Sırbistan’da 25 Ekim’de yapılan erken genel seçimlerde, öğrencilerin desteklediği Öğrenci Listesi yüzde 52,65 oy alırken, Aleksandar Vucic’in liderliğindeki liste yüzde 39,22’de kaldı. Seçim sonuçlarının ardından Belgrad’da düzenlenen kutlamalarda Vucic, Vladimir Putin ve Şi Cinping’in yer aldığı bir poster göstericiler tarafından çiğnendi. Sosyal medyada yayılan görüntüler Vucic’in otoriter yönetimine hem de Rusya ve Çin odaklı dış politika çizgisine dönük tepkinin sembolü oldu.
Sırbistan’da 25 Ekim’de gerçekleştirilen erken genel seçimlerde tarihi bir siyasi kırılma yaşandı. Öğrencilerin öncülük ettiği “Öğrenci Listesi” hareketi, oyların yüzde 52,65’ini alarak seçimi zaferle tamamladı. Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in öncülüğündeki “Birleşik Sırbistan” listesi ise yüzde 39,22 oy oranında kalarak ağır bir yenilgi aldı.
Seçim sonuçlarının ilan edilmesinin ardından başkent Belgrad sokakları sandık zaferini kutlayan binlerce kişiyle doldu. Yıllardır biriken tepkilerini ve değişim coşkusunu sokaklara taşıyan göstericiler, Vucic yönetimine dönük öfkelerini dikkat çeken bir eylemle gösterdi.
Kutlamalar sırasında, Sırbistan bayrağı fonunda Aleksandar Vucic, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in yan yana yer aldığı dev kampanya posteri yere serilerek kalabalık tarafından çiğnendi.
Sırbistan Cumhuriyet Seçim Komisyonunun açıkladığı ön sonuçlara göre, 8 bin 135 sandıktan gelen verilerle Öğrenci Listesi 2 milyon 246 bin 423 oy aldı. CeSID ve Ipsos’un sandalye dağılımı tahminine göre Öğrenci Listesi, 250 sandalyeli Sırbistan Parlamentosunda 141 sandalye elde ederek tek başına çoğunluğu sağladı. Vucic’in listesi ise 103 sandalyede kaldı.
Süreç, Kasım 2024’te Novi Sad’daki tren istasyonu çatısının çökmesi ve 15 kişinin yaşamını yitirmesiyle başlayan yolsuzluk karşıtı kitlesel gösterilerle fitillenmişti. Hükümetin ihmalkarlığına ve kurumların yozlaşmasına karşı sokaklara dökülen öğrencilerin kurduğu siyasi hareket, sandıkta Vucic iktidarına son verdi. Üç liderin resminin çiğnendiği anlar ise hem Vucic’in otoriter yönetimine hem de Rusya ve Çin odaklı dış politika çizgisine dönük halk tepkisinin sembolü oldu.