Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Uleymi, Yemen Şafağı operasyonunun Suudi Arabistan'ın desteğiyle hedefine ilerlediğini söyledi. Uleymi, operasyonun devlet kurumlarını yeniden tesis etmeyi ve vatandaşları korumayı amaçladığını, Taiz'i savunacaklarını belirtti.
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad el-Uleymi, "Yemen Şafağı" operasyonunun Suudi Arabistan'ın desteğiyle nihai hedefine doğru "kararlılıkla" ilerlediğini belirtti.
Yemen devlet televizyonunun haberine göre, Uleymi, İngiliz sömürgeciliğine karşı patlak veren 14 Ekim 1963 Devrimi'nin yıl dönümü münasebetiyle konuşma yaptı.
"Yemen Şafağı" operasyonunun kararlılıkla devam ettiğini vurgulayan Uleymi, "Yemen Şafağı operasyonu, İran rejimi tarafından desteklenen terörist Husi milislerinin darbesini sona erdirme, devlet kurumlarını yeniden tesis etme, silah ile savaş ve barış kararını anayasal kurumların elinde toplama şeklinde tecelli eden nihai hedefine doğru ilerlemektedir." dedi.
Uleymi, bu kararın artık yürürlüğe girdiğini ve fedakarlıklar ne olursa olsun bundan geri dönüşünün bulunmadığını kaydetti.
Operasyonun Suudi Arabistan'ın "samimi" desteğiyle sürdüğünü belirten Uleymi, "Yemen Şafağı operasyonunun başlatılması; sükunet fırsatlarının tükenmesi, Husi milislerin savaşı sürdürme, şehirlere, köylere, komşu ülkelere ve uluslararası deniz yollarına yönelik saldırılarını genişletme hususundaki ısrarının ardından geldi." ifadelerini kullandı.
"Operasyonun özü devlet kurumlarının yeniden tesisi ve vatandaşların korunmasıdır"
Uleymi operasyonun ana amaçlarına ilişkin şunları kaydetti:
"Operasyonun özü; devlet kurumlarının yeniden tesisi, vatandaşların korunması, darbenin sonlandırılması, silah ile savaş ve barış kararının devletin ve anayasal kurumlarının tekeline alınmasıdır. Bu durum hukukun üstünlüğünü güvence altına alırken herhangi bir silahlı grubun halkın iradesine el koymasını, komşu ülkelerin güvenliğini ve uluslararası seyrüsefer hatlarını tehdit etmesini engellemektedir."
Sahadaki geçici durumların devleti, "kardeşlerin ve dostların" desteğiyle Husilerin oluşturduğu tehdidi sona erdirme sorumluluğundan vazgeçirmeyeceğini dile getiren Yemenli lider, ülkenin güneybatısındaki Taiz kentinde yaşanan askeri tırmanışa dikkati çekti.
Uleymi, Taiz ve diğer vilayetlerdeki tehditlerin cephe birliğinin önemini ortaya koyduğunu belirterek, sivillerin korunması ile devlet kurumlarının yeniden kurulmasının bölünmez bir ulusal sorumluluk olduğunu vurguladı.
Cumhuriyet rejimini savunmak uğruna ağır bedeller ödeyen Taiz'in saldırılara rağmen kendini savunduğunu belirten Uleymi, "Kuşatmayı yıllarca cesaretle göğüsleyen Taiz, bu sıkıntıyı da atlatabilecek güçtedir. Halkın direnişine, silahlı kuvvetlerimizin, emniyet güçlerimizin ve halk direnişinin kahramanlarının azmine güveniyoruz. Şehri korumak, yollarını yeniden açmak ve sakinlerinin acılarını hafifletmek için elimizdeki tüm imkanlarla çalışmaya devam edeceğiz." dedi.
Uleymi ayrıca, hükümet, yerel yönetim ve tüm ilgili makamlara acil insani ihtiyaçlara yanıt verilmesi, gıda ve ilaç temin edilmesi, yerinden edilmiş kişilere ve etkilenen ailelere yardım ulaştırılması, ikmal hatlarının güvenceye alınması ve hayati yolların açılması yönünde talimat verdiklerini sözlerine ekledi.
Yemen'deki çatışmalar
Yemen Başkanlık Konseyi Başkanı Reşad Muhammed el-Uleymi, 5 Ekim'de devlet televizyonunda yayımlanan videosunda, Husilerin elindeki toprakların geri alınması ve devlet egemenliğinin ülkenin tamamında hakim kılınması için geniş kapsamlı askeri operasyonlar başlattıklarını ifade etmişti.
Yemen'de, Husilerin Eylül 2014'te başkent Sana'nın ve bazı vilayetlerin kontrolünü ele geçirmesinin ardından iç savaş başladı. Suudi Arabistan öncülüğündeki Arap koalisyonu, Mart 2015'te Yemen hükümetine destek amacıyla ülkeye müdahale etti.
Temmuz ayında başlayan çatışma, Nisan 2022'de başlayan ateşkesin sağladığı görece sakinliğin ardından yaşanan en geniş çaplı çatışmalardan biri oldu.
Eylülde çatışmaların şiddeti artarken Husiler, Hudeyde ve Taiz vilayetlerinde stratejik öneme sahip El-Maha (Moha) kenti dahil bazı önemli bölgelerin kontrolünü ele geçirdi ve Babulmendeb Boğazı'na bakan Meyyun Adası'na kadar ilerledi.



