Haber Videosunu İzle 
İtalya’da protestolar ve nakliyecilerin akaryakıt fiyatlarına karşı başlattığı eylemler sürerken, bazı marketlerde raflar boşaldı. Tedarik zincirinde yaşanan aksaklıklar nedeniyle özellikle meyve ve sebze ürünlerinde sıkıntı yaşanırken, ülkenin bazı bölgelerinde temel gıda ürünlerine erişim konusunda endişeler arttı.
Avrupa'da hayat pahalılığına karşı düzenlenen protestolar Fransa ve İtalya'da gündemin ilk sıralarına yerleşti. Fransa'da yüz binlerce kişinin katıldığı gösterilerde mağazalar yağmalanırken, İtalya'da da özellikle Milano'da protestocular ile polis arasında çatışmalar yaşandı. İtalya'nın güneyinde ise artan akaryakıt fiyatlarına karşı eylem yapan kamyon şoförlerinin yol kapatma protestoları, ürün sevkiyatlarını aksattı. Bazı marketlerde özellikle meyve ve sebze gibi taze gıda ürünlerinin bulunduğu rafların boşaldığı bildirildi.
Fransa'da hayat pahalılığı, düşük ücretler ve kamu hizmetlerindeki sorunlara tepki olarak düzenlenen gösteriler, 17 Ekim Cumartesi günü ülke genelinde büyüdü. Fransa İçişleri Bakanlığı'nın açıklamasına göre gösterilere 550 binden fazla kişi katıldı. Paris başta olmak üzere birçok kentte protestolar sırasında güvenlik güçleriyle göstericiler arasında çatışmalar yaşandı.
Bazı gruplar mağazaları yağmaladı, kamu binalarına zarar verdi ve sokaklarda yangın çıkardı. Fransız yetkililer, olaylar sırasında çok sayıda kişinin gözaltına alındığını ve güvenlik görevlilerinin yaralandığını bildirdi.

Fransa'daki gösterilerin ardından İtalya'da da hayat pahalılığı ve hükümet politikalarına yönelik protestolar düzenlendi. Milano'da başlayan gösterilerde bazı protestocuların taş ve çeşitli cisimler fırlatması üzerine polis müdahalede bulundu. Kent merkezindeki bazı mağazalar yağmalanırken, çevredeki alanlarda yangınlar çıktı.
İtalya'daki gösterilerde yüksek yaşam maliyetleri, ücretler, emeklilik hakları ve barınma sorunları öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Yetkililer, protesto hakkının korunması gerektiğini belirtirken şiddet olaylarını kınadı.
İtalya'da ayrı bir protesto dalgası da artan akaryakıt fiyatları nedeniyle nakliye sektöründe yaşandı. Kamyon şoförlerinin yolları kapatması ve trafiği yavaşlatması, özellikle ülkenin güneyinde ürün dağıtımını aksattı. Napoli Limanı'ndaki Bausan kapısının kapatılması da ulaşımda yoğunluğa neden oldu.
Sicilya, Calabria, Puglia ve Campania bölgelerinin yanı sıra Lazio'daki bazı kentlerde marketlerin taze gıda reyonlarında eksiklikler görüldü. Meyve ve sebze ürünlerinin yanı sıra bazı noktalarda süt ve un stoklarının azaldığı bildirildi.
İtalya'daki nakliye temsilcileri, akaryakıt maliyetlerindeki artışın sektörü zorladığını ve protestoların devam etmesi hâlinde ülke genelinde daha büyük ulaşım aksamalarının yaşanabileceğini belirtiyor. Tüketici örgütleri de temel ürünlerde yaşanabilecek eksikliklere ve tedarik zincirinde fiyatların haksız biçimde artırılması riskine dikkat çekiyor.
Bununla birlikte, market raflarındaki boşlukların ülke genelinde gıda kıtlığı yaşandığı anlamına gelmediği belirtiliyor. Şimdilik bildirilen sorunlar, protestoların dağıtımı aksattığı bölgelerde ve özellikle taze gıda ürünlerinde yoğunlaşıyor.
Fransa'da 17 Ekim'de düzenlenen protestolar sırasında başlayan yağma olayları, birçok kentte alışveriş caddelerini savaş alanına çevirdi. Paris, Marsilya, Lyon, Lille ve Bordeaux başta olmak üzere maskeli gruplar lüks mağazaların vitrinlerini kırdı, güvenlik kepenklerini zorladı ve içerideki ürünleri çaldı. Yağmacıların ellerinde lüks çantalar, telefonlar, bilgisayarlar ve çeşitli ürünlerle mağazalardan kaçtığı görüntüler sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Saldırılardan korunmak isteyen çok sayıda esnaf vitrinlerini tahta panellerle kapatarak güvenlik önlemlerini artırdı, ancak birçok işletme yağmadan kurtulamadı. Olayların ardından alışveriş caddelerinde kırık camlar, boş ürün kutuları ve tahrip edilmiş mağazalar kaldı.

Yağma olaylarına ilişkin en dikkat çekici görüntüler Marsilya'da kaydedildi. Kentin lüks alışveriş bölgesinde bulunan Rolex, Hermes ve Louis Vuitton mağazaları saldırıların hedefi oldu. Vitrinleri kırılan mağazalardan yüksek değerli ürünler çalındı. Rolex mağazasındaki yağmada saatler ve saat kutuları götürülürken, dağıtılan teşhir alanları ve boşaltılan saat kutularına ait görüntüler büyük yankı uyandırdı. Çalınan saatlerin sayısı ve toplam değerine ilişkin henüz net bir açıklama yapılmadı.
Louis Vuitton mağazalarından da çok sayıda lüks çanta, aksesuar ve seyahat ürünü çalındı. Yağmacıların, yaklaşık 100 bin euro değerindeki büyük bir seyahat bavulunu da götürdüğü belirtildi. Lüks ürünlerin satıldığı mağazalarda meydana gelen tahribat, olayların ekonomik boyutunu gözler önüne serdi.

Paris'in ünlü Avenue Montaigne Caddesi'ndeki Celine mağazası da yağmalanan işletmeler arasında yer aldı. Başkentin lüks alışveriş bölgelerinde Dior ve diğer ünlü markaların mağazaları saldırılara uğrarken, bazı vitrinler tamamen kırıldı. Lille kentinde ise yaklaşık 50 kişilik bir grup, Louis Vuitton mağazasının zırhlı kapısını demir çubuklarla kırmaya çalıştı ancak içeri girmeyi başaramadı.
Paris'in köklü alışveriş merkezlerinden BHV Marais'ye giren bir grup, merkezin zemin katındaki ürünleri çaldı. Galeries Lafayette mağazaları da Paris, Bordeaux, Nantes ve Rennes'in aralarında bulunduğu birçok kentte yağma girişimleri ve tahribatın hedefi oldu.
Bordeaux'nun işlek Sainte-Catherine Caddesi'ndeki Decathlon mağazası ise yağmalandıktan sonra ateşe verildi. Alevler mağazanın bulunduğu binaya yayılırken çevredeki sokaklarda ayakkabılar, kıyafet askıları, mağazalardan çıkarılan ürünler ve kırık camlar kaldı. Lille'de spor mağazaları ile bir futbol kulübünün resmî ürün satış noktası da yağmalandı. Bazı kentlerde saldırılar 18 Ekim'de de devam etti.
Fransa Ticaret Bakanı Serge Papin, ülke genelindeki yağma ve tahribat olaylarında en az 3 bin işletmenin zarar gördüğünü tahmin ettiklerini açıkladı. Ticaret sektörü temsilcileri ise toplam maddi kaybın yüz milyonlarca euroya ulaşabileceğini belirtti.



