Haber Videosunu İzle 
Arjantin'de şiddetli yağışların yol açtığı seller, doğal yaşamı da vurdu. Nehirlerin taşmasıyla yaşam alanları sular altında kalan timsahlar, zehirli yılanlar ve çok sayıda yabani hayvan yerleşim bölgelerine indi. Sel felaketinde 2 kişi hayatını kaybederken, 2 binden fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Yetkililer, vatandaşları tehlikeli hayvanlara yaklaşmamaları konusunda uyardı.
Arjantin'in kuzeydoğusundaki Corrientes ve Misiones eyaletlerinde etkili olan seller, nehirlerin çevresindeki doğal yaşam alanlarını sular altında bıraktı.
Paraná ve Uruguay nehirlerinde su seviyelerinin yükselmesiyle timsahgiller familyasından yacareler, çıngıraklı yılanlar, zehirli yarara yılanları, kapibaralar, armadillolar ve küçük geyik türleri güvenli alan arayışıyla yerleşim bölgelerine kadar ulaştı.
Özellikle Corrientes kentinin nehir kıyısındaki yürüyüş alanlarında yabani hayvanların görülmesi üzerine kurtarma ekipleri harekete geçti. Uzmanlar, hayvanların büyük bölümünün sel sularından kaçmaya çalışırken akıntıya kapıldığını belirtti.
Corrientes kentindeki Parque Mitre'de sabah saatlerinde bir yacare görüldü. Kentin sahil kesiminde ise polis ve deniz güvenlik ekipleri tarafından iki küçük geyik kurtarıldı.
Pellegrini Caddesi yakınlarındaki kıyı bölgesinde suyun sürüklediği bir armadillo güvenli alana alınırken, aynı bölgede zehirli bir çıngıraklı yılan ve kanadından yaralanmış bir su kuşu bulundu. Paso de la Patria bölgesinde de sel nedeniyle yaşam alanlarını terk eden iki su samuru görüldü.
Taşkınların yol açtığı tehlike, Corrientes eyaletine bağlı Goya yakınlarında yaşanan olayla bir kez daha ortaya çıktı. 16 Ekim'de ailesine hayvanların tahliyesinde yardım eden 15 yaşındaki Ezequiel, bir çıngıraklı yılan tarafından ısırıldı.
Zehir nedeniyle organ fonksiyonlarında ciddi sorunlar yaşayan çocuk yoğun bakıma kaldırıldı. Yerel basında, çocuğun tedavisinin sürdüğü bildirildi. Uzmanlar, özellikle sel sularının çekildiği bölgelerde otların arasında ve taşlık alanlarda gizlenen yılanlara karşı dikkatli olunmasını istedi.
Corrientes'teki Aguará Yaban Hayatı Koruma Merkezi, sellerin ardından kurtarma çalışmalarının önemli ölçüde arttığını açıkladı. Merkezde 100'den fazla yabani hayvanın rehabilitasyon altında bulunduğu, bunların arasında annesiz kalan 53 keseli sıçan yavrusunun da yer aldığı belirtildi. Maymunlar, geyikler, kuşlar ve farklı sürüngen türleri de kurtarılarak koruma altına alındı.
Merkez yetkilisi Catalina Mancedo, birçok hayvanın kilometrelerce sürüklendikten sonra kıyıya ulaştığını, bu nedenle bitkin ve stres altında olduklarını söyledi. Kurtarılan hayvanların sağlık kontrollerinden geçirildiği, durumu iyi olanların doğal yaşam alanlarına bırakıldığı, yaralı olanların ise tedavi edildiği bildirildi.
Arjantin'in kuzeydoğusunda etkili olan taşkınlar nedeniyle 2 kişi yaşamını yitirirken, 2 binden fazla kişi evlerinden ayrılmak zorunda kaldı. Chaco eyaletinde yaklaşık 1.200 ila 1.300 kişinin tahliye edildiği, Corrientes'te ise binden fazla kişinin evini terk ettiği açıklandı.
Corrientes'te hayvanlarını selden kurtarmaya çalışan iki tarım işçisinin boğularak hayatını kaybettiği bildirildi. Misiones eyaletinde şiddetli yağış ve fırtına nedeniyle 100'den fazla ev hasar gördü. Bazı yollar ve köprüler ulaşıma kapatıldı.
Yaban hayatı uzmanları, yerleşim yerlerinde görülen hayvanlara kesinlikle yaklaşılmaması gerektiğini vurguladı. Hayvanların yakalanmaya çalışılmaması, beslenmemesi ve fotoğraf çekmek amacıyla etraflarının sarılmaması istendi.
Uzmanlar, kendisini tehdit altında hisseden yabani hayvanların savunma amacıyla saldırabileceğini belirterek vatandaşlardan polis, itfaiye veya uzman kurtarma ekiplerine haber vermelerini istedi. Evcil köpeklerin de nehir kıyılarında tasmalı gezdirilmesi gerektiği hatırlatıldı.
Kuzeydoğu Ulusal Üniversitesi uzmanları, taşkınların hayvanların barınma ve beslenme alanlarını daralttığını, bu durumun bitkinlik, açlık ve boğulma riskini artırdığını açıkladı. Uzmanlara göre selden kaçan hayvanların dar alanlarda toplanması, hastalıkların yayılmasını da kolaylaştırabiliyor. Bölgede nehir seviyelerinin yeniden yükselme ihtimali nedeniyle hem yerleşim alanlarında hem de doğal yaşam bölgelerinde riskin devam ettiği belirtiliyor.




