İçeriğe geç

İmamoğlu davasında tanık, ihalelerin kazananının önceden belli olduğunu öne sürdü

İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasının 104. duruşmasında 46'sı tutuklu 436 sanığın yargılandığı davada tanıklar dinlendi. Tanık Selman Narman, ihalelerin kazananı ve bedelinin…

4 dk okuma0 okunma
Paylaş
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
04.11.2026 - 23:25
Güncelleme: 04.11.2026 - 23:27

İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasının 104. duruşmasında 46'sı tutuklu 436 sanığın yargılandığı davada tanıklar dinlendi. Tanık Selman Narman, ihalelerin kazananı ve bedelinin önceden belli olduğunu, belirleyenlerin Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun olduğunu öne sürdü.

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 46'sı tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 104. duruşmasında bazı tanıklar dinlendi.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada dinlenen tanık Furkan Yalçınkaya, organizasyon şirketi sahibi tutuksuz sanık Ahmet Çiçek'le 3-4 sene önce tanıştığını söyledi.

Çiçek'in kendisinin üstüne şirket kurmak istediğini öne süren Yalçınkaya, "Her şeyin yasal olacağını söyledi. Kendisini soruşturduğumda da yaklaşık 10-15 senedir iş adamı olduğu söylendi reklam sektörüyle ilgili. Ben de bir sakınca görmeden kabul ettim. Kendisi tutuklandıktan sonra bazı sıkıntılar olduğunu öğrendik. Devamında savcıya ifademizi verdik. Yapılan işlemleri, nerelere gittiğimizi, hangi firmaya gittiğimizi söyledik." dedi.

Yalçınkaya, savcılık ifadesinde sanık Murat Kapki'yle ilgili söylediklerinin sorulması üzerine "Kendisini bir defa ofisinde gördüm, orada da şirketlerle alakalı birtakım sözleşmeler imzalandı. Kendisini daha sonra görmedim. Daha çok adamlarıyla Güngör Bey'di sanırım, bir de Şeyhmus Bey. Bankalar üzerinden firmama çek verip o çekleri ben tahsil ettikten sonra tekrar kendilerine teslim ettim." diye konuştu.

"Ne amaçla veriliyordu bu çekler?" sorusuna Yalçınkaya, "Bize Ahmet Çiçek yönlendiriyordu, 'Şuraya git, şunu yap.' gibisinden. Biz de yapıyorduk. Ticari ilişkiler olduğunu söylemişti bize kendisi. Biz de bunun neticesinde yaptık." yanıtını verdi.

"Bunlar kazananı ve ihale bedeli önceden belli olan ihalelerdir"

Geçmişte Kültür AŞ'de avukat olarak görev yapan tanık Selman Narman ise Kültür AŞ tarafından yapılan açık hava reklam alanları ihaleleri, konsept tasarım işleri ve organizasyon kapsamındaki bazı ihaleler sürecinde yaşanan hususlara dair beyanları bulunduğunu, bunların içinde en önemli olanın açık hava reklam alanları ihaleleriyle ilgili bölüm olduğunu söyledi.

Bu ihalelerin Kültür AŞ tarafından İstanbul Büyükşehir Belediyesinden (İBB) ve Medya AŞ'den alındığını, sonrasında bölümlere ayrılarak alt firmalara verildiğini kaydeden Narman, şunları anlattı:

"Ancak bunlar kazananı ve ihale bedeli önceden belli olan ihalelerdir. Yani formalite olarak yapılan ihalelerdir. Bunların üç tanesi hatırladığım kadarıyla İBB'den alınmıştır. İki tanesi Medya AŞ'den alınmıştır. Bu üçlünün ise iki tanesi 2020 yılında, bir tanesi de 2021 yılında alınmıştır. Tepe noktada belirleyenler Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun'dur. Bunu da kendi beyanımla değil, amirlerimin talimat aktarımlarıyla biliyorum."

Narman, ihaleler belediyeden alındıktan yaklaşık 2-3 hafta sonra o dönemin genel müdürü olan sanık Serdal Taşkın'ın kendilerini toplantıya çağırdığını, toplantıda genel müdür yardımcısı olan sanık Doğan Hamit Doğruer'in de olduğunu ifade ederek "Kültür AŞ'de büyük toplantı salonu vardır. Toplantı oradaydı. Önce telefonlarımızı aldı ve çekmeceye bıraktı, sonra gelip yerine oturdu ve cümleye şöyle başladı. 'Evet arkadaşlar, Saraçhane'ye gidiyoruz, nihayet karar verildi, alt ihalelere başlıyoruz.' dedi. Bu cümleden sonra da ihalelerde hangi bölümün hangi firmaya verileceği ve bedelinin ne olacağına dair bilgileri paylaştı. Sonrasında da alt dosyaların hazırlanması talimatını verdi. İhaleleri bu şekilde hazırlamış olduk." ifadelerini kullandı.

"Murat Ongun başkandan sonraki ikinci adamdır"

Müfettişlere verilen ifadelerin tamamının tek tip olarak imzalatıldığını kaydeden Narman, "'İmzalamayan sonucuna katlanır.' talimatı vardı. Bu süreci yürüten Kültür AŞ'de Doğan Hamit Doğruer'di genel müdür yardımcısı olması hasebiyle ama bu talimatın da kendisine iştirakler koordinasyon biriminden geldiğini çok net biliyorum. Yani Doğan Hamit Doğruer gelen talimatı uygulamıştır." diye konuştu.

Narman, ifadelerinde aslında bir talimat hiyerarşisinden bahsettiğini belirterek "Tam olarak bu olay yani. Serdal Taşkın, Murat Abbas, Kağan Sürmegöz ve Doğan Hamit Doğruer yani ismi geçen şahsılar aslında yukarıdan aldıkları talimatları uygulamışlardır. Kendilerinden bir şeyi karar vermiş ya da bir süreci yürütmüş değiller. Bunu da söylemek isterim." dedi.

Kendisinin atmış olduğu bir e-postanın sorulması üzerine Narman, "Bu e-posta incelendiğinde aslında bugünlere delil oluşturan bir e-posta olduğu da çok net görülecektir. Yani yapılan o usulsüz işler ve bunlara bulaştırılmış olmaktan dolayı duyduğum rahatsızlığı dile getirdiğim bir e-postadır. Bir terfi değil, görev yeri değişikliği istedim. Çünkü bu işlere bulaştırılmaktan kurtulmak için Müze Müdürlüğüne geçmeyi talep ettim." ifadelerini kullandı.

Murat Ongun'la ilgili soruya Narman, "Murat Ongun hakkında bütün belediye camiasında olan bilgi şudur, Murat Ongun başkandan sonraki ikinci adamdır. Bu kadar basit olay aslında." cevabını verdi.

Narman, hiyerarşik yapıyla ilgili, "Bir talimat hiyerarşisinden bahsettim. Bu hiyerarşi içerisinde Ekrem İmamoğlu'nun ya da Murat Ongun'un direkt Serdal Taşkın'a, Kağan Sürmegöz'e ya da Doğan Hamit Doğruer'e talimat verdiğini teknik olarak zaten görmek mümkün değil. Hiyerarşide zaten öyle bir şey yok. Ben yokum orada. Bunu sadece talimatı alanların aktarımıyla bildiğimi zaten açık açık söyledim." dedi.

Duruşma, yarına ertelendi.

Bu haberde bir hata mı var? Düzeltme talebinde bulunun.

Yorumlar

Yorumlar moderatör onayından sonra yayımlanır. Hakaret, reklam ve kişisel veri içeren yorumlar yayımlanmaz.

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Bunlar da ilginizi çekebilir