İçeriğe geç

Çin ve Cibuti, Kızıldeniz ile Babülmendeb'de seyrüsefer serbestisi çağrısında bulundu

Çin ve Cibuti, Kızıldeniz ile Babülmendeb Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin korunması çağrısında bulundu. Ortak açıklamada ticari gemilerin uluslararası hukuka uygun seyir hakkına…

2 dk okuma0 okunma
Paylaş
Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
22.10.2026 - 20:11
Güncelleme: 22.10.2026 - 20:13
Facebook'da Paylaş Twitter'da Paylaş WhatsApp'da Paylaş Google News'de Paylaş

Çin ve Cibuti, Kızıldeniz ile Babülmendeb Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin korunması çağrısında bulundu. Ortak açıklamada ticari gemilerin uluslararası hukuka uygun seyir hakkına saygı gösterilmesi ve bölgesel gerilimlerin Kızıldeniz'e yayılmasının önlenmesi istendi.

Çin, Orta Doğu'da savaşın Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın ardından Kızıldeniz ve Babulmendeb Boğazı'nda gemi taşımacılığında kesilmesi riskini ortaya çıkardığı bir dönemde, Doğu Afrika ülkesi Cibuti ile birlikte bölgede seyrüsefer serbestisinin korunması çağrısında bulundu.

Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ile Cibuti Dışişleri Bakanı Abdülkadir Hüseyin Ömer'in Pekin'de yaptığı görüşmenin ardından iki ülke ortak açıklama yayımladı.

Açıklamada, taraflar, Kızıldeniz ve Babülmendeb Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin korunması ve tüm ülkelerin ticari gemilerinin uluslararası hukuka uygun olarak seyüresefer hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladı.

Çin'in Kızıldeniz'e kıyısı bulunan ülkelerin, uluslararası gemicilik hatlarının güvenli şekilde faaliyet göstermesini ve bölgenin ortak çıkarlarını korumasını desteklediği belirtilen açıklamada, tarafların bölgesel gerilimlerin Kızıldeniz'e daha fazla yayılmasının önlenmesini dilediği aktarıldı.

Cibuti, Afrika Boynuzu'nun merkezinde, Aden Körfezi ile Kızıldeniz arasındaki kritik Babülmendeb Boğazı'nın kıyısında yer alıyor.

Çin'in ilk ve tek denizaşırı askeri üssü, 2017'den beri bu ülkede bulunuyor.

Orta Doğu'daki savaş ve kritik nakil hatlarındaki kesintiler

ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları ve İran'ın misillemeleriyle Orta Doğu'da tırmanan savaş, küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik nakil hattı olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin büyük ölçüde kesilmesine yol açmıştı.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran'ın hidrokarbon kaynaklarını dünya pazarlarına ulaştıran Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25'inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20'sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30'unun ana güzergahı konumunda bulunuyor.

Çin'in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45'i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30'u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı'ndan geçerek ülkeye ulaşıyor. Boğazdaki tanker trafiğindeki kesintiler, küresel petrol tedarikinde aksamalara, petrol fiyatlarında artışa yol açtı.

Öte yandan Yemen'de temmuz ayından itibaren tırmanan çatışmalarda İran'ın desteklediği Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki kentleri ve bir diğer kritik enerji geçiş noktası olan Babülmendeb Boğazı'na erişim sağlayan hatları da ele geçirmesi, bölgesel güvenlik durumunu daha karmaşık hale getirmişti.

Bu haberde bir hata mı var? Düzeltme talebinde bulunun.

Yorumlar

Yorumlar moderatör onayından sonra yayımlanır. Hakaret, reklam ve kişisel veri içeren yorumlar yayımlanmaz.

Bu habere henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.

Bunlar da ilginizi çekebilir