Sağlık

Trakya Üniversitesi öğretim üyesi Yılmaz, kekemelikte müdahaleyi doğru bulmadı

Trakya Üniversitesi öğretim üyesi Şüle Yılmaz, kekemeliği olan bireylere konuşurken müdahale etmenin ve onları yönlendirmenin fayda sağlamadığını söyledi. Yılmaz, 'sakin ol'…

22 Ekim 2026 11:55 · 3 dk okuma

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
22.10.2026 - 11:55
Güncelleme: 22.10.2026 - 11:57

Trakya Üniversitesi öğretim üyesi Şüle Yılmaz, kekemeliği olan bireylere konuşurken müdahale etmenin ve onları yönlendirmenin fayda sağlamadığını söyledi. Yılmaz, 'sakin ol' uyarılarının veya ısrarla konuşturmanın baskıyı artırabildiğini, çevrenin dinlemesi gerektiğini belirtti.

Kekemeliği olan bireylerin, günlük yaşamda kendilerini ifade ederken yaşadıkları güçlüklerin yanı sıra çevrelerinden gelen iyi niyetli ancak yanlış yönlendirmelerle de karşılaşabildikleri belirtildi.

Trakya Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Odyoloji öğretim üyesi Şüle Yılmaz, AA muhabirine, kekemeliğin yalnızca konuşma akıcılığıyla ilgili bir durum olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bireyin kendisini rahatça ifade edebilmesinin de önemli olduğunu söyledi.

Kekemeliği olan kişilere konuşmaları sırasında müdahale etmenin ve onları yönlendirmeye çalışmanın fayda sağlamadığını vurgulayan Yılmaz, çevrenin iyi niyetle yaptığı bazı uyarıların kişinin konuşmasına ilişkin farkındalığını ve baskı hissini artırabildiğini ifade etti.

Yılmaz, kekemeliği olan kişilere yönelik en sık yapılan yanlışların başında konuşma sırasında uyarıda bulunmanın geldiğini belirterek, "En sık karşılaşılan yanlışlar uyarmak aslında bir yerde. O 'sakin ol' dediğimiz uyarılar veya daha çok konuşturursam daha faydalı olur deyip durmadan sorular sormak ya da ısrarla konuşturmaya çalışmak." ifadelerini kullandı.

"Konuşma sırasında uyarmak baskıyı artırabiliyor"

Kekemelikte konuşma sırasında ortaya çıkan her takılmanın aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğine dikkati çeken Yılmaz, özellikle çocukluk döneminde konuşma gelişiminin dikkate alınmasının önem taşıdığını söyledi.

Her takılmanın kekemelik anlamına gelmediğini belirten Yılmaz, "Her takılma, her akıcısızlık kekemelik değildir. Aslında hepimizin yaşadığı şeyler bunlar. Heyecanlıyken, gerginken veya acelemiz varken bazen. Çocuklarda da gelişim çağında daha doğal kabul edeceğimiz bir dönem var aslında. Özellikle 3-5 yaşlar arasında bu dönemde çocukların anlatmak istedikleri biliyorsunuz çok fazladır, çok heyecanlıdırlar. Ama henüz daha dil kapasiteleri buna yeterli değildir." dedi.

"Her takılma kekemelik değil"

Bu dönemde ailelerin çocukların konuşmalarına karşı sabırlı olması ve kaygıyla hareket etmemesi gerektiğini vurgulayan Yılmaz, takılmaları engellemeye çalışmanın ya da çocuk üzerinde baskı kurmanın sakıncalı olabileceğini dile getirdi.

Ailelerin nasıl davranmaları gerektiği konusunda bir uzmandan destek almasının önemine işaret eden Yılmaz, "Ama ailenin bunu engellemeye çalışması veya çocuk üzerinde baskı uygulaması, bu konuda aşırı bir telaşa girmesi gibi durumlar sakıncalı. Aslında bir uzmanla görüşüp nasıl davranması gerektiği hakkında bilgi alması önemli." değerlendirmesinde bulundu.

Yılmaz, kekemeliğin bireyin eğitim ve sosyal yaşamını etkileyebildiğini, konuşma sırasında takılma kaygısının kişinin kendisini ifade etmesini zorlaştırabildiğini, öğrencilerin bildikleri bir sorunun yanıtını sınıfta dile getirmekten çekinebileceğini kaydetti.

"Tedavide kaygı da ele alınmalı"

Kekemeliğin değerlendirilmesinde yalnızca konuşma akıcılığındaki takılmaları azaltmaya odaklanmanın yeterli olmayacağını aktaran Yılmaz, kişinin kaygılarının ve iletişim kurduğu ortamlarda yaşadığı korkuların da ele alınması gerektiğini söyledi.

Yılmaz, terapi sürecinde bireyin kendisini daha rahat ifade edebilmesinin önemini vurgulayarak, "Kekemeliği olan bireylerin, evet bunun oranını azaltmak hatta yok etmek çok önemli. Ama zaten kaygıyı azaltmadığınızda, bununla ilgili güvensizlikleri azaltmadığınızda, ortamlarda korkuyu azaltmadığınızda, o zaman iletişimi tam anlamıyla desteklemiş olmuyorsunuz ve nüksler de artabiliyor." ifadelerini kullandı.

Kekemeliğin iyileştirilebilir bir durum olduğunu ancak sürecin her birey için aynı şekilde ilerlemeyebileceğini belirten Yılmaz, tedavide kişiyi etkileyen farklı etkenlerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Yılmaz, "İyileştirilebilir ama çok da kolay bir durumdur diyemeyeceğim. Dediğim gibi bazen nüks etme olasılığı da olan bir durum. Çok yönlü ele alınması lazım tamamen iyileştirmesi için. Buna zemin hazırlayan başka faktörler varsa, ailevi faktörler olabilir, psikolojik faktörler olabilir, hepsiyle birlikte ele alınması lazım." dedi.

Kekemeliğe ilişkin toplumsal farkındalığın önemine değinen Yılmaz, ailelerin, öğretmenlerin ve çevredeki kişilerin konuşma sırasında bireyi acele ettirmek yerine onu dinlemesinin ve kendisini rahatça ifade etmesine imkan tanımasının önemli olduğunu belirtti.