Küra Kolektif'in "Hikayenin En Güzel Yeri: Türkiye'de Soyut Resim" sergisi Karaköy'deki The Muradiye'de ziyarete açıldı. 1950-1970 dönemine ışık tutan sergide 29 sanatçının 74 eseri ilk kez izleyiciyle buluşuyor ve 12 Aralık'a kadar görülebiliyor.
Küra Kolektif tarafından "Hikayenin En Güzel Yeri: Türkiye'de Soyut Resim" sergisi, Karaköy'deki The Muradiye'de ziyarete açıldı.
Sergi, 1950-1970 yıllarında Türkiye'de gelişen soyut resim üretimine ışık tutuyor. 1950-1970 U+K Sanat Koleksiyonu'ndaki soyut yapıtlardan özel bir seçkiyi ilk kez izleyiciyle buluşturan sergi, 29 sanatçının 74 eserini bir araya getiriyor.
Sergiye ve koleksiyonun detaylarına ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulunan Küra Kolektif Direktörü Elif Özgen, İkinci Dünya Savaşı'nın ardından dünyada ve Türkiye'de yaşanan sanatsal dönüşümler olduğunu söyledi.
Özgen, 1950-1970 döneminde akademideki değişimler, yurt dışından dönen öğrenciler ve akademi dışında resim öğrenen sanatçılar arasındaki etkileşimin soyut resimde heyecan verici bir üretim ortamı oluşturduğunu aktardı.
Sergide, Ferruh Başağa, Nuri İyem, Füsun Onur ve Nil Yalter gibi sanatçıların uzun süredir sergilenmeyen soyut eserlerinin yanı sıra yaşamları boyunca bu alanda üretim yapan sanatçıların yapıtlarına da yer verildiğini belirten Özgen, soyut resim serüveninin devamını ve önceki dönemleri ele alan tematik sergiler de planladıklarını dile getirdi.
"Sergi ismini koyarken soyut resmin şiirselliğini göz önüne tuttuk"
Bu dönemi serginin başlığında olduğu gibi "Hikayenin En Güzel Yeri" olarak tanımlamalarının nedenine dair de Özgen, daha önceki dönemlerde süregelen suret yasağı, perspektif ya da öykünme konusunda tartışma konularının soyut resim için geçerli olmadığını açıkladı.
Elif Özgen, eskinin tartışmalarından özgürleşen sanatçıların bir süje ya da objenin temsili yerine içeridekini renk, çizgi, leke ve geometriyle tuvale yansıttığını ifade ederek, şunları kaydetti:
"Görünenin soyutlaması bazı eserlerde söz konusu olsa dahi sergideki eserlerin çoğu sanatçının içindeki görünmeyenden geleni tuvalde görünür kılıyor. Soyut, izleyicinin iç dünyasına tesir ediyor ve izleyiciyi de ister lekeci, ister geometrik olsun anlatının olmadığı aşkınlık alanına taşıyabiliyor. Bu da sözsüz bir şiirin gözlerle okunması gibi. Sergi ismini koyarken soyut resmin kendi içinde barındırdığı bu şiirselliği göz önüne tuttuk."
U+K Sanat Koleksiyonu'nun bütünüyle Türkiye'deki çağdaş ve soyut resmin anlatılmayanlarına odaklandığına işaret eden Özgen, koleksiyonun çağdaş resmin Türkiye'deki serüvenindeki göz ardı edilen değişim anlarını, sanatçıları ve yapıtları görmek amacıyla oluşturulduğunu belirtti.
Genç sanatçılar için yeni proje ve yayınlar geliyor
Özgen, gelecek dönemde de kolektif olarak koleksiyon sergilerinin yanı sıra bugün yaşayan sanatçıların eserlerinin yer aldığı karma ve kişisel sergiler açmayı planladıklarını söyledi.
Özellikle genç sanatçıların üretimlerini izleyici karşısına çıkaracaklarını ifade eden Özgen, "Aralık ayının 15'inde bambaşka bir konseptte 15 günlük bir etkinlik planlıyoruz. Detaylarını kasım ayı içinde paylaşacağız. Tasarım ve yayın alanında da aktifiz. İlk yayınımız birinci sergimizin kataloğu olacak ama ardından başka yayınlar da gelecek." diye konuştu.
"Hikayenin En Güzel Yeri: Türkiye'de Soyut Resim" sergisi, 12 Aralık'a kadar ziyaret edilebilecek.



