
Yeşilçam’ın “Taçsız Kral”ı Ayhan Işık’ın mirasçıları, sanatçının adının marka olarak tescil edilmesine karşı dava açtı. Davada önemli bir gelişme yaşandı. Mahkemenin verdiği tedbir kararı üzerine Türk Patent ve Marka Kurumu, İzmir’deki “Ayhan Işık Oyunculuk Okulu” markasına ihtiyati tedbir uyguladı. Marka, dava sonuçlanana kadar başkasına devredilemeyecek. Mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda da markanın kötü niyetle tescil ettirildiği kanaatine yer verildi.
Türk sinemasının efsane isimlerinden Ayhan Işık’ın eşi Fatma Gülşen Işık ve kızı Ayşe Serap Levent, sanatçının adını taşıyan İzmir’deki oyunculuk okuluna karşı hukuk mücadelesi başlattı. Ailenin, avukatları Efe Murat Bulut aracılığıyla İstanbul’da açtığı davada, okulun tescilli markası üzerine tedbir konuldu.

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, 1 Ekim’de verdiği ara kararla, film yönetmeni Atakan Şatıroğlu adına tescilli “ Ayhan Işık Oyunculuk Okulu” markasının dava sonuçlanana kadar üçüncü kişilere devredilmesini önlemek için ihtiyati tedbir konulmasına hükmetti. Mahkeme, tedbiri davacıların 100 bin lira teminat yatırması şartına bağladı. Türk Patent ve Marka Kurumu da mahkemeye gönderdiği yazıda, markaya ihtiyati tedbir işlemini uyguladığını bildirdi.

Mahkemenin görevlendirdiği bilirkişi heyetinin 18 Ekim tarihli raporunda, 18 Kasım 2019'da başvurusu yapılan ve 9 Nisan 2020'de tescil edilen markanın Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında “kötü niyetli olarak” tescil ettirildiği kanaatine varıldı. Raporda, mahkemenin bu yönde karar vermesi halinde markanın hükümsüz sayılması için gerekli koşulların oluştuğu belirtildi. Heyet, nihai hukuki değerlendirmenin mahkemeye ait olduğunu da vurguladı.

Raporda ayrıca davalıların Ayhan Işık ismini ticari faaliyetlerinde izinsiz ve ticari kazanç sağlamak amacıyla kullandığı, bunun da Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na aykırılık oluşturduğu değerlendirildi. Heyet, davalıların sanatçının şöhretinden haksız şekilde yararlanmasının Türk Ticaret Kanunu’na göre haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine vardı.

Ayhan Işık’ın mirasçıları, 24 Eylül’de açtıkları davada Atakan Şatıroğlu, ortağı Ali Berkay Berkman, İnci Saral Şatıroğlu ve Atakan Şatıroğlu Kuyu Yapım’ı hasım gösterdi. Davacılar, sanatçının adının kendilerinden izin alınmadan oyunculuk eğitimi alanında marka olarak tescil ettirildiğini, okulun internet sitesi, sosyal medya hesapları ve tabelalarında kullanıldığını ileri sürdü. Dava dilekçesinde, bu kullanımın okulun sanatçıyla ya da ailesiyle bağlantılı olduğu yönünde yanıltıcı bir izlenim yarattığı iddia edildi.

Aile, markanın tescil tarihinden itibaren geçmişe etkili olarak hükümsüz sayılmasını ve sicilden silinmesini talep etti. Fatma Gülşen Işık ve Ayşe Serap Levent için ayrı ayrı 500'er bin lira olmak üzere toplam 1 milyon lira manevi tazminat istendi. Maddi tazminat için ise şimdilik 1000'er liralık 2 kalem talepte bulunuldu.

Davacılar, okulun internet sitesine erişim engeli getirilmesini ve Ayhan Işık isminin, fotoğrafının ve şöhretinin kullanılmasının tedbiren yasaklanmasını da talep etti. Mahkeme 1 Ekim’deki ara kararında yalnızca markanın devrini önleyen tedbire hükmetti. Erişim engeli ve markanın aileye karşı ileri sürülmesinin önlenmesine yönelik talepler, mahkemenin bilirkişiden rapor istediği konular arasında yer aldı. Aile, dava öncesinde başka bir mahkemeden de tedbir talep etmiş, bu talep reddedilmişti. Aile, bu karara karşı istinaf yoluna başvurdu.

Aile, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına da suç duyurusunda bulundu ve soruşturma sürüyor. Soruşturma kapsamında 9 Temmuz’da ifade veren Atakan Şatıroğlu ve Ali Berkay Berkman, suçlamaları kabul etmedi. 2013'ten bu yana ortaklaşa Ayhan Işık Oyunculuk Okulu’nu işlettiklerini belirten Şatıroğlu ve Berkman, markanın 2019'da usulüne uygun şekilde tescil ettirildiğini, tescil sürecinde hiçbir itiraz yapılmadığını savundu.

Sosyal medya hesaplarında Ayhan Işık’ın fotoğraflarını paylaştıklarını kabul eden Şatıroğlu, “Bunun sebebi bütün vefat eden oyuncuları vefat ettikleri tarihlerde sevenlerine hatırlatmak amacıyla paylaşım yapıyoruz. Bu bir tek Ayhan Işık için geçerli değildir. Halka mal olmuş Kemal Sunal, Zeki Alasya vb. sanatçılarımızın ölüm tarihlerinde bu şekilde yad ediyoruz” dedi. Şatıroğlu, şikayetin “kötü niyetli ve maddi çıkar elde edilmeye çalışılmak amacıyla” yapıldığını öne sürdü.






