pedagoglarının ve bu konudaki uzman insanların konuştuğu, tartıştığı ve uzlaşacağı bir alana dönüşmesi gerektiğini düşünüyoruz. Türkçemiz bu ülkenin ortak iletişim dilidir. Farklı ana diller bu ülkenin kültürel zenginliğidir. Bunları birbirinin karşısına koymak yerine birlikte yaşatabilmeliyiz. Bir başka önemli mesele de hukuktur. Demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılmadan toplumsal güven yeniden inşa edilmeden kalıcı bir barıştan söz etmek mümkün değildir."
"BU ÜLKEDE AMEDSPOR'U SELAMLAMAYANLARA İNAT AMEDSPOR'A SELAM OLSUN"
Eke'nin ardından söz alan CHP Genel Başkan Yardımcısı Necdet Saraç, konuşmasına Amedspor'a selam ileterek başladı. "Bu ülkede Amedspor'u selamlamayanlara inat Amedspor'a selam olsun" diyen Saraç, şunları söyledi:
"Bu ülkede barış olur. Bu ülkede silahlar konuşmaz. Bu ülkede demokratik siyaset belirleyici hale gelir. O nedenle bu zengin toprakların isimlerine bile baktığımızda aslında bu bize yetiyor. Bakın Mem u Zin'i yazan Ahmed-i Hani'ye selam vermeden olur mu? Biraz önce biraz önce İstiklal Marşı dinledik. Bu toprakların evladı Ziya Gökalp'a selam vermeden olmaz. Bu toprakların dev ismi 'Hasretinden prangalar eskittim' diyen Ahmed Arif'le selam olsun. Siyasi tercihi ne olursa olsun Sezai Karakoç'a selam olsun. Celal Güzelses'e, Şıvan Perver'e selam olsun. Tabii bir önemli selam da bugün gittik ziyaret ettik Tahir Elçi'ye selam olsun. Doktor Selçuk Mızraklı'ya selam olsun. Bu ülkenin en önemli siyasi aktörlerinden biri olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına rağmen Anayasa Mahkemesi kararına rağmen çerçeve yasada alınan kararlara rağmen halen cezaevinde olan Selahattin Demirtaş'a selam olsun. İki selamım daha var, onlardan biri de şu. Uğur Mumcu'yla Musa Anter'e Metin Göktepe'yle Hrant Dink'e birlikte sahip çıkanlara selam olsun. Son selam da şu, son selam da sizlere aslında 2023 yılında Cumhurbaşkanlığı seçiminde sizlere selamları olan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na yüzde 70 oy veren Diyarbakırlılara selam olsun" ifadelerini kullandı.
"SİZ KÜRDÜN KÜRT OLMASINI İNKAR ETMEYE DEVAM EDERSENİZ OLMAZ"
Türkiye'de kimlik tartışmaların konuşması 100 yıllık bir Cumhuriyet'in bir ayıbı olduğunu anlatan Saraç, şöyle konuştu:
"Halen kimlikleri konuşuyoruz. Halen etnik ve dini kimlikleri konuşuyoruz. Bu işin doğrusu Türkiye'nin ayıbıdır. 100 yıllık Cumhuriyet'in ayıbıdır, bölgenin ayıbıdır. Kimlikler üzerinden demokrasi çıkmaz, kimlikler üzerinden huzur çıkmaz. Herkes kendi kimliğini gururla, rahatlıkla telaffuz edebilmelidir. Bizim bu kimlikleri telaffuz etmemiz kimseyi rahatsız etmez. Kim kendisini nasıl hissediyorsa nasıl ifade ediyorsa öyle ifade etmelidir. Bizi bir araya getiren cumhuriyet yurttaşlığıdır. Ama siz Kürdün Kürt olmasını inkar etmeye devam ederseniz olmaz. Hatırlayın ya çok eski değil. 40 yıl önce Kürt diye kimse yoktu. Kart kurt vardı. Kart kurt zamanla Kürt olmuştu. Böyle bir yerden buraya geldik. Kimliklerin reddiyle Türkiye ilerlemez. Bu nedenle siyasetteki en önemli şeylerden birisi bu noktada tavır alabilme becerisidir. Eğer biz daha cesur olsaydık, daha hızlı tavır alsaydık belki bugün başka bir şeyi konuşuyor olmak durumunda kalırdık."
"CUMHURİYET HALK PARTİSİ OLARAK ZOR BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ"
Türkiye ile birlikte CHP'nin de zor bir dönemden geçtiğini söyleyen Saraç, "Evet, zor dönemlerden geçiyoruz. Evet koşullar gerçekten zor. Öyle bir Türkiye'deyiz ki ilkenin yerini ilkesizlik almış. Duyarlığının yerini duyarsızlık almış. Dayanışmanın yerini çıkar almış. Öyle size bir yerden geçiyoruz ki vallahi eleştiri öz eleştiri yapmadan insanlar parti değiştiriyor. İnsanlar halkın iradesine saygısızlık yapıyor. İnsanlar halkın iradesini çiğniyor. Mevcut iktidarda AKP-MHP bloku da bir biçimde bunu teşvik ediyor. Cezaevleri aslında Türkiye tablosunu gösteriyor. Cezaevlerinde toplam 300 yüz bin kapasitesi var. Şu anda 430 bin kişi var. AKP sorunları üretmişti. 24 yıldır bu ülkeyi yönetiyor. Sorunları çözmesi mümkün değil gerçekten. Evet biz de Cumhuriyet Halk Partisi olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Belki deyim yerindeyse üçüncü kez yeniden kuruluyoruz. Yeniden yapılanıyoruz. Bir deyim yerindeyse küllerimizden yeniden doğuyoruz. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak çok net şöyle bir tavır içindeyiz. Biz muhalefete muhalefet etmeyeceğiz. Biz içe yönelik tartışmalara takılıp kalmayacağız. Türkiye'nin temel sorunlarını bizim Türkiye gündemine taşımamız lazım. İşsizlik, ekonomik kriz, adaletsizlik gibi temel sorunları Türkiye'nin gündemine taşımamız gerekiyor" diye konuştu.
"ÇÖZÜM SÜRECİNDE ASLINDA KÜRTLERLE İLGİLİ DOĞRUDAN BİR TARTIŞMA YOK"
Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" sürecine de değinen Saraç, şunları kaydetti:
"Diyarbakır'dayız. Çok net söylemek lazım. Çözüm sürecini hızlandırmak ve Türkiye'nin hızlı bir biçimde bu sorunu aşması gerekiyor. Çözüm sürecinde Kürt meselesi vurgusu yok. Çözüm sürecinde aslında Kürtlerle ilgili doğrudan bir tartışma yok. Ama buna rağmen biz de Cumhuriyet Halk Partisi olarak bunun Türkiye'nin değişiminde, demokratik siyasette, terörün bitmesinde, silahların susmasında önemli bir aşama olacağını düşünerek biz çerçeve yasaya evet dedik. Doğru bir tavır aldık. Şimdi bu işi büyütme zamanı. Diyarbakır bu noktada önemli ve sembol yerlerden bir tanesi. Çok net, gerekçesi, arka planı ne olursa olsun silahlar susmalı, terör bitmeli, demokratik siyaset hayatın her alanına nüfuz etmeli. Bunun için üzerimize düşen her türlü görevi yapmaya hazırız. Dünden beri savunduğumuz önemli şey şu. Bu ülkenin gerçeğini kabul etmeden Kürt meselesinde gerçeği kabul etmeden bunu şeffaf, demokratik ve meclise taşıyarak konuşmadan bu işi çözemeyiz."
"TÜRKİYE BU SORUNU ÇÖZERSE BAŞKA BİR TÜRKİYE ORTAYA ÇIKAR"
"Ben silahlar sussun istiyorum. Ben demokratik siyaset istiyorum diyen bütün siyasi partilerle, sivil toplum örgütleriyle, sendikalarla, barolar başta olmak üzere odalarla bizim yan yana geliyor olmamız lazım" diyen Saraç, "Türkiye bu sorunu çözerse başka bir Türkiye ortaya çıkar. Bölgede istikrar sağlamanın yolu bu ülkelerin demokratik siyaseti önceleyen bir tavrı öne çıkartmasıdır. Bu nedenle biz çözüm süreciyle ilgili yaşananların atılan adımların çok net yetersiz olduğunu biliyoruz. Bunu da telaffuz ediyoruz. Ama bu adımları gelin el birliğiyle büyütelim diyoruz. Çünkü bu adımları büyütmek Türkiye'nin temel en önemli sorunlarından bir tanesini devre dışı bırakacağız" şeklinde konuştu.





