
Hacettepe Üniversitesi Çocuk Hastanesi'nde tedavi gören 11 ve 9 yaşındaki iki çocuk, acil kalp nakli bekliyor. Prof. Dr. Murat Güvener, düşük kiloları nedeniyle alternatif tedavilerin sınırlı olduğunu, bağış sayısının artmasının hastaların hayatına dokunacağını söyledi.
Kalp yetmezliği nedeniyle tedavi gören 11 yaşındaki Elifsu Yüksel ve 9 yaşındaki Kadirhan Yalçın, hayata tutunabilmek için acil kalp nakli bekliyor.
Organ Bağışı Haftası'nda yeni bir kalple sağlıklarına kavuşup evlerine dönmenin hayalini kuran Kadirhan ve Elifsu, tedavi gördükleri Hacettepe Üniversitesi Çocuk Hastanesi'nde aileleriyle umutlu bir haber bekliyor.
Tedavileri nedeniyle okulundan ayrı kalan iki çocuk, hastane sınıfında da beraber derse giriyor.
Kalp Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Güvener, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Elifsu ve Kadirhan için kalp naklinin hayati önem taşıdığını belirtti.
Kalp naklinin zorunlu bir tedavi seçeneği olduğunu ifade eden Prof. Dr. Güvener, özellikle kilolarının düşük olması nedeniyle alternatif tedavi imkanlarının sınırlı olduğunu söyledi.
Güvener, kalp nakillerinin kadavradan ve beyin ölümü gerçekleşen kişilerden alınan organlarla yapılabildiğini ve bağış sayısının sınırlı olduğunu belirterek, organ bağışının artmasının nakil bekleyen hastaların hayatına dokunacağını dile getirdi.
Organ nakli sonrasında hastaların günlük yaşamlarının önemli ölçüde değiştiğini ifade eden Prof. Dr. Güvener, "Hepsinin hayatı değişiyor, yeni bir hayata başlıyorlar. İlaçlardan ve sıkıntılı durumlardan kurtuluyorlar. Bağışta bulunmak çok büyük bir olay. Kelimelerle ifade etmek çok zor." dedi.
"Dört yıldır kalp nakli bekliyor"
Elifsu'nun annesi Hatice Yüksel, üç çocuk annesi olduğunu, ortanca çocuğu Elifsu'nun tedavisi için Antalya'dan Ankara'ya geldiklerini anlattı.
Elifsu'nun yaklaşık 4 yıldır kalp hastası olduğunu ve nakil beklediğini belirten Yüksel, son iki yıldır Ankara ile Antalya arasında gidip geldiklerini, yaklaşık 15 aydır da tedavi sürecini sürdürdüklerini söyledi.
Kızının hastalığının doğuştan geldiğini ancak bunu sonradan öğrendiklerini anlatan Yüksel, okula gittiği dönemde çabuk yorulma ve dudaklarında morarma şikayetleri üzerine doktora başvurduklarını, yapılan değerlendirmelerin ardından kalp yetmezliği teşhisi konulduğunu ifade etti.
Yüksel, zorlu bir süreç geçirdiklerini ifade ederek, "Bazen tabii ki çok yoruluyoruz. Güçlü olmaya da çalışıyoruz, umudumuzu kaybetmiyoruz. Elifsu ile beraber birbirimize destek oluyoruz, bazen ağlıyoruz, bazen gülüyoruz. Hiçbir zaman umudumuzu kaybetmiyoruz." diye konuştu.
Organ bağışı konusunda toplumun bilinçlenmesi gerektiğini ifade eden Yüksel, "Bilinçlensinler, organlarını bağışlasınlar. Bu durumu aileleri ile paylaşsınlar. Bu konu hakkında doğru bilgiye ulaşsınlar. Bağışlayacakları bir organla başka bir hayatta yaşamaya devam edecekler. Bunun farkına varsınlar." dedi.
Elifsu ise hastaneden çıkıp evine dönmek istediğini belirterek, "Şu anda evimde olmak istiyorum. Abimlerle beraber abur cubur yiyip film izlemek istiyorum. Nakil beklediğim için buradayım. Kalp nakli bekliyorum. En çok nakil olup gitmeyi istiyorum." dedi.
"Hastanede dört mevsimi yaşadım"
Kadirhan'ın annesi Ayşe Yalçın da oğlunun tedavisi için ocak ayında hastaneye geldiklerini ve o günden bu yana zorlu bir süreçten geçtiklerini anlattı.
Kadirhan'ın tedavisi için Ankara'da kaldıklarını belirten Yalçın, "Dört mevsimi yaşadık burada. Diğer çocuğumu bıraktım, Kadirhan'ın tedavisi için buradayız. Zor bir süreçten geçiyoruz. Hiç bilmiyorduk böyle olacağını. Buraya gelince öğrendik. Nakil olan arkadaşlarımızı görünce çok mutlu olduk. Çok büyük bir sevinç yaşadık. Yaşadıklarımızı anlatamam. İnsan yaşamadan anlamazmış." diye konuştu.
Oğlunun daha önce kas hastalığı nedeniyle takip edildiğini aktaran Yalçın, geçen yıl kasım ayında okula giderken aşırı terleme şikayeti üzerine yapılan değerlendirmeler sonucunda kalp rahatsızlığını öğrendiklerini söyledi.
Antalya'dan Hacettepe Üniversitesine yönlendirildiklerini belirten Yalçın, yaklaşık bir yıldır hastanede olduklarını, ailelerini, sevdiklerini, Kadirhan'ın ise öğretmenini ve arkadaşlarını çok özlediğini dile getirdi.
Kendisinin de küçük yaşta kornea nakli olduğunu aktaran Yalçın, "Çocuğumla yaşamak çok farklıymış. Kimse yaşamasın ve evladıyla imtihan olmasın. Bir umut bekliyoruz. Bizim tek çaremiz, umudumuz bu." dedi.




