FAO Genel Direktörlüğüne aday gösterilen Mehdi Eker, dünyada 645 milyon insanın mutlak açlıktan muzdarip olduğunu, bunun 35 milyonunun çocuk olduğunu belirtti. Eker, Türkiye'nin küresel açlıkla mücadelede söyleyecek sözü olduğunu vurgulayarak İİT'ten FAO adaylığına destek istedi.
Cumhurbaşkanlığı Tarım ve Gıda Politikaları Kurulu Üyesi ve Türkiye tarafından Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Genel Direktörlüğüne aday gösterilen Mehdi Eker, "Türkiye'nin küresel açlıkla mücadeledeki eksikliklerin giderilmesi için söyleyecek sözünün olduğunu" vurguladı.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Dışişleri Bakanları Konseyi'nin 52. Oturumu'na katılmak üzere Türkiye'den gelen heyetle Bağdat'ta bulunan Eker, FAO Genel Direktörlüğü adaylığına ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
16 Ekim Dünya Gıda Günü'ne değinen Eker, dünyada bütün çabalara rağmen 645 milyon insanın mutlak açlıktan muzdarip olduğunu belirterek bunun yaklaşık 35 milyonunun çocuk olduğunu söyledi.
Eker, "Dünyada 11 milyar insana yetecek kadar gıda üretiliyor ve dünyadaki üretilen gıdanın 1 buçuk tonu her yıl ya kayıp ya da israf ediliyor. Dünyada herkes gıdaya erişemiyor. Bazen bulunabilir ama fakir ülkeler erişemiyor ve bazen de üretim yetersiz oluyor." dedi.
Savaşlar ve bölgesel sorunların yanı sıra Karadeniz Havzası ve Hürmüz Boğazı'ndaki sorunun küresel gıda güvenliğini olumsuz etkilediğini ifade eden Eker, "Gıda güvenliğinin olmadığı yerde ulusal ve küresel güvenlikten söz edemeyiz." diye konuştu.
İklim değişikliğinin de dünyadaki gıda üretimini olumsuz etkileyeceğinin hesaplandığını dile getiren Eker, israfın azaltılması yönünde alınacak birtakım tedbirler ve gıda kayıplarının tarladan, bahçeden ve ahırdan sofraya kadarki sürece dönük atılacak birtakım adımların önemli olacağını vurguladı. Eker, bunun iklim değişikliği açısından da en önemli eylem olduğunu kaydetti.
"Eksikliklerin giderilmesi yönünde söyleyecek sözümüzün olduğuna inanıyoruz"
"Bizim medeniyetimiz, inancımız ve kültürümüzde ortak payda, niyet tasavvurunda ilke şudur: Komşusu açken tok yatan bizden değildir." diyen Eker, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, sadece birtakım değerler üretmekle, asli fonksiyonlarını icra ederek bunları insanlığa sunmakla kalmaz, aynı zamanda tarımsal üretimin verimli şekilde sürdürülmesi için gerekli projelere ortak olur, yardım eder, teknik yardım sağlar ve bitki ve hayvan hastalıklarıyla mücadelede ciddi bir rol oynar. Bir de küresel açlıkla gerçekten mücadele edecek ve etmek zorunda. Belli ki bugüne kadar konulan hedefler doğru ama bu hedefe ulaşılması için atılan adımlarla birtakım yanlışlıklar ve eksiklikler var. Biz, bu küresel açlıkla mücadelede eksikliklerin giderilmesi yönünde söyleyecek sözümüzün olduğuna inanıyoruz. Komşularımız başta olmak üzere BM üyesi ülkelerden destek talep ediyoruz. Burada da İİT Dışişleri Bakanları Toplantısında da talebimiz; Türkiye Cumhuriyeti buraya bir karar taslağı sundu ve beklentimiz; o taslağın Türkiye'nin görüşü doğrultusunda onaylanması ve İİT FAO Genel Direktörlüğüne Türkiye Cumhuriyeti'nin adayının desteklenmesi yönündedir."
Irak Tarım Bakanı'yla görüşme
Irak Tarım Bakanı Abdurrahim Şamamri ile görüştüklerini de aktaran Mehdi Eker, İslam ülkeleri dışişleri bakanlarının "mevcut tedirginlik verici" dönemde Bağdat'ta toplanmasının önemli ve anlamlı olacağını ifade etti.
Eker, bu toplantının bölgesel ve küresel barış için iyi kararların alınması ve hayırlı sonuçlara vesile olmasını diledi.
Türkiye ve Irak'ın iki önemli komşu ve İslam ülkesi olduğunu dile getiren Eker, savaşların başta bölgeye ve insanlara zarar vermemesi ve varsa da zararın en aza indirilmesi ve bir an önce barışın tesis edilmesi için çaba harcandığını ve Türkiye'nin bu çabanın zirvesinde yer aldığını söyledi.
Mehdi Eker, "Sayın Cumhurbaşkanımız, Dışişleri Bakanımız ve devletin tüm kurumları olarak bu yönde çalışıyor. İnanıyoruz ki bu başkanlığı devralacak Irak Cumhuriyeti de aynı şekilde bu çabaları sürdürür ve iyi netice alır." değerlendirmesini yaptı.
"İki ülkenin ilişkileri hem bölge hem de dünya için çok önemli"
Türkiye ve Irak ilişkilerinin "umut verici" olduğunu dile getiren Eker, şunları kaydetti:
"İki ülkenin ilişkileri hem bölge hem de dünya için çok önemli. Gerek Hürmüz gerek Babulmendeb ve gerekse Karadeniz Havzası'nda bir kaos ve kargaşa yaratılıyor. Bu bölge ve dünya barışını da olumsuz etkiliyor. Irak'ın burada hükümetini tamamlamış olması ve Irak'ın anayasasına göre tamamlayıcı bütün unsurların burada yer alması ortak bir konsensüsle hareket edip yapıcı karar almasını kolaylaştırır ve Irak'ın gerek Türkiye ile ikili ilişkilerini gerekse bölgesel ve küresel düzeydeki çok taraflı kuruluşlar içerisindeki faaliyetlerini olumlu etkiler. Biz de bu konuda hem umutluyuz hem de dua ediyoruz ve Türkiye olarak elimizden gelen tüm gayretleri de gösteriyoruz."

