Zafer Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı Fikret Artan, fon krizine ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a çağrıda bulunarak, ilgili kurumların yöneticilerinin görevden alınmasını ve sorumlular hakkında işlem yapılmasını istedi. Artan, "Borsa İstanbul, Türk ve yabancı yatırımcılar için güvenli hale getirilsin" dedi.
(ANKARA)- Zafer Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı Fikret Artan, fon krizine ilişkin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a çağrıda bulunarak, ilgili kurumların yöneticilerinin görevden alınmasını ve sorumlular hakkında işlem yapılmasını istedi. Artan, " Borsa İstanbul, Türk ve yabancı yatırımcılar için güvenli hale getirilsin" dedi.
Zafer Partisi Ekonomi Politikaları Başkanı Fikret Artan, fon krizine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a seslenen Artan, krizin şeffaf, etkin ve hızlı biçimde çözülememesi halinde bankacılık sektörüne de yayılabileceğini ve toplumsal bunalıma yol açabileceğini savundu.
Vatandaşların son yedi yıldır ekonomik sorunların yükünü taşıdığını belirten Artan, sermaye piyasalarının sağlam ve istikrarlı olmasının kalkınmanın en önemli unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Artan, krizin derinleşmesinin önlenmesi ve borsaya güvenin yeniden sağlanması için adım atılması gerektiğini kaydetti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın özel kalemi ile Katılımevim'in sahibi arasındaki ilişkiye yönelik açıklama yapılmasını isteyen Artan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in de manipülasyondan haberdar olduğu iddiasını dile getirdi. Artan, şunları kaydetti:
"Öncelikle, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın özel kalemi ve Katılımevim'in sahibi şahıs ile olan ilişkisi hakkında kamuoyunu tatmin edici açıklama yapılmasını ve SPK Kanunu 106-107. maddeleri ile ilgili diğer kanunlar çerçevesinde gereğinin yerine getirilmesini, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in manipülasyonu bildiği halde neden SPK, BDDK, DDK, BİST, MKK ve Teftiş Kurulu'nu harekete geçirmediğinin ve bu kuruluşların sorumluluklarını yerine getirmeyerek tedbir almadıklarının açıklığa kavuşturulmasını ve haklarında işlem yapılmasını Türk milleti adına talep ediyoruz."
İLGİLİ KURUMLARIN YÖNETİCİLERİNİN GÖREVDEN ALINMASINI İSTEDİ
Artan, ilgili kurumların yöneticilerinin görevden alınması ve haklarında soruşturma yürütülmesi çağrısında bulunarak, şu ifadeleri kullandı:
"SPK, BDDK, DDK, Takasbank başkan ve yönetim kurulu üyeleri, Takasbank ve MKK yönetimi derhal görevden alınmalı, Borsa İstanbul Yönetimi Başkanı ve yönetim kurulu üyeleri, genel kurulla seçildikleri için, derhal savcılar harekete geçirilerek ve soruşturma izni verilerek işten el çektirilmeli ve yüksek Türk adaleti önünde hesaplarını vermelidirler."
"BORSADA MANİPÜLASYON HALA DEVAM EDİYOR"
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda önceki gün yapılan açıklamalara işaret eden Artan, borsada manipülasyonun sürdüğünü ileri sürdü. Artan, açıklamasında şunları belirtti:
"Sayın Cumhurbaşkanı, dün TBMM Plan-Bütçe Komisyonunda SPK Başkan Yardımcısı aslında itiraf etmiş, tutanakları okuyun lütfen. Borsada manipülasyon hala devam ediyor, SPK Kanunu'nun ihlal edilmesi hala sürdürülüyor. Hisse senetleri hala Ana Pazar'da işlem görüyor. 114 fon tasfiye halinde deniliyor ama bunlar da işlem yapmaya devam ediliyor.
Hala içi boşaltılmış, üretim yapmaktan yoksun şirketlerin (Gündoğdu Gıda'da olduğu gibi inek yok, makine yok, süt yok, firmada 2 bekçi dışında çalışan yok, finansal tablolarda denetim yok) işlem tahtaları açık ve yüzde 6-7 prim yapıyor. Bu durum Nasrettin Hoca fıkrası değil, gerçek. Şaka yapmıyoruz."
Artan, uluslararası endeks sağlayıcısı MSCI'ın 15 Ekim'de Türkiye'yi "Gelişmekte Olan Piyasalar" kategorisinden çıkartarak dondurduğunu, düzenlemeler için Haziran 2027'ye kadar süre verdiğini ve aksi halde kategorinin düşürüleceğini açıkladığını öne sürerek, bunun uyarılarını desteklediğini savundu.
"PAY DEVİR İŞLEMLERİNİN HANGİ KAYNAKLARLA GERÇEKLEŞTİRİLDİĞİ AÇIKLANSIN"
Şirketlerin yeniden denetlenmesini ve pay devirlerinde kullanılan kaynakların açıklanmasını isteyen Artan, şöyle devam etti:
"Ayrıca, ortalıkta mantar gibi yayılmış bulunan şirketler yeniden denetlenerek, Borsa İstanbul, Türk ve yabancı yatırımcılar için güvenli hale getirilsin. Ayrıca Emlak Katılım Bankası, Katılımevim, Birevim vb. şirketlerin pay devir işlemlerini hangi kaynaklar kullanılarak gerçekleştiriyor şeffaf bir şekilde açıklansın.
Bu tedbirleri hızla alarak, eğer sorunu çözmekte samimi iseniz, bu kurullara her şeyden önce Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin, Türk milletinin ve fon mağdurları ile piyasada işini doğru yapan şirketlerin çıkarlarını öncelikle koruyacak, zarar görmelerini önleyecek liyakatli ve uzman kişilerin atamasını bir an önce yapın.
Böylece hem borsanın kaybettiği güveni hızlı bir şekilde kazanmasını, hem de Türk ekonomisindeki kötü gidişatı durdurmak adına yeni ve temiz bir sayfa açılabilir. Bu çağrımızı, toplumsal yapımızın daha fazla zarar görmemesi için, sorumlu muhalefet partisi anlayışı ile yapmayı bir görev addediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur."