Declassified UK araştırmasında, çifte vatandaş bir askerin Gazze'de Filistinlilere yönelik savaş suçlarına karıştığı somut delillerle ortaya kondu. Han Yunus'ta yıkılmış okul önünde poz veren asker için BM uzmanları derhal cezai soruşturma açılması çağrısı yaptı.
İngiltere merkezli araştırmacı gazetecilik platformu "Declassified UK" tarafından yürütülen çalışmada, İngiltere ve İsrail vatandaşlığına sahip bir askerin Gazze Şeridi'nde Filistin halkına yönelik savaş suçlarına karıştığını somut delillerle ortaya kondu.
Çalışmada, İngiltere ve İsrail vatandaşlığı bulunan Jonathan Burman'ın, Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'un doğusunda yer alan Beni Süheyla bölgesinde yakılmış El-Farabi Okulu önünde gülümseyerek poz verdiği ve bu görüntüyü sosyal medyada paylaştığı belirlendi.
Araştırma; eski İsrail askerlerinin itirafları, "Airwars" örgütünün uydu analizleri ve coğrafi doğrulamalarıyla Burman'ın yıkım operasyonlarına katıldığını kanıtlarken, İsrail ordusunun olaya ilişkin sunduğu savunmanın da asılsız olduğunu ortaya çıkardı.
Gazze'deki eğitim altyapısının yüzde 97'sinin tahrip edildiği bir tabloda öne çıkan bu çalışma, Burman hakkında derhal cezai soruşturma açılması gerektiğini belirten Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları ve hukukçuların değerlendirmeleriyle Londra yönetimini hukuki ve vicdani sorumlulukla baş başa bıraktı.
Gülümseyen pozdan kural tanımayan yıkıma: Kanıtlar ve itiraflar
Soruşturma, Burman'ın Instagram hesabında yanan okul önünde paylaştığı sarsıcı fotoğrafla başlarken, araştırmadaki diğer görüntülerde Burman'ın enkaz arasında Manchester United atkısıyla gezindiği ve üniformalı arkadaşlarıyla gülerek atıştırmalıklar yediği görüldü.
Soruşturmayı yürüten gazetecilerden Hamza Yusuf, "Bu fotoğraf, Gazze'nin yıkımına son derece net bir şekilde karışmış bir İngiliz vatandaşını gözler önüne seriyor." değerlendirmesinde bulundu.
Burman'ın Manchester'da eğitim gördükten sonra İsrail'e yerleştiği, ordunun "Mızrak Ucu" olarak bilinen elit paraşütçü 55. Tugayı ile yıkım eylemleriyle bilinen 66. Tabur "B" Bölüğü bünyesinde görev yaptığı "Henry Jackson Society" adlı kuruluşça doğrulandı.
Burman'ın görev yaptığı 66. Tabur'un eski sıhhiye askeri Yuval Green ise soruşturmada sarsıcı tanıklıkta bulunarak, bölgeyi "kuralsız bir savaş alanı ve mutlak bir kıyamet" şeklinde tanımlad.
Green, askerlerin cezasızlık güvencesiyle evleri ve okulları keyfi şekilde yağmalayıp yaktığını belirterek, "Bu bir binayı ilk kez yakışlarıydı. Onlar için çılgınca bir deneyimdi ve sonuçlarını hiç düşünmüyorlar; çünkü orası kuralın olmadığı bir yer." ifadelerini kullandı.
Bu duruma tepki göstererek eylemlere katılmayı reddettiğini kaydeden Green, komutanına rest çekerek birlikten ayrıldığını söyledi.
Çöken savunma, eğitim yıkımı ve Londra üzerindeki yargı baskısı
İsrail ordusu, soruşturmayı yürüten gazetecilere gönderdiği açıklamada okul bünyesinde bir "terör hücresinin" etkisiz hale getirildiğini öne sürüp kanıt olarak bir video paylaştı.
Ancak araştırmacıların yaptığı incelemelerde, videonun olay yerinden yaklaşık 2 kilometre uzaktaki tamamen farklı bir okulda çekildiği tespit edilerek ordunun gerekçesi çürütüldü. Bu yıkım, Gazze'deki eğitim sektörünün maruz kaldığı felaketin bir parçası olarak kayıtlara geçti.
Soruşturma verilerini inceleyen BM Soruşturma Komisyonu Üyesi ve insan hakları avukatı Chris Sidoti, kullanılan metodolojinin BM standartlarıyla birebir aynı olduğunu belirterek, "Bu askerlerin işledikleriyle övünmesi gerçekten akıl alır gibi değil." dedi ve mevcut kanıtların yargılama için fazlasıyla yeterli olduğunu vurguladı.
Çalışma, İsrail makamlarının soruşturmadığı Burman ve benzeri çifte vatandaş askerler konusunda Londra Emniyet Müdürlüğü Savaş Suçları Birimini göreve çağırarak son buldu.
Nisan 2025'te İngiltereli hukukçular, Gazze'de savaş suçuna karıştığından şüphelenilen 10 İngiliz vatandaşına ilişkin dosyayı Londra Emniyet Müdürlüğüne (Metropolitan Police) sunmuştu.
Filistin'in UNESCO Temsilcisi Adil Naim Davud Atiyye, Gazze'deki okulların yüzde 97'sinin yıkıldığını, 800 bin öğrencinin mahrum kaldığını ve eğitim kurumlarının yeniden inşasının 5 milyar dolara mal olacağını ifade etmişti.



