Haber Videosunu İzle 
CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, Burdur'da fon krizini 'vurgun ve soygun' olarak niteledi. Öztrak, borsada 130 milyar doların kaybedildiğini, doğrudan etkinin en az 20-30 milyar dolar olduğunu ve toplam kaybın yaklaşık 150 milyar doları bulduğunu söyledi.
Haber: Muhammet Fatih BAŞCI
(BURDUR) - CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, "O zaman 'Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nu ve Sermaye Piyasası Kurumu'nu kurduk. Bir daha Türkiye'de bu olaylar yaşanmayacak. Artık gemileri yaktık, geriye dönüş yok' dedim. Adamlar bankacılık kriziyle geldiler, fon kriziyle gidiyorlar" dedi.
Faik Öztrak, Burdur'da CHP İl Başkanlığı'nı ziyaretinde, Türkiye ekonomisindeki gelişmeleri değerlendirdi. Emeklilerin, çalışanların ve gençlerin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkati çeken Öztrak, mevcut sorunların yolsuzluk, yandaş kayırma ve çıkar gruplarının etkili olduğu yönetim anlayışından kaynaklandığını söyledi.
CHP'nin çözümünün "topyekün arınma" olduğunu belirten Öztrak, bunun yalnızca bir siyasi söylem değil, gelir ve refahın toplumun tüm kesimlerine adil dağıtıldığı yeni bir düzenin kurulması anlamına geldiğini ifade etti. Öztrak, işsizliğin ve yoksulluğun sona erdiği, hiçbir kesimin dışarıda bırakılmadığı bir Türkiye hedeflediklerini söyledi. Öztrak, şu ifadeleri kullandı:
"BU BİR FON VURGUNU, FON SOYGUNUDUR"
"Fon krizi, 2018'de fiilen hayata geçen tek kişilik rejimin kaçınılmaz bir sonucudur. Tek kişinin iki dudağı arasından çıkan sözlerle yönetilen bir ülkede, ister istemez bürokrasi de giderek bağımsızlığını kaybeder. Yandaşlar türer ve sonunda da bugün gördüğümüz siyasetçi, vurguncu yandaş, bürokrat, şeytan üçgeni ortaya çıkar. Fon krizi tam bir rezalettir. Bu bir fon vurgunu, fon soygunudur. Yani bu kriz miriz değil. Arkadaşlar, sadece borsada 130 milyar dolar bu soygunun, bu soygunun yan etkileri nedeniyle kaybedilmiş. Doğrudan etkisi en az 20-30 milyar dolar. Bütün bunları topladığınız zaman yaklaşık 150 milyar dolar ediyor. Sonra dönüyorsunuz, 'Emekliye para yok, bütçede asgari ücretliye para yok, çiftçinin desteğine para yok' diyorsunuz. Ama orada sizin yandaşlarınızın, size bağlı çıkar gruplarının çevirdikleri dolaplar nedeniyle bu ülkenin tüyü bitmemiş yetiminin yüzlerce milyar doları buhar olup uçup gidiyor. Ondan sonra da kızıyorlar, 'Niye bize böyle diyorsunuz?' diye. Kızacak bir şey yok. Sizin yanlışlarınız nedeniyle bu ülke bu noktaya geldi. Yaptıklarınız nedeniyle bu ülke bu noktaya geldi.
"FON VURGUNUN SORUMLULARI YÖNETİMİN İÇİNDE"
Türkiye'nin hızla yeniden güçlü bir parlamenter demokrasiye dönmesi gerekir. Çünkü tek kişinin aklıyla, istişarenin olmadığı bir ortamda ülke yönetilemez. İşte biz buradayız. Sizler hep ilimizin yöneticilerisiniz. Sizler hiçbir şey demeseniz, tek başına başkan, 'Ben burayı, Burdur'u yönetirim. Burdur'da Cumhuriyet Halk Partisi'ni bütün milletin dertlerine derman olacak hale getirebilirim' dese, 'Ya bir dakika dur. Biz bunu hep birlikte yapacağız' dersiniz. Efendim, 'hızlı karar alacaklarmış'. Ne oldu? İşte görüyoruz nasıl hızlı karar aldıklarını. Tek kişiyle bu iş olmaz. Hesap vermeden bu iş olmaz. Bakın arkadaşlar, bütün bu fon vurgununun sorumluları yönetimin içinde, yönetenlerin içinde. Ama siz bu fon vurgununu yine yönetime denetletmeye çalışıyorsunuz. Dönüp baktığınız zaman, sorumluların bir kısmının denetleyen kuruluşların yönetim kurullarında, bir kısmının ise denetleyen kuruluşların yönetiminde olduğunu görüyorsunuz.
Takasbank'ın yönetimindekilerden birini alıp tutukluyorsunuz. Takasbank'ın yönetimindeki öbürünü ise SPK Başkanı yapıyorsunuz. Aynı dönemde ikisi de Takasbank'ın yönetiminde. Takasbank nerede? Takasbank, bütün bu olan bitenlerin tam da göbeğinde. Türkiye'nin en büyük bankacılık krizlerinden birinin yaşandığı dönemde o krizi toparlamak için iş başına geldim, Hazine Müsteşarı oldum. Allah'a çok şükür, krizi toparladım. Türkiye o krizden gerçekten başı dik olarak çıktı. O gün şöyle demiştim: 'Biz Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nu ve Sermaye Piyasası Kurumu'nu kurduk. Bir daha Türkiye'de bu olaylar yaşanmayacak. Artık gemileri yaktık, geriye dönüş yok' dedim. Adamlar bankacılık kriziyle geldiler, fon kriziyle gidiyorlar."




