Dünya

Ugandalı generalden Türkiye kararı! 5 ayda her şey değişti

Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba, haziran ayında sözleşmesini iptal ettiklerini duyurduğu Türk inşaat şirketi Yapı Merkezi hakkında karar değiştirdi. Türkiye ile yaşanan…

7 Kasım 2026 08:18 · 2 dk okuma

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
07.11.2026 - 08:18
Güncelleme: 07.11.2026 - 08:21
Yorum yap

Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba, haziran ayında sözleşmesini iptal ettiklerini duyurduğu Türk inşaat şirketi Yapı Merkezi hakkında karar değiştirdi. Türkiye ile yaşanan diplomatik gerilimin ardından gelen açıklamada, 2,7 milyar euroluk demiryolu projesinin ilk etabının yeniden Yapı Merkezi tarafından yürütülmesine onay verildi. Kainerugaba, ilgili kurumlara çalışmaların hızlandırılması talimatını da verdi.

  • Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba, 6 Kasım'daki açıklamasında Malaba-Kampala Standart Hat Açıklıklı Demiryolu projesinin ilk aşamasının Türk şirketi Yapı Merkezi tarafından yürütülmesine onay verildiğini bildirdi.
  • Kainerugaba, 16 Haziran 2026'da Yapı Merkezi ile imzalanan demiryolu sözleşmesinin iptal edildiğini duyurmuş ve Türkiye'nin Kampala Büyükelçiliği önünde protesto çağrısı yapmıştı.
  • Yaklaşık 2,7 milyar euro değerindeki ve 272 kilometre uzunluğundaki demiryolu projesinin temeli Kasım 2024'te atıldı; proje Kampala'yı Kenya sınırındaki Malaba kentine bağlayacak.

Uganda'da Türk şirketi Yapı Merkezi'nin üstlendiği milyarlarca euroluk demiryolu projesinde yaklaşık beş ay arayla birbirine zıt iki açıklama yapıldı. Haziran ayında şirketle yapılan anlaşmanın iptal edildiğini duyuran Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba, bu kez projenin Türk şirketi tarafından sürdürülmesini kabul ettiğini açıkladı.

Patronlar Dünyası'nda yer alan habere göre; Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni'nin oğlu olan Kainerugaba, 6 Kasım'daki açıklamasında, babasının talimatları doğrultusunda Malaba-Kampala Standart Hat Açıklıklı Demiryolu (SGR) projesinin ilk aşamasının Yapı Merkezi tarafından yürütülmesine onay verdiğini bildirdi. Kainerugaba, ilgili kamu kurumlarından proje çalışmalarının hızlandırılmasını istedi.

Yeni açıklama, haziran ayında Türk şirketine yönelik sert çıkışlarıyla dikkat çeken Kainerugaba'nın önceki tutumundan geri adım atması olarak değerlendirildi.

Kainerugaba, 16 Haziran 2026'da yaptığı açıklamada Yapı Merkezi ile imzalanan demiryolu sözleşmesini iptal ettiklerini duyurmuş, projenin tamamlanması için başka bir şirket arayacaklarını söylemişti. General, Türkiye'nin Kampala Büyükelçiliği önünde protesto düzenlenmesi çağrısında da bulunmuştu.

Ancak o dönemde Uganda'nın ilgili kamu kurumlarından sözleşmenin hukuken feshedildiğine ilişkin kesin bir doğrulama gelmemişti. Bu nedenle haziran ayındaki açıklamanın ardından projenin geleceğine ilişkin belirsizlik devam etmişti.

İki ülke arasındaki gerilimin merkezinde, Uganda yönetiminin Türkiye'de bulunduğu belirtilen muhalif Fred Lumbuye'nin iadesine yönelik talebi yer alıyordu. Kainerugaba'nın Türkiye'den 1 milyar dolar istediğine ilişkin açıklamaları da tartışmaları artırmıştı.

Yaşanan gelişmelerin ardından Türk şirketinin demiryolu projesindeki geleceği belirsizliğe sürüklenirken 6 Kasım'da yapılan yeni açıklamayla Yapı Merkezi'nin projedeki rolünün devam edeceği bildirildi.

Yapı Merkezi ile Uganda hükümeti arasında Ekim 2024'te yaklaşık 2,7 milyar euro değerinde demiryolu sözleşmesi imzalanmıştı. Başkent Kampala ile Kenya sınırındaki Malaba kentini birbirine bağlayacak hattın yaklaşık 272 kilometre uzunluğunda olması planlanıyor.

Kasım 2024'te temeli atılan projenin 48 ay içerisinde tamamlanması hedeflenmişti. Ancak finansman sorunları nedeniyle çalışmalar planlanan takvimin gerisinde kaldı. Haziran 2026'da İslam Kalkınma Bankasının projeye 650,75 milyon euroluk finansman onayı vermesi, projenin ilerlemesi açısından önemli bir gelişme oldu.

Demiryolu hattının tamamlanmasıyla Uganda'nın Kenya üzerinden Hint Okyanusu kıyısındaki Mombasa Limanı'na demiryolu bağlantısı kurması hedefleniyor. Projenin iki ülke arasındaki yük taşımacılığını kolaylaştırması, lojistik maliyetlerini azaltması ve Doğu Afrika'daki ticaret bağlantılarını güçlendirmesi bekleniyor.