Dünya

Şara, Irak'a ABD müdahalesinden yaklaşık 10 gün önce girdiğini açıkladı

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Irak'a ABD müdahalesinden yaklaşık bir hafta ila 10 gün önce gittiğini belirterek, hayatı boyunca hiçbir sivil ya da silahsız insana saldırmadığını…

27 Ekim 2026 23:04 · 1 dk okuma

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
27.10.2026 - 23:04
Güncelleme: 27.10.2026 - 23:05

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Irak'a ABD müdahalesinden yaklaşık bir hafta ila 10 gün önce gittiğini belirterek, hayatı boyunca hiçbir sivil ya da silahsız insana saldırmadığını söyledi. Şara, Suriye ile Irak arasındaki köklü bağlara ve ekonomik bağımlılığa dikkati çekti.

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Irak'a ABD müdahalesinden yaklaşık bir hafta ila 10 gün önce gittiğini belirterek, "Hayatım boyunca hiçbir sivil ya da silahsız insana saldırmadığımı açıkça ifade etmek isterim." dedi.

Cumhurbaşkanı Şara, Bağdat merkezli Dicle TV'ye verdiği röportajda Suriye- Irak ilişkileri, bölgesel kalkınma ve iki ülke arasındaki stratejik bağlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

2003 yılında Irak'a ABD müdahalesinden kısa süre önce gittiğini ifade eden Şara, sivil hassasiyetine vurgu yaparak şunları kaydetti:

" Irak'a ABD güçlerinden bir hafta veya 10 gün önce girdim. Hayatım boyunca hiçbir sivil ya da silahsız insana saldırmadığımı açıkça ifade etmek isterim. Dolayısıyla devletler arasındaki ilişkiler kişisel kaprislere ve anlık ruh hallerine tabi olmamalıdır."

Şara, Suriye ve Irak arasındaki köklü bağlara ve Irak halkının mizacına işaret ederek, "Tarihte kitaplarda cömertliği okurduk, Irak'a geldiğimizde bunun bir söylem değil, gerçek bir olgu olduğunu gördük." ifadelerini kullandı.

İki ülke arasındaki jeopolitik ve ekonomik bağımlılığa da dikkati çeken Şara, "Suriye, Irak'ın denize açılan cephesidir. Siyasi coğrafyalar her zaman stratejik kapıların koruması altında olmalıdır ki bu kapıların en önemlisi hiç şüphesiz ekonomidir." değerlendirmesinde bulundu.

Şara, Suriye'de yaşanan siyasi ve toplumsal değişimin devlet politikalarına yansıması gerektiğini belirterek, bugün yönetilen toplumların net bir vizyon hak ettiğini, insanlara kalkınmaya ve yeni başlangıçlara inanmalarını sağlayacak somut programlar sunulması gerektiğini vurguladı.