TESAM ve Marmara Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen 10. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi yapay zeka temasıyla başladı. TESAM Genel Başkanı Dr. İlyas Bozkurt, 2050 sonrası 2,5 milyar insanın işsiz ve aç kalma riski bulunduğu uyarısını yaptı.
Türkiye Ekonomik ve Stratejik Araştırmalar Merkezi (TESAM) ve Marmara Üniversitesi işbirliğiyle düzenlenen TESAM 10. Uluslararası Sosyal Bilimler Kongresi, "Yapay Zeka Çağında Ayakta Kalmak: İnsan, Teknoloji ve Toplumsal Dönüşüm" temasıyla başladı.
Marmara Üniversitesi Göztepe Yerleşkesi'ndeki programda, yapay zekanın toplumsal, teknolojik ve insani boyutları ele alındı.
Programda tanıtım filminin ardından açılış konuşması yapan TESAM Genel Başkanı Dr. İlyas Bozkurt, yapay zekanın yol açacağı küresel dönüşüme ilişkin önemli uyarılarda bulundu.
"2050 yılından sonra 2,5 milyar insanın işsiz ve aç kalma riski var"
Yapay zekanın iş dünyasında yaratacağı dönüşüme işaret eden Bozkurt, "2050'ye kadar Amerika'da 80 milyon, Japonya'da 30 milyon, Türkiye'de ise 20 milyon insanın işsiz kalması bekleniyor. 2050 yılından sonra 2,5 milyar insanın işsiz ve aç kalma riski var. Bu çok büyük bir kaos demek. En büyük sorunumuz dünyada 'işsiz ve aç' olması olacak maalesef." dedi.
"Çin'den sonra en büyük nadir toprak elementi rezervi Türkiye'de"
Küresel teknoloji savaşlarının temelinde yatan enerji kaynaklarına da değinen Bozkurt, kömür ve petrol gibi fosil yakıtların yerini "nadir toprak elementleri"nin aldığını söyledi. Bozkurt, bu alanda Türkiye'nin stratejik konumuna dikkati çekerek, "Dünyada en çok nadir toprak elementi bulunan ülke Çin, 800 milyon ton. Çin'den sonra dünyadaki en büyük nadir toprak elementleri cevher rezervi Türkiye'de, 694 milyon ton. Ağırlıklı olarak bunun yüzde 80'i Eskişehir Beylikova ile Burdur-Isparta arasında kalan bölgede bulunuyor." bilgisini verdi.
Bozkurt, gelecekte yaşanacak istihdam sorunlarına karşı üniversitelerin mevcut bölümlerini yeniden yapılandırması gerektiğini belirtti.
Açılış konuşmasının ardından kongre kapsamında bir oturum düzenlendi.
Prof. Dr. Hasan Köni, bugün küresel güç dengelerinin değiştiğine dikkati çekerek, "Günümüzde iki ülke küresel hegemonyayı paylaşacak gibi duruyor; Çin ve Amerika Birleşik Devletleri. Avrupa'yı bir kenara bırakıyoruz, Avrupa hızla bir düşüş içinde. Çin ise robotlarda, otonom sistemlerde, imalat otomasyonunda ve ucuz açık teknolojilerde ileri gitmeye çaba sarf ediyor." dedi.
Yapay zekanın silah sistemlerine entegrasyonu konusunda uyarılarda bulunan, uluslararası anlaşmaların zorunluluğuna dikkati çeken Köni, "Şimdiye kadar nükleer savaş çıkmadıysa yapılan nükleer silahları önleme anlaşmaları sayesindedir. Bu kadar silah üretiminin artırılması 'büyük savaşlar çıkacak' demek. Bunun önlenmesi için nükleer silahlarda olduğu gibi anlaşmaların yapılması gerekiyor." diye konuştu.
"Ağrı Dağı'nın tepesine helikopterle çıkarak dağcılık öğrenilemez"
Prof. Dr. Veysel Bozkurt, eğitim sisteminin ve gençlerin bu döneme nasıl hazırlanması gerektiğine dair bir benzetme yaparak, "Ağrı Dağı'nın tepesine helikopterle çıkarak dağcılık öğrenemezsiniz. Eğer yapay zeka çağında ayakta kalmak istiyorsanız, her şeyi yapay zekaya sorarak bir asistan gibi kullanmalı ama önce kendi temel yetkinliklerinizi ve bilgi birikiminizi inşa etmelisiniz. İyi prompt yazmak, iyi soru sormaktan geçer, soru sormak ise bilgi birikimi gerektirir." ifadelerini kullandı.
"Yapay zekaya 'elektronik kişi' diyelim tartışmaları var"
Yapay zekanın hukuki ve cezai sorumluluğu üzerinde duran Prof. Dr. Talat Canbolat, hukukta sadece gerçek ve tüzel kişilerin bulunduğunu belirterek, "Acaba yakında yapay zekanın oluşturduklarına da bir isim verip hukukta tanımlanıp sorumluluk getirilecek mi? Buna da 'tüzel kişi' veya 'elektronik kişi' diyelim tartışmaları var." dedi.
Emekli Korgeneral Uğur Tarçın, yapay zekanın savunma sanayisindeki rolü için "savunmanın beyni" benzetmesinde bulunarak, bu yapının ancak güvenli bir haberleşme altyapısıyla anlam kazanabileceğini vurguladı.
Savaş ortamında karşılaşılan karmaşık durumlara ve bilgi akışına dikkati çeken Emekli Tümgeneral Dr. Mehmet Okkan, "Savaşın ve çatışmaların yoğun olduğu anlarda komutanlar yüzlerce kaynaktan gelen bilgiyi makine hızıyla işlemek zorundadır. Bu noktada yapay zekanın sunduğu otonom sistemler komutanlara büyük hız kazandırmaktadır. Yapay zeka akıllı bir karar destek aracıdır ancak ahlaki ve hukuki sorumluluk insana aittir, nihai karar merciinin her zaman insan olması gerekmektedir." şeklinde konuştu.
Oturum, konuşmaların ardından katılımcılara plaket takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.
Kongrenin 5-6 Kasım'daki çevrim içi programın ardından sona ereceği belirtildi.




