Eğitim

Ümraniye'de Atatürk'ün temelini attığı bina Nene Hatun Anaokulu olarak hizmet veriyor

Ümraniye'de 1923'te Atatürk'ün temelini attığı tarihi bina, 1924'te Aşağı Dudullu İlkokulu olarak açıldı; 2013-2014'ten beri Nene Hatun Anaokulu olarak hizmet veriyor. Yaklaşık 70 yıl…

16 Ekim 2026 11:04 · 4 dk okuma

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
16.10.2026 - 11:04
Güncelleme: 16.10.2026 - 11:05

Ümraniye'de 1923'te Atatürk'ün temelini attığı tarihi bina, 1924'te Aşağı Dudullu İlkokulu olarak açıldı; 2013-2014'ten beri Nene Hatun Anaokulu olarak hizmet veriyor. Yaklaşık 70 yıl ilkokul, 10 yıl öğretmenevi olarak kullanılan yapı, bugün okul öncesi eğitim sunuyor.

HAMDİ DİNDİREK / GÖKÇE KARAKÖSE - Ümraniye'deki Nene Hatun Anaokulu olarak hizmet veren tarihi bina, Cumhuriyet'in ilk yıllarına uzanan geçmişiyle İstanbul'un eğitim tarihine tanıklık ediyor.

Anadolu Ajansının (AA) "Asırlık Mektepler" isimli dosya haberinin bu bölümünde, Ümraniye'de yaklaşık bir asır boyunca farklı eğitim ve kamu hizmetlerine ev sahipliği yapan, bugün okul öncesi eğitim kurumu olarak çocukların geleceğe hazırlanmasına katkı sunan Nene Hatun Anaokulu ele alındı.

Kayıtlarda 1923'te Mustafa Kemal Atatürk tarafından temeli atıldığı belirtilen yapı, 1924'te Aşağı Dudullu İlkokulu adıyla eğitim-öğretime açıldı.

Dudullu ve çevresindeki çocukların eğitim gördüğü okul, uzun yıllar bölgenin önemli eğitim kurumlarından biri olarak faaliyet gösterdi.

Yapının zaman içerisinde artan öğrenci sayısı ve eğitim ihtiyaçlarına cevap vermekte zorlanması üzerine okul bahçesinde yeni dersliklerin bulunduğu yapılar oluşturuldu.

İlk olarak 1980'de 5 derslikli yeni bir okul binası hizmete girerken, 1995'te 30 derslikli daha büyük bir okulun faaliyete geçmesiyle tarihi binada sadece 4. ve 5. sınıflar eğitim görmeye başladı.

Böylece yaklaşık 70 yıl boyunca Aşağı Dudullu İlkokulu olarak öğrencilerin eğitim gördüğü yapı, bölgedeki eğitim faaliyetlerinin yeni okul binalarında sürdürülmesiyle farklı bir döneme girdi.

Öğretmenevi olarak da hizmet verdi

Tarihi yapı, eğitim işlevinin sona ermesinin ardından bir süre farklı amaçlarla değerlendirilmek üzere yeniden düzenlendi.

Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdürlüğünün 12 Ağustos 2001 tarihli yazısıyla binanın Ümraniye Öğretmenevi olarak hizmet vermesi uygun görüldü.

Aynı yılın kasım ayında onarıma alınan yapı, çalışmaların tamamlanmasıyla 19 Ekim 2002'de Ümraniye Öğretmenevi ve Akşam Sanat Okulu olarak hizmet vermeye başladı.

Yaklaşık 10 yıl boyunca öğretmenlere yönelik sosyal ve mesleki faaliyetlere ev sahipliği yapan kurum, 5 Kasım 2012'de kapatıldı.

Binanın eğitim işlevine yeniden kazandırılması amacıyla İstanbul Valiliğinin 26 Aralık 2012 tarihli onayıyla yapının Nene Hatun Anaokulu olarak kullanılmasına karar verildi.

Bu kararın ardından gerekli düzenlemeler yapılarak tarihi bina, 2013-2014 eğitim öğretim yılında yeniden öğrencilerin sesleriyle buluştu.

Yaklaşık bir asır önce ilkokul olarak kapılarını açan yapı, böylece Cumhuriyet'in ilk yıllarından günümüze uzanan eğitim serüvenini bu kez okul öncesi eğitim kurumu olarak sürdürmeye başladı.

"Bağımsız anaokulu statüsünde hizmet veriyor"

Okul müdürü Okan Konak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün de katıldığı törenle 1923'te okulun temelinin atıldığını ve 1924'te eğitim öğretim faaliyetlerine başladığını söyledi.

Konak, okulun o zamanlar Aşağı Dudullu İlkokulu olarak açıldığını, uzun yıllar bu isimle hizmet verdiğini, 1980'li yıllarda artık ihtiyaca cevap vermediği için aynı parselin içine bir ilkokul yapıldığını anlattı.

İlkokul yapıldıktan sonra tarihi binada 4. ve 5. sınıf öğrencilerinin 2002'ye kadar eğitim gördüğünü kaydeden Okan, "2002 yılında Valilik kararıyla Öğretmenevi açılıyor. Ümraniye Akşam Sanat Okulu ve Öğretmenevi olarak hizmet veriyor. 2012 yılında da şu anda faaliyetine devam ettiği şekilde Nene Hatun Anaokulu olarak hizmet veriyor. Şu anda bağımsız anaokulu statüsünde Milli Eğitim'e bağlı bir devlet okulu olarak hizmet veriyor." diye konuştu.

Konak, okulun 5 dersliğe sahip olduğunu, tam gün ve yarım gün olacak şekilde öğrencilerin okula geldiklerini belirterek, "Mutfağımız var, kahvaltı, öğle yemekleri, ikindi kahvaltılarının yapıldığı, ara öğünlerin verildiği mutfak bölümümüz var. 5 derslik, 8 şubeden oluşuyor okulumuz." dedi.

"Böyle tarihi bir okulda çalışıyor olmak bir onur kaynağı, kıvanç kaynağı"

Okulda erken çocukluk eğitimi verildiğini aktaran Konak, çocukların çok yönlü gelişmelerini hedefleyen bir eğitim modelinin uygulandığını anlattı.

Konak, okulda çocukların kişisel, sosyal, duygusal ve öz bakım becerilerini geliştirici drama çalışmaları, sanat etkinlikleri ve görsel etkinlikler yapıldığını kaydederek, "Bunların haricinde ek olarak çocuklara istekleri doğrultusunda sunduğumuz farklı branş dersleri var. Örneğin halk oyunları, yabancı dil, satranç derslerimiz var. Bunlar velilerimizin, çocuklarımızın taleplerine göre değişmektedir. Yıl boyunca haziranın sonuna kadar hizmet veriyoruz." ifadelerini kullandı.

Okulda toplam 8 öğretmen, bir müdür yardımcısı ve kendisinin de müdür olarak görev yaptığını belirten Konak, şöyle devam etti:

"Hepimizin başından geçen ayrı ayrı olaylar oluyor. Öncelikle böyle tarihi bir okulda çalışıyor olmak bir onur kaynağı, kıvanç kaynağı. Böyle binaların yaşanmışlıkları olur, anıları olur, bunu hissedebiliyoruz. Canlı yaşadığımız örnekler de oluyor. 80 yaşında, 85 yaşında bir tane amcamız veya teyzemiz geliyor. 'Buyurun, ne istemiştiniz?' diyoruz. 'Ben bu okulda okudum, okulu görmek istiyorum.' diyor. Alıyoruz, okulu gezdiriyoruz. 'Şurası benim sınıfımdı, şurada oturuyordum ben.' diyor. Bu şekilde yaşlılarımızın ziyaretlerini kabul ettiğimiz durumlar oluyor. Onun dışında kayda gelen bazı velilerimiz oluyor. Mesela baba geldi, çocuğunu kaydediyor anaokuluna ve şöyle bir cümle sarf etti, 'Hocam benim dedem burada okudu, babam burada okudu, ben burada okudum, çocuğum da burada okusun istiyorum.' Bunlar bizim için ayrı onur kaynağı. Velilerin bir duygusal bağı da okula karşı gelişmiş oluyor. Bir duygusal bağ oluşuyor. Biz de yıllardır çalıştığımız için aynı duygusal bağı biz de kuruyoruz ve yıl içerisinde yaşıyoruz."