İçeriğe geç

Eisenkot'un birinci parti hedefi İsrail muhalefetinde koalisyon tartışmasına yol açtı

İsrail'de eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, Yashar Partisi'nin seçimden birinci çıkmasını hedefliyor ancak muhalefet müttefikleri bunun 61 sandalyelik koalisyon çoğunluğunu riske…

5 dk okuma0 okunma
Paylaş
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
23.10.2026 - 13:52
Güncelleme: 23.10.2026 - 13:54
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

İsrail'de eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, Yashar Partisi'nin seçimden birinci çıkmasını hedefliyor ancak muhalefet müttefikleri bunun 61 sandalyelik koalisyon çoğunluğunu riske atabileceği uyarısında bulunuyor. Bennett ve Lapid koalisyon odaklı stratejiyi savunuyor.

İsrail'de yaklaşan genel seçimler öncesinde muhalefet bloku içinde liderlik yarışı kızışırken eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un sandıktan "birinci parti" çıkma hedefi, Başbakan Binyamin Netanyahu'yu devirmek isteyen muhalefet ittifakında fikir ayrılığına yol açtı.

Eisenkot, yeni kurduğu Yashar Partisi'nin birinci gelerek hükümeti kurma görevini üstlenmesini istiyor. Ancak muhalefet blokundaki müttefikleri, tek bir partinin büyümesine odaklanmanın koalisyon için gereken toplam oy çoğunluğunu zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.

Eski Başbakan Naftali Bennett ve muhalefet lideri Yair Lapid, sağ seçmenden oy alarak muhalefet blokunun toplam sandalye sayısını artırmayı savunurken; Başbakan Netanyahu ise kendi tabanını konsolide etmek amacıyla "en büyük parti" vurgusunu öne çıkarıyor.

Bu durum, sandık birinciliği hesapları ile hükümetin yapısını belirleyecek koalisyon kurma dengelerinin kesişmesine yol açıyor.

Sistem nasıl işliyor?

Anketler, Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi'nin, Netanyahu'nun Likud Partisi'nin 2 veya daha fazla sandalye önünde yer aldığını ve Eisenkot'un "başbakanlığa en uygun isim" kabul edildiğini gösteriyor.

Ancak İsrail seçim sisteminde birinci çıkmak tek başına hükümeti kurmaya yetmiyor. Başbakanlık koltuğu için 120 sandalyeli Mecliste (Knesset) en az 61 milletvekilinin desteğini alan bir koalisyon kurmak gerekiyor. Mevcut anketler ise ne Netanyahu'nun ne de Eisenkot'un tek başına bu çoğunluğa ulaştığını ortaya koyuyor.

Seçim stratejilerinde Netanyahu sağ ve aşırı sağ partilerin desteğine güvenirken, Eisenkot ise sağ ve merkez partileri kapsayan bir koalisyon oluşturmayı hedefliyor.

Birincilik iddiası

Eisenkot, 20 Ekim'de, "103 FM" adlı yerel radyo istasyonuna yaptığı açıklamada, "Tüm kamuoyu yoklamaları Likud Partisi ile başa baş bir yarış içinde olduğumuzu gösteriyor. Bu nedenle Yashar Partisi'nin Likud'dan çok daha büyük bir güç haline gelmesi için çalışıyorum." dedi.

Yashar'ın, Likud'a belirgin bir üstünlük sağlamasının zaferin ve istikrarlı bir hükümet kurmanın anahtarı olduğuna inandığını belirten Eisenkot, bunu başaracaklarına inancının tam olduğunu vurguladı.

Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre Eisenkot, "Değişim Bloku"ndaki ortaklarına, Netanyahu'nun karşısında tek ve güçlü bir adayın bulunmasının herkesin çıkarına olacağı mesajını verdi.

Gazetenin Eisenkot'un seçim kampanyasından üst düzey bir yetkiliye dayandırdığı haberde, Yashar'ın sandıktan birinci parti çıkmasının, Cumhurbaşkanının hükümeti kurma görevini Eisenkot'a vermesi için güçlü bir meşruiyet sağlayacağı aktarıldı.

Yetkili, sadece 6 veya 12 sandalyeye sahip bir parti yerine, parlamentoda gerçekten ağırlığı olan büyük bir partinin varlığının önemine dikkati çekti.

Habere göre Eisenkot, yürüttüğü seçim kampanyasının tüm muhalefet blokuna hizmet ettiği görüşünü taşıyor. Kampanya, Likud seçmenlerinin yanı sıra kararsızları ve Netanyahu'dan hayal kırıklığına uğrayıp tercihini sandıktan birinci çıkması beklenen Yashar'dan yana kullanmak isteyenleri çekmeyi hedefliyor.

Eisenkot'un partisi, müttefiklerinden gelen eleştirilere yanıt olarak 2022 seçimleriyle bugünü kıyaslamanın yanlış olduğunu savundu. Parti temsilcileri, Netanyahu'nun bu kez karşısında örgütlü bir blok ve "başbakanlığa uygunluk" anketlerinde kendisinin 10 puandan fazla önünde olan bir aday bulduğunu dile getirdi.

Temsilciler, seçim günü yaklaştıkça aradaki farkın daha da açıldığını ve izledikleri stratejinin haklılığının bu verilere dayandığını vurguladı.

Koalisyon çoğunluğu öncelikli

Buna karşılık eski Başbakan Naftali Bennett ve muhalefet lideri Yair Lapid ise asıl önceliğin partinin tek başına büyüklüğü değil kurulacak koalisyonun toplam sandalye sayısı olduğunu savunuyor.

Bennett, 21 Ekim'de aynı radyoya yaptığı açıklamada, 3 hafta önce Lapid'in evinde müttefikleriyle bir araya geldiklerini belirterek, sadece "büyük parti" olmaya odaklanmanın olumsuz sonuçlar doğuracağı hususunda uzlaştıklarını söyledi.

İsrail yasalarına göre en büyük parti olmanın tek başına ekstra bir imtiyaz sağlamadığına dikkati çeken Bennett, "Sonucu belirleyen şey, partinin tek başına büyüklüğü değil oluşturulan koalisyonun toplam gücüdür." değerlendirmesinde bulundu.

Bennett, kendi stratejisinin aşırı aağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in seçmen tabanından ve Likud Partisi'nden oy toplamak üzerine kurulu olduğunu ifade etti.

Yair Lapid de Yedioth Ahronoth gazetesine verdiği demeçte, "en büyük parti" stratejisinin muhalefet blokuna seçimi kaybettirebileceği uyarısında bulundu.

Daha önce 4 seçim boyunca bu yöntemi denediklerini hatırlatan Lapid, rakipleri sandıktan birinci çıksa dahi Netanyahu'nun her seferinde hükümeti kurmayı başardığına dikkati çekti.

Lapid, "Seçimi kazandığımız tek örnek, koalisyon odaklı bir strateji izlediğimiz zamandı. O dönemde Netanyahu'nun partisi sandıktan birinci çıkmasına rağmen hükümeti biz kurabildik." ifadelerini kullandı.

Muhalefet lideri Lapid, bu sözleriyle, Haziran 2021'de Likud Partisi'nin 30 sandalyeyle seçimden birinci çıkmasına rağmen Naftali Bennett ve kendisinin öncülüğünde 8 partinin bir araya gelerek kurduğu "Değişim Hükümeti"ne atıfta bulundu.

Netanyahu'nun 12 yıllık kesintisiz iktidarını sona erdiren bu koalisyonda önce Bennett başbakanlık yapmış, Meclisin feshedilmesinin ardından ise Temmuz 2022'de görevi Lapid devralmıştı.

Son açıklamalarında muhalefet içindeki partilerin birbirinin seçmenini hedef almaması gerektiğini vurgulayan Lapid, "Birbirimizin oylarını çekmeye çalışmak tüm bloku riske atar. Her parti kendi seçmen tabanına odaklanmalıdır." uyarısını yineledi.

Müttefiklerin endişeleri

Yedioth Ahronoth gazetesi yazarı Moran Azulay'ın kaleme aldığı yazıda, Eisenkot'un Cumhurbaşkanından hükümeti kurma görevini almak amacıyla kendisini baskın bir lider olarak konumlandırmak istediğini, ancak müttefiklerinin bu yaklaşımı desteklemeye yanaşmadığını aktardı.

Azulay, asıl riskin Eisenkot'un partisini büyütürken muhalefet blokunun toplam oy oranını düşürmesi olduğunu ve bu durumun hükümet kurma şansını zayıflatabileceğini belirtti.

Gazeteci Azulay ayrıca, İsrail Evimiz Partisi lideri Avigdor Liberman, Naftali Bennett ve Yair Golan'ın bu stratejiye karşı ortak hareket ettiğini kaydetti. Üç liderin, blok içindeki doğrudan rekabetin kendi partilerinin oy oranlarını anketlerin gerisine düşürmesinden endişe duyduğu ifade edildi.

Buna karşılık Eisenkot'un ise yürüttüğü kampanyanın müttefiklerinin aleyhine olmadığını ve blokun zararına bir sonuç doğurmayacağını savunduğu ifade edildi.

Netanyahu sağ oyları konsolide etmeye çalışıyor

Eisenkot'un bu hamlesi, Başbakan Netanyahu'yu da benzer bir strateji izlemeye sevk etti.

Netanyahu, aralarında emekli Tuğgeneral Ofer Winter liderliğindeki "Amcha Yisrael" (İsrail Halkı) partisinin de bulunduğu bazı küçük sağ partilere seçimden çekilmeleri yönünde baskı yapıyor.

Sağ seçmenlere, oyların boşa gitmemesi ve seçim zaferinin riske atılmaması için Winter'ın partisine oy vermemeleri çağrısında bulunulurken, İsrail basınında Winter'ın hükümeti kurma görevinin Netanyahu'ya verilmesini destekleyeceği öngörülüyor.

Ayrıca Likud Partisi, çeşitli vesilelerle sağ seçmenden aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir liderliğindeki "Yahudi Gücü" (Otzma Yehudit) Partisi'ne kitlesel olarak oy vermemelerini istedi.

Yedioth Ahronoth gazetesinin aktardığına göre Netanyahu, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "İsrail'in en büyük partisi olamazsak bu büyük bir felaket olur; çünkü Cumhurbaşkanı hükümeti kurma görevini Eisenkot'a verebilir." ifadelerini kullandı.

Hükümeti kurma görevi nasıl veriliyor?

İsrail'de Başbakan doğrudan halk oyuyla seçilmiyor. Seçim sisteminde tek bir parti tek başına çoğunluğu sağlayamadığı için hükümetler genellikle büyük ve küçük partilerin bir araya geldiği koalisyonlarla kuruluyor.

Resmi seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, Meclise giren partilerin temsilcileriyle tek tek görüşerek başbakan adayı hakkındaki tavsiyelerini alıyor.

Doğrudan 61 milletvekilinin desteğini alan bir adayın çıkmaması durumunda, geleneksel olarak hükümeti kurma görevi en çok sandalye kazanan partinin liderine veriliyor. Ancak bu liderin başarısı, Meclisten güvenoyu alabilecek bir koalisyon oluşturabilmesine bağlı kalıyor.

Görevlendirilen adayın verilen yasal süre içinde koalisyonu kuramaması halinde, görev başka bir adaya devrediliyor. Hükümetin yine kurulamaması durumunda ise ülke yeniden erken seçime gidiyor.

Bu haberde bir hata mı var? Düzeltme talebinde bulunun.

Yorumlar

Yorumlar moderatör onayından sonra yayımlanır. Hakaret, reklam ve kişisel veri içeren yorumlar yayımlanmaz.

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Bunlar da ilginizi çekebilir