
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, otomotiv sektörü temsilcileriyle 'Made in EU' politikasını görüştü. Toplantıda, bu politikanın Türkiye-AB Gümrük Birliği'ne dayalı sanayi entegrasyonunu gözetmesi için çabaların sürdürülmesi konusunda mutabakata varıldı.
(ANKARA) - Ticaret Bakanı Ömer Bolat, otomotiv sektörünün çatı kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, AB'nin Türkiye ile köklü sanayi entegrasyonunu gözeten bir yaklaşım benimsemesi ve bu yaklaşımın AB kurumları ile üye ülkelere yansıtılması için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceği konusunda mutabakata varıldığı bildirildi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, otomotiv sektörünün çatı kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Ticaret Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, AB'nin Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı (IAA) kapsamında öngörülen "Made in EU" politikasının, Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği'ne dayalı ekonomik bütünleşmeyi ve ortak üretim ve tedarik zincirlerini gözetmesinin öncelikli olduğu vurgulandı.
Açıklamada, şöyle devam edildi:
"Bu doğrultuda, ilgili tüm kurumlarımızla koordinasyon içerisinde, sürecin en başından itibaren AB kurumları, üye ülkeler ve AB sektör temsilcileri nezdinde sayısız temas gerçekleştirilerek ülkemizin görüş, beklenti ve hassasiyetleri her düzeyde kararlılıkla dile getirilmektedir. Özel sektörümüz de çok sayıda girişimle görüş ve beklentilerimizi muhataplarına aktarmakta, çalışmalar tam bir koordinasyon içerisinde sürdürülmektedir. Bu kapsamda, bugün Ticaret Bakanımız Ömer Bolat başkanlığında, Ticaret Bakanlığında ilgili bakanlıklarımızın, kurumlarımızın ve otomotiv sektörümüzün temsilcilerinin katılımıyla kapsamlı bir toplantı daha yapılmış ve toplantıda son gelişmeler ile müteakip adımlar gözden geçirilmiştir. Toplantıya Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), Otomotiv İhracatçıları Birliği (OİB), Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) ve Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) başkanları ve üst yönetimi katılmıştır.
Toplantıda, AB bünyesinde ortaya konulan nihai çalışmanın Türkiye ile AB arasındaki köklü sanayi entegrasyonunu gözeten bir yönde sonuçlanması için hem üye ülkelerin pozisyonlarına hem de AB Konseyi, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Komisyonunun çalışmalarına yansıtılmasına yönelik çabaların kararlılıkla sürdürülmesi hususunda mutabık kalınmıştır. Otomotiv sektörünün, 1996 yılı başında yürürlüğe giren Gümrük Birliği ilişkisinin ortaya koyduğu entegrasyonun en başarılı alanlarından biri olduğu ve sanayi entegrasyonumuzun omurgasını teşkil ettiği bir kez daha güçlü şekilde ifade edilmiştir. Ortaya konulacak her yaklaşımın Gümrük Birliği'nin oluşturduğu ekonomik bütünleşmeyi dikkate alması, ortak üretim, yatırım ve tedarik ağlarımızı göz önünde bulundurması gerektiği vurgulanmıştır.
Avrupa sanayisinin rekabet gücünü artırmayı amaçlayan bir düzenlemenin, bizzat Avrupalı üreticilerin yatırımlarını ve mevcut üretim ağlarını olumsuz etkileyecek sonuçlar doğurmaması gerektiği hususu, AB içerisindeki tüm paydaşlarla, üye ülkelerle, başta Avrupa Parlamentosu, AB Bakanlar Konseyi ve AB Komisyonu üyeleri olmak üzere resmi karar alıcılarla ve tüm özel sektör paydaşlarıyla yaklaşık bir yıldır sürdürülen ticaret diplomasisinin de temel vurgusu olmuştur. Avrupalı otomotiv üreticileri ve sektör temsilcileri de mevcut üretim ve tedarik zincirlerinin olumsuz etkilenmemesi için Türkiye'deki üretim ve yatırımların Avrupa otomotiv ekosistemi açısından taşıdığı stratejik önemi AB'deki karar alıcılara aktarmaktadır. Tüm çalışmalarımız, karşılıklı pazar erişimini daraltan uygulamalar yerine AB ile ortak üretim kapasitemizi ve küresel rekabet gücümüzü birlikte geliştirmeyi, Gümrük Birliği'nin hukuki ve ekonomik gerçeklerini dikkate alan kapsayıcı bir yaklaşımın AB içerisinde benimsenmesini sağlamayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, AB kurumları, üye ülkeler ve özel sektörle girişimlerimizi ve temaslarımızı her düzeyde kararlılıkla sürdüreceğiz."




