Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot, Netanyahu ve Likud'un 27 Ekim seçim sonuçlarını itibarsızlaştırdığını savundu. Eisenkot, bu girişimin 'İsrail demokrasisine doğrudan saldırı' olduğunu, Netanyahu ve partisinin hakimiyetinin ciddi tehlike oluşturduğunu belirtti.
İsrail'de muhalif Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot, Başbakan Binyamin Netanyahu ve partisi Likud'un 27 Ekim'deki seçim sonuçlarını ve seçim komisyonunu itibarsızlaştırma kampanyası yürüterek "İsrail demokrasisine doğrudan saldırıda" bulunduğunu belirtti.
Eisenkot, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki paylaşımında, "Likud ve Netanyahu'nun, kayıplarını sınırlandırmak için mücadele ettiğini" kaydetti.
Yashar Partisi lideri, "Seçim sonuçlarını ve Merkezi Seçim Komisyonunu itibarsızlaştırmak amacıyla yıkıcı ve sert saldırılarını tüm güçleriyle sürdürüyorlar." ifadelerini kullandı.
Netanyahu'nun ve Likud'un girişiminin "İsrail demokrasisine doğrudan bir saldırı" olduğunu savunan Eisenkot, Netanyahu ve partisinin yönetim merkezleri üzerindeki "hakimiyetini sürdürmesinin ciddi tehlike oluşturduğunu" aktardı.
Söz konusu "saldırıların Netanyahu'nun yenilgisini fark edenler için bir sığınak" olduğunu dile getiren Eisenkot, "Sınır veya kısıtlama olmaksızın istedikleri gibi davranmaya alışmışlardı ama o günler geride kaldı." değerlendirmesinde bulundu.
İsrail'de 27 Ekim'de düzenlenen İsrail Meclisi seçimlerinde Filistinlileri temsil eden iki liste, tarihi bir başarı elde ederek 19 sandalyeye ulaşmış ve Meclis aritmetiğinde kilit bir konuma yerleşmişti.
Başta Netanyahu'nun partisi Likud olmak üzere diğer aşırı sağcı partiler, İsrail vatandaşı Filistinlilerin seçimlerde elde ettiği başarı üzerine Katar'ın Arap seçmenlerin katılım oranını artırmaya yönelik çabaları finanse ettiğini ileri sürmüştü.
Katar ise İsrail'de yapılan seçimlere müdahale ettiği veya seçim sonuçlarını etkilemek amacıyla herhangi bir faaliyete finansman sağladığı yönündeki iddiaları kesin bir dille reddetmişti.
İsrail Merkez Seçim Komitesi Başkanı Noam Sohlberg de seçimlere dış müdahale olduğuna ilişkin iddialar üzerine başlatılan soruşturmanın seçim sonuçlarını etkilemeyeceğini belirtmişti.

