Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov, "Türk devletleri geniş ekonomik imkanlara sahip. Bu imkanların verimli kullanılması için enerji, ulaştırma, haberleşme, sanayi, tarım, inşaat, tekstil, ham maddelerin yeniden işlenmesi ve ekonominin diğer sektörlerinde iş birliğini daha...
Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov, "Türk devletleri geniş ekonomik imkanlara sahip. Bu imkanların verimli kullanılması için enerji, ulaştırma, haberleşme, sanayi, tarım, inşaat, tekstil, ham maddelerin yeniden işlenmesi ve ekonominin diğer sektörlerinde iş birliğini daha da geliştirmek gereklidir" dedi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ise "Kıbrıs Türk halkının dünyayla bütünleşmesi ile Kıbrıs'ta çözüm arayışları birbirini alternatif değil, birbirini güçlendiren süreçlerdir. Türkiye Cumhuriyeti ile yakın istişare ve iş birliği içerisinde adada adil ve kalıcı bir çözüm için çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen toplantıda liderler konuşmalarını gerçekleştirdi. Zirvede Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov ve KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a daveti ve Türkmen heyetine gösterilen misafirperverlik dolayısıyla teşekkür ederek başlayan Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov, Türkmenistan Milli Lideri ve Halk Maslahatı Başkanı Gurbangulu Berdimuhamedov'un selamlarını iletti.
Cumhuriyet Bayramı'nın zirveyle aynı güne denk gelmesinin ayrı bir anlam taşıdığını belirten Berdimuhamedov, "Bu vesileyle Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı saygıdeğer Recep Tayyip Erdoğan'ı ve tüm kardeş Türk halkını içtenlikle kutluyorum. Türkiye Cumhuriyeti'ne gelecekte de kalkınma, refah ve yeni başarılar diliyorum" dedi.
Türk halklarını ortak tarih, kültürel miras, manevi değerler ve geleneklerin bir arada tuttuğunu ifade eden Berdimuhamedov, bu değerlerin korunmasının ve gelecek nesillere aktarılmasının ortak görev olduğunu söyledi.
Türkmenistan'ın Türk dünyası ülkeleriyle dostane ilişkileri güçlendirmeye özel önem verdiğini kaydeden Berdimuhamedov, "Bu nedenle biz Türk Devletleri Teşkilatı'nı kardeş devletler arasında karşılıklı güveni güçlendiren, etkin münasebetleri geliştiren ve pratik iş birliğini artıran önemli bir teşkilat olarak değerlendiriyoruz. Teşkilatın çalışmalarının etkin olması, öncelikli olarak halklarımızın çıkarlarına yönelik net girişimler ve karşılıklı çıkarlara dayalı projelerin gerçekleştirilmesiyle bağlantılıdır" diye konuştu.
Türk devletlerinin geniş ekonomik imkanlara sahip olduğunu vurgulayan Berdimuhamedov, "Bu imkanların verimli kullanılması için enerji, ulaştırma, haberleşme, sanayi, tarım, inşaat, tekstil, ham maddelerin yeniden işlenmesi ve ekonominin diğer sektörlerinde iş birliğini daha da geliştirmek gereklidir. Aynı zamanda karşılıklı yatırımların teşvik edilmesi, girişimciler arasındaki ilişkilerin genişletilmesi ve ortak üretim projelerinin gerçekleştirilmesi için gelecekte de elverişli şartların oluşturulmasını amaca uygun görüyoruz" ifadelerini kullandı.
Ekonomik kalkınma ve bölgesel ilişkilerin genişletilmesinde ulaştırma ve haberleşme sektörünün stratejik öneme sahip olduğunu belirten Berdimuhamedov, ülkelerin coğrafi konumlarının Orta Asya, Hazar Bölgesi, Güney Kafkasya, Karadeniz Bölgesi, Türkiye ve Avrupa'yı bir araya getiren ulaştırma koridorlarının geliştirilmesi için geniş imkanlar sunduğunu kaydetti.
Hazar Geçişli Uluslararası Ulaştırma Koridoru'nun kapasitesinin artırılmasını önemli gördüklerini belirten Berdimuhamedov, "Bunun için ülkemiz Türkmenbaşı Uluslararası Deniz Limanı'nın altyapısını geliştirmeye hazırdır. Ayrıca ulaştırma sektörünün modernleştirilmesi, uluslararası yük taşımacılığının şartlarının daha da iyileştirilmesi, gümrük işlemlerinin sürekli kolaylaştırılması ve dijital teknolojilerin geniş bir şekilde kullanılması zaruridir" dedi.
Transit koridorların kapasitesinin artırılması, lojistik işlemlerin koordine edilmesi ve yük taşımacılığı için elverişli şartların oluşturulması amacıyla ortak çaba gösterilmesinin önemine değindi.
"Çevrenin korunmasına özel önem veriyoruz"
Çevrenin korunması ve doğal kaynakların verimli kullanılmasının önemli konular arasında yer aldığını ifade eden Berdimuhamedov, Türkmenistan'ın bu konuları devlet politikasının temel alanlarından biri olarak değerlendirdiğini belirtti.
Berdimuhammedov, "Çevrenin korunmasını sağlamaya, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerini azaltmaya, çevre güvenliğini güçlendirmeye ve istikrarlı kalkınmanın ekolojik temellerini güçlendirmeye özel önem veriyoruz. Su kaynaklarının verimli kullanılması, çölleşmeyle mücadele edilmesi, toprağın zarar görmesinin önlenmesi ve doğal ekosistemlerin korunması önemli konulardır" diye konuştu.
Türkmenistan'ın bu alanlarda uluslararası ve bölgesel iş birliğini geliştirmeyi, deneyim alışverişini ve ortak çalışmaları desteklediğini kaydeden Berdimuhamedov, Aşkabat'ta iklim değişikliği teknolojileri ve çölleşmeyle mücadele konusunda bölgesel merkezler kurulmasına ilişkin girişimlerini Birleşmiş Milletler (BM) düzeyinde gündeme getirdiklerini aktardı.
"Ortak kültürel mirasımızı korumalıyız"
Halklar arasındaki tarihi ve manevi bağların kültürel ve insani iş birliğinin sağlam temelini oluşturduğunu belirten Berdimuhamedov, eğitim, bilim, aile değerleri, büyüklere saygı, konukseverlik ve barış içerisinde yaşama gibi değerlerin korunmasının önemine işaret etti.
Yükseköğretim kurumları, bilimsel araştırma merkezleri, sanat grupları ve gençlik teşkilatları arasındaki ilişkilerin geliştirilmesinin yeni imkanlar oluşturacağını ifade eden Berdimuhamedov, ortak eğitim programları ve akademik değişimlerin hayata geçirilmesini önerdi. Ortak tarihi ve kültürel mirasın incelenmesi, korunması ve dünyaya tanıtılması konusunda ortak etkinlikler düzenlenmesinin uygun olacağını belirten Berdimuhamedov, turizm alanında da ülkeler arasında geniş imkanlar bulunduğunu söyledi.
Uluslararası barış ve güvenliğin güçlendirilmesi, uluslararası hukukun genel kabul gören kurallarına saygı duyulması ve çok yönlü iş birliğinin geliştirilmesinin önemli görevler olduğunu dile getiren Berdimuhamedov, TDT ile BM arasındaki iş birliğinin genişletilmesinin önemine dikkat çekti.
Türkmenistan'ın uluslararası girişimlerine değinen Berdimuhamedov, "Türkmenistan'ın girişimiyle Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 2028 yılını Uluslararası Hukuk Yılı olarak ilan eden kararı kabul etti. Bu karar uluslararası hukukun önemini daha da yükseltecek, onun kurallarının ve ilkelerinin uluslararası ilişkilerde tam olarak uygulanmasına yönelik olacaktır" ifadelerini kullandı.
Zirvenin sonuçlarının ülkeler arasındaki dostane iş birliğinin yeni alanlarını belirleyeceğine inandığını kaydeden Berdimuhamedov, TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev'e teşkilatın çalışmalarına katkılarından dolayı teşekkür ederek yeni atanacak genel sekretere başarılar diledi.
"Kıbrıs Türk halkı haksız bir izolasyonla karşı karşıyadır"
KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ise konuşmasına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a daveti ve Türkiye'ye misafirperverliği dolayısıyla teşekkür ederek başladı. Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayan Erhürman, Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde verilen bağımsızlık mücadelesinin ve Cumhuriyet'in kuruluşuyla hayat bulan çağdaşlaşma vizyonunun Kıbrıs Türk halkı için de ilham kaynağı olduğunu söyledi.
Zirvenin temasının "Türk Yüzyılı: Dilde, fikirde, işte birlik" olduğunu hatırlatan Erhürman, dilde birliğin ortak tarih, kültür ve değerlerden kaynaklanan aidiyet duygusuna, fikirde birliğin ortak hedefler etrafında dayanışmaya, işte birliğin ise bu değerlerin somut iş birliklerine ve ortak projelere dönüştürülmesine işaret ettiğini ifade etti.
Birliğin gücünün ortak geçmişten alınan ilhamın ortak geleceği inşa edecek somut adımlara dönüştürülmesiyle ortaya çıkacağını belirten Erhürman, KKTC'nin 2022 yılında Semerkant Zirvesi'nde gözlemci üye statüsüyle katıldığı TDT'nin çalışmalarına katkı sunmayı ve kardeş ülkelerle ilişkilerini her alanda geliştirmeyi arzuladığını kaydetti.
"Gençlerimizin uluslararası spor müsabakalarına katılımı engelleniyor"
Kıbrıs Türk halkının uzun yıllardır ekonomik ve sosyal gelişimini, dünyanın geri kalanıyla bütünleşmesini sınırlandıran haksız bir izolasyonla karşı karşıya olduğunu ifade eden Erhürman, kültür, sanat, spor, bilim, eğitim ve ekonomi alanlarında uluslararası toplumla ilişki kurulabilmesinin temel bir insan hakları meselesi olduğunu söyledi.
Kıbrıs Türk halkının 2004 yılında ortaya koyduğu çözüm iradesi ve sonraki müzakere süreçlerindeki yapıcı tutumuyla dünyayla bütünleşme ve adada adil, kalıcı bir çözüme ulaşma arzusunu defalarca gösterdiğini belirten Erhürman, buna rağmen gençlerin uluslararası spor müsabakalarına katılımının, kültürel etkinliklerin KKTC'de gerçekleştirilmesinin ve halkın dünyayla doğrudan temas kurmasının engellenmeye çalışıldığını dile getirdi.
Bu tür girişimlerin adada karşılıklı güvenin geliştirilmesi ve çözüm için elverişli ortam oluşturulması yönündeki çabaları olumsuz etkilediğini kaydeden Erhürman, BM ve Avrupa Birliği (AB) nezdinde yaptıkları girişimlere verilen yakın tarihli yanıtların önemli mesajlar içerdiğini söyledi.
BM ve Avrupa Komisyonu'nun mektuplarına dikkat çekti
BM Genel Sekreteri'nin 16 Ekim 2026 tarihli mektubunda Kıbrıs Türk halkının kültürel, sportif, siyasi ve diplomatik faaliyetlerini etkileyen olumsuz gelişmelerin kaygıyla karşılandığını ve cesaret kırıcı olarak nitelendirildiğini aktaran Erhürman, güvenin tesisini engelleyen ve uluslararası nitelikteki etkinliklerin iptal edilmesine yol açan girişimlerin ortak çabalara aykırı olduğunun vurgulandığını belirtti.
Avrupa Komisyonu'nun 6 Ekim 2026 tarihli mektubunda ise AB'nin 2004 yılında ortaya koyduğu Kıbrıs Türk halkının izolasyonuna son verilmesi hedefinin yeniden teyit edildiğini ifade eden Erhürman, özellikle gençlerin sosyoekonomik gelişimine katkı sağlayan ve Kıbrıs Türk halkının AB ile yakın ilişkiler kurmasını sağlayan girişimlerin Birliğin hedefleriyle uyumlu olduğunun belirtildiğini kaydetti.
Erhürman, "Bu iki mektubun ortak mesajı açıktır. Kıbrıs Türk halkıyla her alanda temas, diyalog ve iş birliği geliştirilmesinin güçlü bir siyasi ve hukuki zemini mevcuttur ve bu zemin BM ile AB tarafından da teyit edilmekte, desteklenmektedir. Bu bağlamda atılacak adımlar karşılıklı güven ortamının oluşmasına ve çözüm çabalarına katkı sağlayacaktır" dedi.
Kıbrıs Türk halkıyla bilimsel, akademik, kültürel, sportif, ekonomik, teknolojik ve diplomatik alanlarda yakın ilişkiler kurulmasının önünde herhangi bir engel bulunmadığını belirten Erhürman, üniversiteler arasında ortak araştırma programları geliştirilmesi, gençlerin akademik ve kültürel değişim projelerinde buluşturulması ve spor alanında daha güçlü bağlar kurulması gerektiğini söyledi.
Sergi, konser, opera ve sahne sanatları gibi ortak kültürel alanların geliştirilmesiyle sanatçılar arasındaki kültürel diyaloğun artırılabileceğini ifade eden Erhürman, girişimcilerin, iş insanlarının ve araştırmacıların ortak platformlarda buluşturularak ticaret, yatırım, dijital dönüşüm ve yenilikçilik alanlarında yeni fırsatlar oluşturulabileceğini kaydetti.
"Türk dünyası ile Doğu Akdeniz arasında köprü olmaya hazırız"
KKTC'nin yükseköğretim alanındaki kapasitesi, genç insan kaynağı, turizm potansiyeli ve Doğu Akdeniz'deki stratejik konumuyla iş birliklerine önemli katkılar sunabileceğini belirten Erhürman, Türk dünyası ile Doğu Akdeniz arasında ekonomik, bilimsel ve kültürel bir köprü olma hedefiyle hareket etmeye hazır olduklarını ifade etti.
Bütün çabalarının temelinde Kıbrıs Adası'nda ve bölgede barış, istikrar ve iş birliğinin güçlendirilmesinin bulunduğunu dile getiren Erhürman, "Bizim yaklaşımımız nettir. Kıbrıs Türk halkının dünyayla bütünleşmesi ile Kıbrıs'ta çözüm arayışları birbirini alternatif değil, birbirini güçlendiren süreçlerdir. Türkiye Cumhuriyeti ile yakın istişare ve iş birliği içerisinde adada adil ve kalıcı bir çözüm için çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Doğu Akdeniz'in gerilimlerin ve dışlayıcı politikaların değil, karşılıklı saygının, kapsayıcı iş birliğinin ve ortak refahın hakim olduğu bir bölgeye dönüşmesini istediklerini belirten Erhürman, Türk dünyasının ortak değerleri gelecek nesiller için somut kazanımlara dönüştürmesinin herkesin sorumluluğu olduğunu kaydetti.
Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Türkiye'ye ev sahipliği dolayısıyla teşekkür eden Erhürman, zirvenin halklar arasındaki kardeşliği ve iş birliğini güçlendirmesini diledi. Erhürman, dönem başkanlığını devreden Azerbaycan'a ve görevini devredecek olan TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev'e de teşekkür etti.