Tanzanya'nın kurucu lideri Julius Nyerere, ölümünün 27. yılında Afrika'nın bağımsızlık mücadelesine katkıları ve Pan-Afrikanizm vizyonuyla anılıyor. Uzmanlar, Nyerere'nin kıtasal birlik fikirlerinin bugün de önem taşıdığını vurguluyor.
ADAMA BAMBA- Tanzanya'nın kurucu lideri ve ilk Devlet Başkanı Julius Kambarage Nyerere, ölümünün 27. yılında Afrika'nın bağımsızlık mücadelesine katkıları, Pan-Afrikanizm düşüncesi ve kıtasal birlik vizyonuyla anılıyor.
Tanzanya'daki Darüsselam Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Sabatho Nyamsenda ile İstanbul'da yaşayan Tanzanyalı gazeteci Hamisi Iddi Hamisi, 14 Ekim 1999'da hayatını kaybeden Nyerere'nin siyasi mirasını ve fikirlerinin bugünün Afrikasındaki önemini AA muhabirine değerlendirdi.
Bugünkü Tanzanya'nın Butiama köyünde 13 Nisan 1922'de doğan Nyerere, öğretmenlik mesleğinden siyasete geçerek ülkesinin İngiliz sömürge yönetiminden bağımsızlığını kazanmasında öncü rol oynadı.
Tanganika Afrika Ulusal Birliğini (TANU) 1954'te kuran Nyerere, Tanganika'nın 9 Aralık 1961'de bağımsızlığını kazanmasının ardından ülkenin ilk başbakanı oldu.
1962'de devlet başkanlığına seçilen Nyerere, Tanganika ile Zanzibar'ın 1964'te birleşmesiyle kurulan Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti'nin ilk devlet başkanı olarak 1985'e kadar görev yaptı.
Svahilicede "öğretmen" anlamına gelen "Mwalimu" ünvanıyla tanınan Nyerere, 1985'te devlet başkanlığı görevinden kendi isteğiyle ayrıldı.
"Tanganika'nın bağımsızlığı, Afrika'nın geri kalanı özgürleşmeden anlamlı değildi"
Darüsselam Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Sabatho Nyamsenda, Nyerere'nin siyasi mücadelesinin temelinde Pan-Afrikanizm düşüncesinin bulunduğunu belirtti.
Nyamsenda, 1945 sonrasında Pan-Afrikanizm hareketinin iki temel hedefinin Afrika'nın sömürge yönetimlerinden kurtarılması ve kıtanın siyasi birliğinin sağlanması olduğunu anlattı.
Nyerere'nin bağımsızlık mücadelesini yalnızca Tanzanya ile sınırlamadığını vurgulayan Nyamsenda, şunları kaydetti:
"Nyerere, 1961'de Tanganika bağımsızlığını kazandıktan hemen sonra, Afrika'nın bir santimetresi bile sömürge yönetimi altında kaldığı sürece Tanganika'nın bağımsızlığının anlamsız olacağını söyledi."
Dr. Sabatho Nyamsenda, Nyerere'nin bu anlayış doğrultusunda Tanzanya'yı Afrika'daki bağımsızlık hareketlerinin önemli merkezlerinden birine dönüştürdüğünü ifade etti.
Tanzanya'nın özellikle Güney Afrika'daki ırkçı apartheid rejimine karşı mücadele eden Afrika Ulusal Kongresi (ANC), Mozambik Kurtuluş Cephesi (FRELIMO) ve Angola Halk Kurtuluş Hareketi (MPLA) gibi örgütlere ev sahipliği yaptığını aktaran Nyamsenda, bu hareketlerin ülkelerinde yasaklı olduğu dönemlerde Tanzanya'da faaliyetlerini sürdürebildiğini belirtti.
Nyamsenda, "Bu örgütler Tanzanya'da barındırıldı. Bağımsızlık mücadeleleri için ihtiyaç duydukları askeri eğitim ve diğer imkanlar sağlandı." dedi.
"Nyerere'nin temel hedefi birleşik bir Afrika'ydı"
Nyerere'nin 1963'te kurulan Afrika Birliği Örgütünün (OAU) kurucu liderleri arasında yer aldığını hatırlatan Sabatho Nyamsenda, onun asıl hedefinin Afrika ülkelerinin tek bir siyasi yapı altında birleşmesi olduğunu söyledi.
Nyamsenda, Nyerere ile Gana'nın ilk Devlet Başkanı Kwame Nkrumah'ın birleşik Afrika düşüncesini savunduğunu belirterek, kıtadaki ülkelerin tek bir devlet oluşturması hedefinin gerçekleşmemesinin ardından Afrika Birliği Örgütünün kurulduğunu anlattı.
Nyerere'nin siyasi mirasının yalnızca örgütün kuruluşundaki rolüyle sınırlandırılamayacağını vurgulayan Nyamsenda, "Onun asıl rolü, Afrika'nın siyasi birleşmesini savunmasıydı. Afrika'nın tek bir devlet olarak birleşmeden küresel siyasette güçlü bir geleceğe sahip olamayacağına inanıyordu." değerlendirmesinde bulundu.
Sabatho Nyamsenda, bugün Afrika'nın bütünleşmesinin önündeki engellerden birinin, siyasi liderlerin ulusal düzeydeki çıkarları olduğunu savundu.
Afrika'nın birliği konusunda asıl umudun halklarda ve genç kuşaklarda olduğunu dile getiren Nyamsenda, Pan-Afrikanizmin tarihsel olarak halk hareketlerinden doğduğunu hatırlattı.
Nyamsenda, "Bugün Afrika'da değişim isteyen gençleri görüyoruz. Pan-Afrikanizm sokaklarda ve diasporada başladı. Afrika'nın ikinci özgürleşme sürecinde gençlerin bu düşünceyi yeniden sahiplenmesi gerekiyor." ifadelerini kullandı.
"Nyerere, farklı etnik grupları ortak Tanzanya kimliği altında birleştirdi"
İstanbul'da yaşayan Tanzanyalı gazeteci Hamisi Iddi Hamisi de Nyerere'nin ülkesinin bağımsızlığını kazanmasının yanı sıra ulusal birlik ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesinde önemli rol oynadığını söyledi.
Tanzanya'da 120'den fazla etnik grubun yaşadığını belirten Hamisi, Nyerere'nin farklı dil, din ve kültürlere sahip toplulukları ortak bir ulusal kimlik etrafında birleştirmeyi amaçladığını anlattı.
Hamisi, "Nyerere, farklılıklarımızı inkar etmeden hepimizin Tanzanyalı olduğu düşüncesini benimsedi. Bu yaklaşım, ülkede etnik gruplar arasında birlik sağlanmasına ve iç çatışmaların önlenmesine önemli katkı sundu." dedi.
Nyerere'nin "Ujamaa" olarak bilinen Afrika sosyalizmi anlayışına da değinen Hamisi, bu politikanın eşitsizlikleri azaltmayı, eğitimi yaygınlaştırmayı ve dayanışmaya dayalı bir toplum oluşturmayı hedeflediğini ifade etti.
Hamisi Iddi Hamisi, Nyerere'nin toplumsal kalkınmayı eğitim, ekonomik refah ve birlik düşüncesiyle ilişkilendirdiğini belirterek ülkenin gelişmesinde bu üç unsurun belirleyici görüldüğünü kaydetti.
"Nyerere'nin ekonomik bağımsızlık ve dayanışma fikirleri bugün de önem taşıyor"
Hamisi, Nyerere'nin Afrika ülkeleri arasında ekonomik, siyasi ve diplomatik işbirliğinin geliştirilmesini savunduğunu belirterek, bu düşüncenin bugün de geçerliliğini koruduğunu söyledi.
Afrika ülkelerinin bağımsızlıklarını kazanmalarına rağmen kıtasal bütünleşme konusunda çeşitli engellerle karşılaştığını dile getiren Hamisi, şöyle devam etti:
"Bugün bir Afrika ülkesinden başka bir Afrika ülkesine seyahat etmek bile zor olabiliyor. Nyerere'nin istediği, bağımsızlığını kazanan Afrika ülkelerinin ekonomik, siyasi, eğitim ve diplomasi alanlarında daha güçlü ilişkiler kurmasıydı."
Afrika ülkelerinin kıta dışındaki ülkelerle ticari ilişkiler geliştirdiğine dikkati çeken Hamisi Iddi Hamisi, kıta içi ticaretin de güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Hamisi, "Afrika'nın geleceği doğal kaynakların doğru değerlendirilmesine, eğitime yapılan yatırımlara ve ülkeler arasında gerçek işbirliğinin kurulmasına bağlıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Nyerere'nin düşüncelerinin genç Afrikalı nesillere de yol gösterebileceğini ifade eden Hamisi, kıtanın sahip olduğu kaynakların etkin kullanılması ve ülkeler arasındaki dayanışmanın artırılmasının Afrika'nın kalkınması açısından önem taşıdığını sözlerine ekledi.


