Kültür Sanat

Yedikule Kapısı Bizans ve Osmanlı izlerini Sultan 3. Ahmed onarım kitabesiyle taşıyor

İstanbul kara surlarının güneyindeki Yedikule Kapısı, Bizans'tan Osmanlı'ya uzanan izleri ve Sultan 3. Ahmed onarım kitabesini taşıyor. Prof. Dr. Kadir Pektaş, kapının bugün yalnızca…

14 Ekim 2026 12:17 · 3 dk okuma

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
14.10.2026 - 12:17
Güncelleme: 14.10.2026 - 12:19

İstanbul kara surlarının güneyindeki Yedikule Kapısı, Bizans'tan Osmanlı'ya uzanan izleri ve Sultan 3. Ahmed onarım kitabesini taşıyor. Prof. Dr. Kadir Pektaş, kapının bugün yalnızca ana sur kemerinin ayakta kaldığını, ön surdaki ikinci geçişin ulaşmadığını belirtti.

ALİ OSMAN KAYA/ ŞADUMAN TÜRKAY - İstanbul kara surlarının Marmara Denizi'ne yaklaştığı güney bölümünde bulunan Yedikule Kapısı, Bizans döneminden Osmanlı'ya uzanan geçmişi, farklı dönemlerde geçirdiği onarımlar ve günümüze ulaşan mimarisiyle kentin değişiminin izlerini taşıyor.

Anadolu Ajansının (AA) "Şehrin Tarihine Açılan Kapılar" başlıklı dosya haberinin dokuzuncu bölümünde, Yedikule Hisarı'nın hemen yakınında konumlanan, Altın Kapı'nın kuzeyinde bulunan Yedikule Kapısı'nın özellikleri ele alındı.

Surların 11 ve 12 numaralı kuleleri arasında bulunan kapının günümüze ulaşan mimarisinde Osmanlı döneminin izleri öne çıkıyor. Çift sıra tuğladan örülmüş sivri kemeriyle dikkati çeken kapının üzerinde Sultan 3. Ahmed dönemine ait bir onarım kitabesi bulunuyor.

Kapının bugün yalnızca ana sur hattındaki geçiş bölümü ayakta kalabildi. Yapının surların ön bölümündeki ikinci geçişi ise günümüze ulaşmadı.

Kapının ve yakınındaki surların Sultan 3. Ahmed dönemindeki müdahalelerin ardından Sultan 3. Osman devrinde de onarıldığı biliniyor. Bunlar, kapının Osmanlı döneminde Yedikule Hisarı ve çevresindeki kullanımının sürdüğünü gösteren mimari izler olarak kabul ediliyor.

Geçmişte sur içiyle Yedikule'nin çevresi arasında bağlantı sağlayan kapı, İstanbul'un Bizans ve Osmanlı dönemlerinden günümüze ulaşan kara surları mirasının parçalarından biri olmayı sürdürüyor.

"Osmanlı'da hem savunma hem de güvenlik amaçlı kullanıldı"

İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadir Pektaş, AA muhabirine, Yedikule Kapısı'nın İstanbul surlarının güney ucu ile Altın Kapı'nın kuzeyinde bulunduğunu söyledi.

Bu noktadan sonra kara surlarının Marmara Denizi'ne doğru sona yaklaştığını belirten Pektaş, Yedikule Kapısı'nın kara surlarına açılan, önemli yapılardan birisi olduğunu belirtti.

Prof. Dr. Pektaş, kapının Bizans döneminde savunma, Osmanlı döneminde ise hem savunma hem de güvenlik amaçlı kullanıldığını kaydetti.

Günümüzde yalnızca ana sur hattına açılan büyük kemerli bölümünün mevcut olduğuna dikkati çeken Pektaş, şöyle devam etti:

"Kapının bugün sadece ana, büyük surlara açılan bölümü, kemeri mevcut. Ön sur kısmı günümüze ulaşamamış. Ancak 19. yüzyıl fotoğraflarından buradaki ikinci olan kemerli kapının varlığı az çok tahmin edilebiliyor. Burada yapılan arkeolojik araştırmalar bunun da Bizans döneminden hatta Geç Bizans döneminden kaldığı yönünde. Sivri kemerli ve tuğla, iki sıra tuğlayla örülmüş sivri kemerli bir kapı. Bu yönüyle tamamen Osmanlı özelliği taşımakta. Tuğlalardan dıştaki biraz daha kısa, kemerin karın kısmına bakan bölümü biraz daha uzun tutulmuş."

Prof. Dr. Pektaş, kapının en dikkati çekici unsurlarından birinin kemer açıklığının üzerindeki Sultan 3. Ahmed dönemine ait onarım kitabesi olduğunu vurguladı.

Surların devamında 3. Ahmed ile 3. Osman'ın da iki ayrı kitabesinin daha bulunduğunun altını çizen Pektaş, bunların 18. yüzyılın ortalarına doğru kapı ile bu bölgedeki surların önemli bir onarım geçirdiğini kendilerine gösterdiğine işaret etti.

"Onarımlar Yedikule Zindanları'na ulaşımla ilgili"

Pektaş, Yedikule'nin diğer sur kapılarına kıyasla kapsamlı bir müdahale geçirmiş olabileceğini anlatarak, "Hemen Yedikule Zindanları'na ulaşan Osmanlı döneminde de kullanılan bir kapı. Muhtemelen 18. yüzyıldaki bu ardı ardına gelen onarımlar Yedikule Zindanları'na ulaşımla ilgili olmalı." diye konuştu.

Kapının şehir tarafında yakın döneme kadar figürlü bir kabartmanın bulunduğunu dile getiren Pektaş, bunların bugün yerinde olmadığını sözlerine ekledi.