ABD'de 3 Kasım'daki ara seçimler öncesinde Donald Trump hakkında Jeffrey Epstein bağlantılı ağır cinsel saldırı suçlamaları ortaya atıldı. Demokratların hazırladığı raporda, eski İsviçre Güzeli Beatrice Keul'un Trump tarafından 1993 yılında tecavüze uğradığı yönündeki beyanına yer verildi. Beyaz Saray suçlamaları reddederken, Demokratlar bağımsız soruşturma çağrısında bulundu.
ABD Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi'nin Demokrat üyeleri, Jeffrey Epstein dosyalarındaki belgeler ve mağdur ifadelerinden hareketle hazırladıkları yeni raporu yayımladı.
26 Ekim'de kamuoyuna açıklanan raporda, Trump ile Epstein'ın geçmişteki ilişkileri ve bazı kadınların cinsel saldırı suçlamaları ayrıntılı biçimde ele alındı.
Raporda öne çıkan isimlerden biri, eski İsviçre Güzeli ve model Beatrice Keul oldu. Keul, 1993 yılının kasım ayında, 24 yaşındayken Trump tarafından bir otel odasında tecavüze uğradığını ileri sürdü.
Demokrat komite çalışanlarına yaşadıklarını anlatan Keul'un beyanları, Trump hakkındaki yeni suçlamaların merkezinde yer aldı.
Keul'un anlatımına göre olaylar, Trump'ın sponsorluğunda düzenlenen Amerikan Rüyası Güzellik Yarışması sırasında başladı.
ABD'de gerçekleştirilen organizasyona katılan Keul, etkinlik kapsamında düzenlenen basın yemeğinde Trump ile tanıştı.
Aynı organizasyonda Jeffrey Epstein ile de görüştüğünü belirten Keul, Epstein'ın kendisiyle yaklaşık 10 dakika konuştuğunu söyledi.
Keul, görüşmeler sırasında ABD'de eğitim görme ve kariyerini sürdürme konusunda kendisine çeşitli vaatlerde bulunulduğunu anlattı.
Raporda yer alan beyanlara göre Trump, Keul'a ABD vizesi alması ve New York Üniversitesine kabul edilmesi konusunda yardımcı olacağını söyledi.
Keul, Trump'ın bu süreçte yakın çevresindeki isimlerden Paolo Zampolli'nin desteğini kullanabileceğini belirttiğini ileri sürdü.
Trump'ın uzun yıllardır tanıdığı bir isim olan Zampolli, daha sonra Trump yönetiminde de çeşitli görevler üstlendi.
Keul, Epstein'ın da organizasyon sırasında kendisine yardımcı olabileceğini söylediğini aktardı.
Demokratların hazırladığı raporda, eğitim ve vize vaatlerinin Epstein'ın mağdurlarla ilişki kurma yöntemleriyle benzerlik gösterdiği değerlendirmesine yer verildi.
Keul, Trump'ın kendisini kaldığı oteldeki bir süite davet ettiğini ve burada ağır bir cinsel saldırıya maruz kaldığını ileri sürdü.
Raporda aktarılan beyanında, Trump'ın kendisini arkadan yakalayarak zorla tecavüz ettiğini iddia eden Keul, saldırı sonucunda vücudunun çeşitli yerlerinde morluklar ve kanamalar oluştuğunu söyledi.
Keul, olayın ardından Trump'ın kendisini sessiz kalmaya zorladığını ve daha önce verdiği vize ile üniversiteye kabul vaatlerini yinelediğini öne sürdü.
Bu anlatımlar, Demokrat komite çalışanlarının hazırladığı raporda yer alan suçlamalar niteliği taşıyor. İddialar hakkında Trump'a yöneltilmiş bir ceza davası veya verilmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmuyor.
Keul'un beyanlarına göre saldırının ardından kendisinden yaşadıklarını kimseye anlatmaması istendi.
Raporda, Keul'un pasaportuna el konulduğu gerekçesiyle organizasyondan hemen ayrılamadığını savunduğu da belirtildi.
İsviçre'ye döndükten birkaç hafta sonra Trump'ın sponsorluğunda Hawaii'de düzenlenen başka bir güzellik yarışmasına katılma teklifini reddettiği aktarıldı.
Keul'un daha önce, 2024 yılında verdiği bir röportajda Trump'ın kendisine cinsel saldırıda bulunmaya çalıştığını anlattığı da ortaya çıktı. Söz konusu röportajda saldırının girişim aşamasında kaldığını söyleyen Keul'un yeni rapordaki beyanı ise tecavüz suçlamasını içeriyor.
İki anlatım arasındaki farklılığın nedeni raporda açıklanmadı.
Trump hakkındaki iddiaların kamuoyuna yansımasının ardından Beyaz Saray'dan açıklama geldi.
Beyaz Saray Sözcüsü Lauren Bis, Demokratların hazırladığı raporun siyasi amaç taşıdığını savunarak suçlamaları reddetti.
Bis, "Bu 'rapor', Başkan Trump'ın tarihi başarılarıyla ivme kazanan Cumhuriyetçilerin yükselişinden Amerikalıların dikkatini dağıtmak için çılgın Demokratların çaresiz bir girişiminden başka bir şey değil" ifadelerini kullandı.
Beyaz Saray ayrıca Trump'ın Epstein'ı geçmişte Mar-a-Lago kulübünden uzaklaştırdığını belirterek başkanın Epstein ile bağlantılı herhangi bir suç işlemediğini savundu.
Trump da Epstein dosyasıyla ilgili hakkındaki suçlamaları daha önce defalarca reddetmişti.
Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi'ndeki Demokratların hazırladığı 53 sayfalık raporda yalnızca Beatrice Keul'un beyanları bulunmuyor.
Raporda toplam 11 kadının anlatımı ve bu kişilerle bağlantılı belgeler ele alındı.
Demokrat üyeler, kadınlardan beşinin Trump'ı Epstein'ın bulunduğu ortamlarda veya onunla bağlantılı olaylarda tecavüz ya da cinsel saldırıyla suçladığını belirtti.
Diğer bazı kadınların ifadelerinde ise Epstein veya yakın çalışma arkadaşı Ghislaine Maxwell'in kendilerini Trump'la buluşturmaya çalıştığı yönünde iddialar bulunduğu aktarıldı.
Raporun hazırlanmasında mağdur görüşmelerinden, FBI kayıtlarından ve Epstein dosyaları kapsamında kamuoyuna açıklanan belgelerden yararlanıldı.
Rapordaki değerlendirmeler, komitenin Demokrat üyelerine ait olup Cumhuriyetçi çoğunluk tarafından kabul edilmiş ortak bir komite kararı niteliği taşımıyor.
Raporda, Trump'ın uzun yıllardır yakın çevresinde bulunan ve modellik sektöründe faaliyet gösteren Paolo Zampolli hakkında da suçlamalara yer verildi.
Demokrat üyeler, Zampolli'nin 1990'lı yıllarda genç modellerin ABD'ye getirilmesi ve vize işlemlerinin yürütülmesi süreçlerinde rol aldığını belirtti.
Raporda, Zampolli'nin Epstein'ın genç kadınlara yönelik cinsel istismar ve insan ticareti faaliyetleriyle bağlantılı olabileceği ileri sürüldü.
FBI kayıtlarına dayandırılan değerlendirmelerde, Zampolli'nin vize işlemlerine yardımcı olduğu 18 yaşındaki bir modelin daha sonra Epstein tarafından cinsel saldırıya uğradığı iddiasına yer verildi.
Zampolli hakkında model Victoria Drake tarafından açılan ayrı bir davada da uyuşturucu verilerek cinsel saldırıda bulunulduğu yönünde suçlamalar bulunduğu aktarıldı.
Demokratların raporunda ABD Adalet Bakanlığının Epstein dosyalarına yaklaşımı da eleştirildi.
Raporda, bazı soruşturmaların durdurulduğu ve belirli belgelerin kamuoyundan gizlendiği ileri sürüldü.
Demokrat üyeler, Epstein'ın suçlarına karışmış olabilecek kişilere ilişkin delillerin yeterince araştırılmadığını savundu.
Ayrıca Adalet Bakanı Todd Blanche'ın, Ghislaine Maxwell ile Temmuz 2025'te gerçekleştirilen görüşmede Trump'la bağlantılı olduğu öne sürülen bir mağdur hakkında konuşulmasını engellediği iddia edildi.
Raporda, bu tutumun tanığa müdahale ve adaletin engellenmesi bakımından incelenmesi gerektiği belirtildi.
Söz konusu suçlamalar da henüz bir mahkeme kararıyla doğrulanmış değil.
Temsilciler Meclisi Adalet Komitesi'nin kıdemli Demokrat üyesi Maryland Milletvekili Jamie Raskin, raporun açıklanmasının ardından bağımsız soruşturma çağrısında bulundu.
Raskin, Epstein'ın olası suç ortaklarının ve Adalet Bakanlığının dosyaya yaklaşımının bağımsız bir özel savcı tarafından araştırılmasını istedi.
Raskin, "Bağımsız bir özel savcı, Epstein'ın suç ortaklarını ve Adalet Bakanlığı'nın örtbas etme girişimini soruşturmalı ve eyalet ve yabancı savcıların adaleti sağlamak için ihtiyaç duydukları kanıtlara sahip olmalarını sağlamalıdır" dedi.
Demokrat milletvekili, Epstein mağdurlarının ifadelerinin dikkate alınması ve ilgili belgelerin eksiksiz biçimde incelenmesi gerektiğini savundu.
Trump hakkındaki yeni suçlamaları içeren rapor, ABD'de 3 Kasım 2026'da yapılacak ara seçimlerden sekiz gün önce yayımlandı.
Temsilciler Meclisinin kontrolünü belirleyecek seçimler öncesinde açıklanan rapor, Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasında yeni bir tartışma başlattı.
Demokratlar, Epstein dosyaları hakkında daha kapsamlı bir soruşturma yürütülmesini isterken Beyaz Saray, raporun seçim öncesinde siyasi amaçlarla hazırlandığını savundu.
Rapordaki suçlamaların hukuki açıdan değerlendirilmesi için bağımsız bir soruşturma yürütülüp yürütülmeyeceği ise henüz netleşmedi.
ABD'li finansçı Jeffrey Epstein, reşit olmayan kız çocuklarının cinsel istismarı ve insan ticaretiyle bağlantılı suçlamalar nedeniyle uzun yıllar boyunca soruşturmaların merkezinde yer aldı.
Epstein, 2008 yılında Florida'da reşit olmayan bir kızla bağlantılı fuhuş suçlamaları kapsamında tartışmalı bir anlaşma yaparak hapis cezası aldı.
2019 yılında ise reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar amaçlı insan ticareti suçlamalarıyla New York'ta yeniden tutuklandı.
Epstein, aynı yıl tutuklu bulunduğu cezaevinde ölü bulundu. Ölümü resmî kayıtlara intihar olarak geçti.
Soruşturma kapsamında ortaya çıkan uçuş kayıtları, iletişim bilgileri ve diğer belgeler, Epstein'ın siyaset, iş dünyası ve eğlence sektöründen çok sayıda tanınmış isimle bağlantılı olduğunu gösterdi.
Ancak bu kayıtlarda bir kişinin adının geçmesi, tek başına suç işlediği anlamına gelmiyor.
Epstein'ın yakın çalışma arkadaşı Ghislaine Maxwell ise reşit olmayan kız çocuklarının istismar edilmesine yardım etmekten suçlu bulundu.
Epstein dosyalarına ilişkin yeni belgeler ve mağdur ifadeleri, ABD'de siyasi ve hukuki tartışmaların odağında yer almaya devam ediyor.