Naza belgeseli, İKSV'nin 25. Filmekimi 2026 programı kapsamında Atlas Sineması'nda gösterildi. İzleyiciler, İsrail askerlerinin Gazze'deki sivil kayıplara ve yapay zeka destekli bombalamalara ilişkin tanıklıklarını dehşet verici buldu.
Yönetmenliğini Oscar ödüllü Yuval Abraham ve Rachel Szor'un üstlendiği, İngiliz The Guardian gazetesi tarafından hazırlanan "Naza" belgeseli, Atlas Sineması'nda izleyiciyle buluştu.
Gazze'deki sivil kayıpları ve işgalin boyutlarını gözler önüne seren film, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl 25'incisi düzenlenen Filmekimi 2026 programı kapsamında gösterildi.
Gösterimin ardından AA muhabirine açıklama yapan izleyicilerden Yusuf Yılmaz, dünyadaki vahşete tanıklık etmenin ve bunu izlemenin ağır bir sorumluluk olduğunu söyledi.
Filmi izlerken şaşırmaktan ziyade dehşete düştüğünü belirten Yılmaz, "İnsanın, vahşetin uygulayıcılarının ne kadar büyük bir yabancılaşmanın içine düşebileceğini, kendine nasıl yalan söyleyebileceğini görmesi dehşet verici. Filmde bir kişinin tek bir tuşla binden fazla insanı öldürüp sonra dışarı çıkıp hayatına devam edebileceğini söyleyen bir cümle vardı, bu beni çok etkiledi. İsrail bir terör devleti ve onların bireyler üzerinde yarattığı bu sistemin içinde şaşırılacak bir şey yok fakat yaşananlar insanı dehşete düşürüyor." değerlendirmesinde bulundu.
"Umarım bu film İsraillilerin fikirlerini değiştirir"
İzleyicilerden Kay Redrub da başından beri Filistin halkının yanında olduğunu dile getirerek, belgeselin özellikle İsrail toplumundaki algıyı değiştirmesi gerektiğini kaydetti.
Filmin İbranice hazırlanmasının stratejik açıdan önemli bir adım olduğuna dikkati çeken Redrub, "Umarım bu film İsraillilerin fikirlerini değiştirir, çünkü asıl ulaşmamız gereken kitle onlar. Buradaki herkes zaten Filistin'i destekliyor. Önemli olan tarafsız olanları ya da İsrail'deki bu sistemi destekleyenleri bilinçlendirmek. Filistin'in yok edilmesi ve insanların katledilmesi kesinlikle kabul edilemez." şeklinde konuştu.
Claudia Vosman ise filmde yer alan sahnelerin dehşet verici olduğunu vurgulayarak, geçmişte yaşanan trajedilerin bugün başka bir halka karşı yeniden tekrarlandığını söyledi.
İsrail askerlerinin belgeseldeki itiraflarına değinen Vosman, "Yaptıkları tüm bu katliamlarla nasıl yaşayabildiklerini anlayamıyorum. Nasıl hayatlarına devam edebiliyorlar? Hatta askerlerden biri, yaptıkları şeyin soykırım olduğunu kabul ediyor ve binlerce insanı öldürdüklerini açıkça söylüyor. Bir askerin sokakta bir restorana gidip ardından işinin başına dönüp insanları bombalamaya devam ettiğini anlatmasını aklım almıyor." ifadelerini kullandı.
Naza belgeseli hakkında
Yönetmenliğini "No Other Land" (Gidecek Yer Yok) belgeseliyle Oscar kazanan aktivist gazeteciler Yuval Abraham ile Rachel Szor'un üstlendiği yapımın yapımcılığını The Guardian gazetesi ve yönetmen Jonathan Glazer üstleniyor.
Dünya prömiyerini yaptığı Venedik Film Festivali'nde Özel Jüri Ödülü'ne layık görülen yapım, adını İsrail istihbaratının bir saldırı sonrasındaki tahmini sivil zayiatı belirtmek için kullandığı kısaltma bir terimden alıyor.
Üç yıllık bir süreçte Tel Aviv'deki çatılarda gece saatlerinde gizlice çekilen belgeselde, güvenlik gerekçesiyle katılımcıların kimlikleri, sesleri ve görünüşleri dijital yöntemlerle değiştirilerek gizleniyor.
Yapımda konuşan kişilerin bir kısmının, doğrudan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya bağlı gizli istihbarat birimlerinde görev yaptığı belirtiliyor.
İsrail ordusu mensuplarının tanıklıklarına yer verilen belgesel, İsrail'in Gazze'de kullandığı gözetleme ve yapay zeka destekli uzaktan bombalama sistemlerini gün yüzüne çıkarıyor.
Yapımda, yapay zeka aracılığıyla potansiyel hedeflerin belirlendiği, içinde ailelerin bulunduğu bilinen evlerin bombalandığı, sığınak olarak kullanılan yerleşim alanlarının kasten yakıldığı ve gıda dağıtımı sırasında sivillerin hedef alındığı doğrudan tanık ifadeleriyle aktarılıyor.


