Dünya

Trump'ın Kazma Dağı açıklaması İran nükleer tesisleri tartışmasını alevlendirdi

ABD'li gazeteci Tucker Carlson, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun baskısıyla ABD'nin birkaç gün içinde İran'a nükleer saldırı düzenleyebileceğini öne sürdü. Trump'ın Kazma Dağı açıklaması…

3 Kasım 2026 14:05 · 4 dk okuma

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
03.11.2026 - 14:05
Güncelleme: 03.11.2026 - 14:06

ABD'li gazeteci Tucker Carlson, İsrail Başbakanı Netanyahu'nun baskısıyla ABD'nin birkaç gün içinde İran'a nükleer saldırı düzenleyebileceğini öne sürdü. Trump'ın Kazma Dağı açıklaması sonrası gözler, Natanz'a 1,5 kilometre mesafede olduğu belirtilen tesise çevrildi.

TAHRAN (AA) – TOLGA AKBABA - ABD'li gazeteci Tucker Carlson'ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun baskısıyla ABD'nin birkaç gün içinde İran'a yönelik nükleer saldırı düzenleyebileceğini öne sürmesinin ardından gözler, Tahran'ın yer altı nükleer tesislerine ev sahipliği yaptığı iddia edilen Kazma Dağı'na çevrildi.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, "Mesela 'Pickaxe Dağı' (Kazma Dağı) meselesi var, onunla da ilgilenmeniz gerekiyor. Bunların hepsini çok hızlı bir şekilde halledebiliriz." şeklindeki açıklaması da ABD'nin İran'daki bir sonraki ve hatta en önemli hedefinin Kazma Dağı olacağı yorumlarına sebep oldu.

ABD, 22 Haziran 2025'te "Gece Yarısı Çekici Harekatı" adını verdiği saldırılar kapsamında İran'ın Fordo, Natanz ve İsfahan'daki nükleer tesislerini hedef almıştı. Washington ve Tel Aviv yönetimleri, bu saldırıların İran'ın nükleer programına ciddi zarar verdiğini açıklamıştı.

Ancak daha sonra uydu görüntülerinde Kazma Dağı çevresinde yeni inşaat ve tahkimat faaliyetleri tespit edilmişti. Uluslararası basında yer alan analizlerde, dağın içerisindeki tünel girişlerinin hava saldırılarına karşı toprak ve kaya parçalarıyla güçlendirildiği, bölgede ağır iş makineleriyle kazı çalışmalarının sürdüğü iddia edildi.

İsrail istihbaratının da İran'ın çok sayıda son teknoloji nükleer santrifüjü Kazma Dağı'na taşıdığı, yerin derinliklerine gömdüğü ve böylece hava saldırılarında hedef alınmalarını zorlaştırdığı yönünde bazı değerlendirmeleri bulunuyor.

İran nükleer faaliyetlerini Kazma Dağı'nın derinliklerinde mi yürütüyor?

Trump hedef gösterene kadar kamuoyunun pek de bilmediği Kazma Dağı, Natanz Nükleer Santrali'ne 1,5 kilometre mesafede bulunuyor.

Dağın en dikkat çekici özelliği, sert granit yapısı. İran'ın dağın altında 80 ila 100 metre derinliğe ulaşan kazılar gerçekleştirdiği iddia ediliyor. Dağın toplam derinliğinin ise 600 metreye kadar ulaştığı belirtiliyor.

İsrail de İran'ın nükleer materyallerini dağın yaklaşık 80 metre altında muhafaza ettiğini öne sürüyor ve ABD'yi de bu söylem ve iddiayla baskı altına alıp yeni bir saldırı başlatmaya teşvik ediyor.

Dağın içindeki kazı çalışmalarının ilk olarak 2007 yılında planlandığı ancak kazıların sistematik olarak 2020 yılında başladığı ifade ediliyor.

İran'ın, Natanz Nükleer Santrali'nde 2020 ve 2021 yıllarında gerçekleştirilen sabotajların ardından kritik santrifüjlerini koruma altına almak amacıyla Natanz'a oldukça yakın konumdaki Kazma Dağı'na taşıdığı iddia ediliyor.

Nitekim en gelişmiş sığınak delici bombaların dahi granit yapısı nedeniyle dağın iç kesimlerine nüfuz edemediği belirtiliyor.

Eski İran Atom Enerjisi Kurumu Başkanı Ali Ekber Salihi de Natanz Nükleer Santrali'nin 2020 ve 2021 yıllarında zarar görmesinin ardından üretim zincirinin kesintiye uğramaması için santrifüjlerin başka bir bölgeye taşınmasının gündemde olduğunu ve bir dağın içerisine yerleştirileceğini açıklamıştı.

Salihi santrifüjlerin nereye taşınacağına dair bölge ismi vermese de üretim zincirinin kırılmaması adına uzak bir bölgeye değil Kazma Dağı'nın içine taşındığı yorumları yapılmıştı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi de 12 gün süren savaş sırasında ülkeye ait üçüncü bir nükleer tesisin hasar gördüğünü açıklamıştı. Erakçi, İsfahan yakınlarındaki söz konusu tesisin saldırı sırasında henüz faaliyete geçmediğini belirtmişti.

Erakçi'nin bu ifadeleri İran'ın yeni nükleer tesisini Kazma Dağı'nın derinliklerinde kurduğu yönündeki iddiaları yeniden gündeme getirmişti.

Ancak İran Meclisi Güvenlik Komisyonu üyesi Ahmed Behşayeş Erdestani, Kazma Dağı'na ilişkin son açıklamasında, asıl nükleer materyallerin burada bulunmadığını ve Ali Ekber Salihi'nin "Fordo'yu vurduklarına göre, düz alanda bulunan tesislerimizi yer altına taşıyoruz." şeklindeki açıklamasının dönemi itibarıyla yanlış anlaşıldığını ve söz konusu yer altı tesisinin Kazma Dağı olarak nitelendirildiğini ancak Salihi'nin açıklamasının bu manaya gelmediğini öne sürdü.

Muhtemel bir nükleer saldırı durumunda alınması gereken önlemleri anlatan eğitim videosu yayımlandı

ABD muhafazakar siyasetinin en etkili medya figürlerinden biri olarak kabul edilen Amerikalı gazeteci Tucker Carlson, 2 Kasım'da ismini açıklamadığı bir kaynağa dayandırarak Trump yönetiminin, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun baskısıyla, Kazma Dağı'nda bulunduğu öne sürülen nükleer tesisi yok etmek için nükleer saldırı seçeneğini değerlendirdiğini ileri sürdü.

IRNA'nın 29 Ekim'de yayımladığı ve İsfahan Hastane Öncesi Acil Sağlık Hizmetleri Kurumu tarafından hazırlanan eğitim videosunda, özellikle nükleer patlama ve radyoaktif maddelerin yayılması gibi durumlarda halkın nasıl hareket etmesi gerektiği anlatıldı.

Eğitim videosunda, patlama anında yoğun ışığa doğrudan bakılmaması, ilk patlama dalgası geçene kadar yere yakın bir noktada ve uygun bir engelin arkasında korunulması gerektiği anlatıldı. İlk dalganın ardından güvenli hareket imkanı oluştuğunda en yakın sağlam binaya sığınılması, mümkünse bodrum veya binanın pencerelerden uzak merkezi bölümlerinde kalınması tavsiye edildi.

Eğitim videosunda radyoaktif kirlenmeye karşı uygulanması gereken önlemlere de dikkat çekildi. Açık alanda radyoaktif toza maruz kalmış olabileceğini düşünen kişilerin dış kıyafetlerini dikkatlice çıkararak kapalı bir poşete koymaları ve ardından cilt ve saçlarını ılık su ve sabunla yıkamaları gerektiği belirtildi.

İsfahan Acil Servisi, muhtemel bir radyoaktif saldırı halinde halka panik yapmadan hareket etmeleri, güvenli alanlarda kalmaları ve tahliye ya da sığınma kararlarında resmi yetkililerin açıklamalarını esas almaları çağrısında bulundu.