Elazığ'da düzenlenen Fırat Havzası Su Kurulu Toplantısı'nda su kaynaklarının korunması, kuraklık ve taşkın riskleri ele alındı. Elazığ Vali Yardımcısı Muhammed Sait Baytok, Türkiye'nin su stresi altında olduğunu ve mevcut tüketimle su fakiri ülke grubuna düşme tehlikesi bulunduğunu söyledi.
Elazığ'da "Fırat Havzası Su Kurulu Toplantısı" gerçekleştirildi.
Elazığ Su Ürünleri Araştırma Enstitüsü Toplantı Salonu'nda düzenlenen toplantıda, bölgesel su kaynaklarının korunması, sürdürülebilir yönetimi ve havza koruma planlarının değerlendirilmesine yönelik sunumlar yapıldı.
Toplantıda ayrıca küresel iklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması, kuraklıkla mücadele, suyun verimli kullanılması ve taşkın risklerine karşı alınacak önlemler ele alındı.
Elazığ Vali Yardımcısı Muhammed Sait Baytok, toplantıda yaptığı konuşmada, yılda bir kez düzenlenen toplantıda önceki yıllarda alınan kararların takibi ve uygulanma durumunun değerlendirildiğini, yeni kararların da ele alındığını belirtti.
İlgili kurum ve kuruluşların su verimliliği, tasarrufu ve kaynakların daha etkin kullanılması konusunda daha fazla gayret gösterilmesi gerektiği konusunda hemfikir olduğunu ifade eden Baytok, şunları kaydetti:
"Ülkemiz su zengini bir ülke değil, su stresi altındaki ülkeler arasında yer alıyor. Bu kategorinin bir altı da zaten su fakiri ülkeler grubuna giriyor. Yani biz mevcut haliyle su tüketimine devam edersek su stresi altındaki ülkeler grubundan, su fakiri ülkeler grubuna düşme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağız."
Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü Taşkın ve Kuraklık Yönetimi Daire Başkanı Mustafa Dal da ülkede geçen yıl son 55 yılın en kurak günlerinin yaşandığını, Ekim 2025-Eylül 2026 dönemini kapsayan su yılında ise son 66 yılın en yağışlı döneminin görüldüğünü belirtti.
Kuraklıkla mücadelenin ardından taşkınlarla da mücadele edildiğini ifade eden Dal, şöyle konuştu:
"2100 yılına kadar gerçekleştirdiğimiz iklim projeksiyonları, ilerleyen yıllarda sıcaklıkların 6 dereceye kadar artacağını, yağışların yüzde 10 oranında azalacağını, su potansiyelinde yüzde 25'e varan azalmaların meydana geleceğini, karla kaplı alanlarda da yüzde 44'e varan azalmalar meydana geleceğini gösteriyor. Bununla birlikte ani ve şiddetli yağışlarla meydana gelen taşkın olaylarında da artış yaşıyoruz ve yaşamaya devam ediyoruz. O yüzden suyun yönetiminde hem kuraklığı yani suyun eksikliği hem de taşkınları yani suyun bolluğunu birlikte yönetmemiz gerekiyor. Burada gerçekleştirdiğimiz çalışmalar bu anlamda da ayrıca önem taşıyor. Yaptığımız çalışmalarda suyun miktarını ve kalitesini korumak, suyla birlikte gelecek taşkınlarla ve aşırı yağışlarla meydana gelmesi muhtemel krizleri değerlendirmek için risk yönetimi yapmak zorundayız."
İl Tarım ve Orman Müdürü Saadettin Taşkesen ise su kaynaklarının korunması, sürdürülebilirliğinin sağlanması ve gelecek nesillere sağlıklı şekilde aktarılmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu kaydetti.
Toplantıya, havza içerisinde yer alan 14 ilin valileri ve vali yardımcıları ile Bakanlık ve kurum yetkilileri katıldı.



