SAMİ SEFER COŞKUN’A YAŞARKEN SAHİP ÇIKALIM!
220 YILLIK BEŞİKTAŞLI BİR AİLENİN DEĞERİ, TÜRK KÜLTÜRÜNÜN ÇINARI VE BİR VEFA HİKÂYESİ
Muhammet Arif Genç
SAMİ SEFER COŞKUN’A YAŞARKEN SAHİP ÇIKALIM! 220 YILLIK BEŞİKTAŞLI BİR AİLENİN DEĞERİ, TÜRK KÜLTÜRÜNÜN ÇINARI VE BİR VEFA HİKÂYESİ Muhammet Arif Genç Çepni Dernekleri Federasyonu Genel…

SAMİ SEFER COŞKUN’A YAŞARKEN SAHİP ÇIKALIM!
220 YILLIK BEŞİKTAŞLI BİR AİLENİN DEĞERİ, TÜRK KÜLTÜRÜNÜN ÇINARI VE BİR VEFA HİKÂYESİ
Muhammet Arif Genç
Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı
Bazı insanlar vardır; yalnızca yaptıkları eserlerle değil, hayatları boyunca gösterdikleri vefayla, dostluklarıyla ve zor zamanlarda insanların yanında duruşlarıyla iz bırakırlar. Onların kıymetini bilmek için aramızdan ayrılmalarını beklememeliyiz. Çünkü gerçek vefa, bir insanın ardından güzel sözler söylemek değil, o insan hayattayken elini tutmak ve emeğine sahip çıkmaktır.
Bugün sizlere benim için çok özel bir yere sahip olan, Türk kültürüne ve tarihine ömrünü adamış, değerli sanatçı ağabeyim Sami Sefer Coşkun’dan söz etmek istiyorum.
Kendisi Kültür ve Turizm Bakanlığı sanatçısı, şair, yazar, cam sanatçısı, Türk tarihi üzerine çalışmalar yapan bir kültür insanı ve Türkçü bir sanatçıdır. Ancak benim gözümde bütün bu unvanlardan daha kıymetli bir özelliği vardır: O, iyi günde olduğu kadar zor günde de insanın yanında duran, dostluğunu sözde bırakmayan, vefayı hayatının bir parçası hâline getirmiş bir ağabeyimizdir.
Sami Sefer Coşkun benim için yalnızca sanatına saygı duyduğum bir isim değildir. O, merhum babam, şehidimiz Yusuf Bahri Genç’in yakın dostudur. Babamın ardından bizlere, onun yetimlerine sahip çıkan; hayat yolculuğumuzda desteğini esirgemeyen, bizi hiçbir zaman yalnız hissettirmeyen insanlardan biridir.
Ben Muhammet Arif Genç, Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı olarak kültürümüzü, tarihimizi ve millî hafızamızı yaşatmaya çalışırken Sami Sefer Coşkun ağabeyimin yanımda olduğunu bilmenin huzurunu ve gururunu taşıyorum.
Kendisi bana her zaman, bir insanın nerede durduğundan önce ne söylediğinin, hangi değerleri savunduğunun ve nasıl bir karakter ortaya koyduğunun önemli olduğunu hissettirmiştir.
Çünkü gerçek dostluk, insanın kimliğine, makamına veya imkânlarına göre değil; gönlüne, sözüne ve duruşuna göre kurulur.
Benim için Sami Sefer Coşkun ağabeyimin yeri tam da burasıdır.
Bir babanın dostunun, geride bıraktığı evlatlarına da dostluk göstermesi, kolay unutulabilecek bir iyilik değildir. Bu, ömür boyu taşınacak bir vefa borcudur.
Biz onu çok seviyoruz. Sanatına, fikirlerine, Türk kültürüne verdiği emeğe ve bizlere gösterdiği yakınlığa büyük değer veriyoruz. Bu nedenle yalnızca kendisine duyduğumuz sevgiyi ifade etmekle yetinmek istemiyoruz. Onun sanatının, eserlerinin ve kültürel mirasa katkılarının daha geniş kitleler tarafından tanınmasını da istiyoruz.
ATATÜRK’ÜN MİLLÎ KÜLTÜR ANLAYIŞIYLA GELECEĞE BAKMAK
Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk, kültürün bir milletin hayatındaki önemini şu sözleriyle ifade etmiştir:
“Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli kültürdür.”
Bu söz, geçmişimizi bilmenin, sanatımızı yaşatmanın ve kültürümüzü gelecek kuşaklara aktarmanın ne kadar önemli olduğunu anlatır.
Atatürk'ün kültür ve sanat anlayışı, bize sanatçıya değer vermenin yalnızca kişisel bir nezaket olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk taşıdığını hatırlatır.
Bir milletin tarihini yalnızca savaşlar ve zaferler oluşturmaz. O milletin ozanları, yazarları, sanatçıları, ustaları ve düşünürleri de tarihinin ayrılmaz bir parçasıdır. Onlar, bir milletin ruhunu eserlerine işler ve geçmişten geleceğe köprü kurarlar.
Türk el sanatlarına, cam sanatına, edebiyata ve tarihimize emek veren Sami Sefer Coşkun gibi sanatçılarımızın çalışmaları da bu açıdan değerlendirilmelidir.
Bizim görevimiz, bu değerleri yalnızca geçmişin hatıraları olarak görmek değil, yaşayan kültürümüzün bir parçası olarak korumaktır.
BEŞİKTAŞ BELEDİYE BAŞKAN VEKİLİMİZE VE YETKİLİLERE ÇAĞRIMIZDIR
Buradan Beşiktaş Belediye Başkan Vekilimize, Beşiktaş Belediyemizin yetkililerine ve kültür-sanat alanında sorumluluk üstlenen herkese samimi bir çağrıda bulunuyorum.
220 yıllık Beşiktaşlı bir aileye mensup olan sanatçı ağabeyimiz Sami Sefer Coşkun’un, Beşiktaş’ta sanatçılarımızı ve kültürel değerlerimizi temsil eden bir büstle onurlandırılmasını istiyoruz.
Arzumuz, Sami Sefer Coşkun ağabeyimizin büstünü, uygun görülmesi ve gerekli değerlendirmelerin yapılması hâlinde, Sanatçılar Parkı’nda daha hayattayken görebilmektir.
Bu talebimiz yalnızca bir sanatçının adının yaşatılması meselesi değildir. Bu, aynı zamanda Beşiktaş'ın kültürüne, sanatına ve tarihine emek veren insanlara gösterilen vefanın bir ifadesidir.
Bir sanatçının eserleri kadar, yaşadığı kentle kurduğu bağ da önemlidir. Beşiktaş'ın kültürel hafızasına katkı sunmuş, sanat hayatıyla iz bırakmış insanların emeklerinin yaşarken takdir edilmesi, gelecek kuşaklara da anlamlı bir mesaj verecektir.
Elbette böyle bir kararın belediyemizin ilgili birimlerince, sanat ve kültür alanındaki ölçütler çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Bizim isteğimiz, Sami Sefer Coşkun’un sanat hayatının ve kültürel katkılarının değerlendirilmesi; uygun bulunması hâlinde kendisinin bu şekilde onurlandırılmasıdır.
Biz, onun adını bir anma töreninde değil, hayattayken duyduğu mutluluğun içinde görmek istiyoruz.
Bir gün aramızdan ayrıldığında ardından güzel sözler söylemek elbette anlamlı olacaktır. Fakat bugün, kendisine bu mutluluğu yaşatabilmek çok daha kıymetlidir. Kendi büstünü, kendi eserlerine duyulan saygıyı ve yıllarca verdiği emeğin karşılığını hayattayken görebilmesi, onun için de sevenleri için de unutulmaz bir hatıra olacaktır.
SAMİ SEFER COŞKUN AĞABEYİMİZE VEFA BORCUMUZ VAR
Benim bu çağrıyı yapmamın bir başka nedeni de kişisel vefa duygumdur.
Merhum babam Yusuf Bahri Genç'in dostu olan, bizlere sahip çıkan, beni hiçbir zaman yalnız bırakmayan bir ağabeyimden söz ediyorum. Onun sanatçı kimliğinin yanında, insanlığına ve dostluğuna da şahitlik etmiş biriyim.
Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı olarak Türk tarihini, kültürünü ve kimliğini yaşatmanın sorumluluğunu taşıyorum. Bu sorumluluk bana, kendi değerlerimize sahip çıkmanın ne kadar önemli olduğunu her gün yeniden hatırlatıyor.
Bizler, geçmişimize sahip çıkarken o geçmişi bugün yaşatan insanları da unutmamalıyız. Türk kültürüne emek veren sanatçılarımızın eserlerini tanıtmalı, kitaplarını okumalı, sergilerini ziyaret etmeli ve tecrübelerini gençlerimize aktarmalıyız.
Sami Sefer Coşkun ağabeyim de bu vefayı hak eden isimlerden biridir.
Kendisini yalnızca bir sanatçı olarak değil, babamın dostu, bizlerin ağabeyi ve kültür dünyamızın emektarlarından biri olarak görüyorum.
Sevgili Sami ağabeyim; senin nerede olduğundan çok, ne söylediğine ve hangi değerleri yaşattığına önem veren bir anlayışla, senin yanında olmaya devam edeceğiz.
Varsın bazı insanlar emeğini yeterince görmesin. Biz görüyoruz. Varsın eserlerin hak ettiği ölçüde konuşulmasın. Biz onların tanınmasını istiyoruz. Varsın kıymetin herkes tarafından aynı ölçüde anlaşılmasın. Biz senin değerini biliyoruz.
Çünkü sen yalnızca Türk kültürüne emek vermiş bir sanatçı değil, zor zamanlarımızda yanımızda durmuş, babamızdan kalan hatıralara sahip çıkmış bir dostsun.
Bu nedenle çağrımızı bir kez daha yineliyoruz:
Beşiktaş Belediye Başkan Vekilimize ve belediyemizin yetkililerine sesleniyoruz: Sami Sefer Coşkun ağabeyimizin sanat hayatını ve Türk kültürüne katkılarını değerlendirin. Uygun görülmesi hâlinde, onun büstünü Sanatçılar Parkı’nda hayattayken görmesini sağlayın.
Gelin, vefayı sözde bırakmayalım. Gelin, kültürümüze emek veren insanlarımızı yaşarken onurlandıralım.
Çünkü bir sanatçının en büyük mutluluklarından biri, ömrünü verdiği eserlerin ve kültürün insanlar tarafından sahiplenildiğini görebilmektir.
İyi ki varsın Sami Sefer Coşkun ağabeyim. İyi ki babamın dostu, bizlerin ağabeyi olmuşsun. Seni çok seviyoruz.
Bizim için senin yerin her zaman ayrıdır. Sana olan sevgimiz, saygımız ve vefa borcumuz hiçbir zaman eksilmeyecektir.
YAŞARKEN SAHİP ÇIKALIM, YAŞARKEN DEĞER VERELİM, YAŞARKEN ONURLANDIRALIM!
Muhammet Arif Genç
Çepni Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı
Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.