CICA 7. Zirvesi, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ev sahipliğinde Bakü'de başladı. Açılışta konuşan Aliyev, Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi'nin Azerbaycan'ı hedef alırken saldırgan Ermenistan'ı cesaretlendirdiğini söyledi.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) 7. Zirvesi'nin açılışındaki konuşmasında, "Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi, sürekli saldırganlığın mağduru olan Azerbaycan'ı hedef alırken, saldırgan Ermenistan'ı cesaretlendiriyordu" dedi.
Asya'da Karşılıklı İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı (CICA) 7. Zirvesi, Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de başladı. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in ev sahipliğinde düzenlenen zirveye üye ülkelerin devlet başkanları ve üst düzey yetkililer katıldı. Zirvenin açılışında konuşan Aliyev, "Coğrafi olarak Asya ile Avrupa'nın kesişim noktasında bulunan Azerbaycan, Avrasya coğrafyasında birleştirici bir merkez olarak giderek daha önemli bir rol oynamaktadır. Ülkemizin ikili ve çok taraflı formatlar çerçevesinde birçok devletle siyasi, ekonomik, ulaştırma, enerji ve insani alanlarda yürüttüğü iş birliği, bölgemizdeki güvenlik sisteminin güçlenmesine de katkıda bulunmaktadır. Azerbaycan, eşitlik, iç işlerine karışmama, devletlerin toprak bütünlüğü ve egemenliğine saygı ilkelerine dayanan bağımsız bir dış politika izlemektedir. Azerbaycan, devletler arasındaki anlaşmazlıkların çözümünde çifte standartların ve seçici yaklaşımların uygulanmasına yönelik zararlı uygulamalara karşı kararlı ve gerekçeli bir tutum sergilemektedir. Ülkemiz, 35 yıl önce bağımsızlığını yeniden kazanmasından bu yana sürekli olarak çifte standartlarla karşı karşıya kalmıştır. 30 yıl boyunca Azerbaycan'ın uluslararası alanda tanınmış topraklarının yaklaşık yüzde 20'si Ermenistan tarafından işgal altında tutulmuştur. Ermenistan, 1 milyon Azerbaycanlıyı hem Karabağ ve Doğu Zengezur'daki hem de bugünkü Ermenistan topraklarındaki tarihi yurtlarından sürerek etnik temizlik gerçekleştirmiş ve Azerbaycan'a karşı askeri saldırıda bulunmuştur. 1993 yılında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Ermeni kuvvetlerinin işgal altındaki topraklardan derhal, tamamen ve şartsız olarak çekilmesini talep eden dört karar kabul etmiş, ancak bu kararlar 30 yıl boyunca kağıt üzerinde kalmıştır. Sorunun çözümü amacıyla 1992 yılında kurulan AGİT Minsk Grubu'nun faaliyetleri ise göstermelik bir nitelik taşımıştır" dedi.
Ermenistan'ın önceki yönetimi, ülkenin üç eski cumhurbaşkanı ve onların destekçileri olan savaş suçluları ve çocuk katillerinin hala hak ettikleri cezayı almadıklarını belirten Aliyev, "Ermenistan'ın mevcut yönetimi de 2018 yılından itibaren seleflerinin suç teşkil eden politikalarını sürdürmüştür. Ermenistan'ın mevcut başbakanı, 2019 yılında o dönemde işgal altında bulunan Hankendi'de yaptığı açıklamada, 'Karabağ Ermenistan'dır ve nokta' demiştir. Aynı dönemde Ermenistan'ın savunma bakanı, Azerbaycan'ı yeni topraklar elde etmek amacıyla yeni bir savaş başlatmakla tehdit ediyordu. Bütün bu aşırılıklara ve küstahlığa sözde uluslararası toplum göz yumdu. Ermenistan'ı işgal, savaş suçları, etnik temizlik, katliam ve Azerbaycan halkının kutsal dini mekanlarının tehdit edilmesi nedeniyle kimse kınamadı. BM Güvenlik Konseyi, kabul ettiği kararların uygulanması konusunda ısrarcı olmadı. AGİT sessiz kaldı. Uluslararası ilişkilerde anakronizmin ve geçmişten kalma yaklaşımların iki örneği olan Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi, sürekli saldırganlığın mağduru olan Azerbaycan'ı hedef alırken, saldırgan Ermenistan'ı cesaretlendiriyordu. Anlaşmazlığın çözümü için oluşturulan AGİT Minsk Grubu, meseleyi çıkmaza sürüklemiş ve anlaşmazlığın dondurulmasına yönelik faaliyetleriyle eş başkanlar tarafından felç edilmişti. Temmuz ve Ağustos 2020'de Ermenistan iki askeri provokasyonda bulundu ve bunun sonucunda Azerbaycanlı askerler hayatını kaybetti. Azerbaycan halkının sabrı tükenmişti ve hesaplaşma zamanı gelmişti" dedi.
"Bizi tanklarla ve Bakü'nün işgaliyle tehdit edenler, bugün Azerbaycan hapishanelerinde Azerbaycan çayı içiyor"
2020 yılında yaşanan 44 günlük Vatan Savaşı'nda Azerbaycan'ın Ermeni güçlerini işgal altındaki topraklardan çıkararak savaş meydanında 300'den fazla şehir ve köyü kurtardığını hatırlatan Aliyev, "Eylül 2023'te Azerbaycan askerinin demir yumruğu tekrar konuştu: Bir günden kısa bir sürede Karabağ'daki Ermeni işgal ordusu ezildi ve ayrılıkçıların ve çocuk katillerinin liderleri Azerbaycan mahkemesine çıkarıldı. Bizi tanklarla ve Bakü'nün işgaliyle tehdit edenler, bugün Azerbaycan hapishanelerinde Azerbaycan çayı içiyor ve tankları Savaş Ganimetleri Parkı'nda sergileniyor. Bu konu küresel öneme sahip, bu yüzden buna odaklandım. Ermenistan'a işgal, soykırım ve etnik temizlik nedeniyle zamanında yaptırımlar uygulansaydı Azerbaycan, Ermeni faşizminin belini savaş alanında kırmak zorunda kalmazdı. Savaş bizim seçimimiz değildi, Ermenistan bizi savaşa zorladı. Arkalarındaki destekçileri, Azerbaycan'ın egemenliğini ve uluslararası hukuku zorla geri kazanacağını düşünmemiş gibi görünüyor. Ama hepsi yanıldı. Belki de geleneklerimiz ve ahlaki değerlerimizle yaşayan, gururlu, özgürlük seven halkımızın karakterini iyi tanımıyorlardı" diye konuştu.
"Barış hala kırılgandır, korunması ve güçlendirilmesi gerekmektedir"
Savaşı kazanıp işgalcileri topraklarından çıkardıklarını hatırlatan Aliyev, "Ancak 30 yıl boyunca yaşadığımız acılara, maruz kaldığımız soykırıma ve şehirlerimizin, köylerimizin yıkılmasına rağmen intikam peşinde koşmadık. Savaş meydanında karşılık verdik ve Ermenistan'a barış teklif ettik. Halkımızın manevi değerleri burada da bir kez daha kendini gösterdi. Yenilmiş durumda olanlara darbe indirmedik. Halkımıza bu kadar acı yaşatan barbarların ve çocuk katillerinin seviyesine düşmedik. Barış teklif ettik ve bir yılı aşkın süredir barış içinde yaşıyoruz. Ancak barış hala kırılgandır, korunması ve güçlendirilmesi gerekmektedir" ifadelerini kullandı.
Azerbaycan'ın iki yıllık başkanlık dönemi boyunca CICA'nın güçlendirilmesine öncelik verdiğini belirten Aliyev, "Azerbaycan ulaştırma bağlantıları, dijitalleşme, çevrenin korunması, turizm, eğitim, bilim ve diğer alanlarda iş birliğini aktif biçimde teşvik etmiştir. Tüm üye devletlerin desteğiyle hayata geçirilen çeşitli girişimlerimiz sonucunda CICA, bugün kurumsal ve hukuki açıdan daha güçlü bir yapıya kavuşmuştur. Üye sayısı artmış, kendi coğrafyasında güvenliğin, ekonomik refahın ve karşılıklı anlayışın geliştirilmesi amacıyla diyaloğu ve iş birliğini ilerletme kapasitesi önemli ölçüde güçlenmiştir. Bu vesileyle Azerbaycan'ın CICA dönem başkanlığının iki yıl daha uzatılması yönündeki önerimize destek veren tüm üye devletlere teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.



