Sağlık

Prof. Dr. Faruk Buyru, tüp bebekte sosyal medyada kesin sonuç izlenimine karşı uyardı

Prof. Dr. Faruk Buyru, tüp bebekte sosyal medyada kesin sonuç izleniminin çiftlerde gerçekçi olmayan beklenti yarattığı uyarısında bulundu. Buyru, ilk başarısızlıkta umutsuzluk ve…

25 Ekim 2026 13:26 · 3 dk okuma

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
25.10.2026 - 13:26
Güncelleme: 25.10.2026 - 13:28

Prof. Dr. Faruk Buyru, tüp bebekte sosyal medyada kesin sonuç izleniminin çiftlerde gerçekçi olmayan beklenti yarattığı uyarısında bulundu. Buyru, ilk başarısızlıkta umutsuzluk ve tedaviyi bırakma yaşanabildiğini, ek uygulamaların bilimsel dayanağının sorgulanması gerektiğini söyledi.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, tüp bebek tedavisinin sosyal medyada kesin sonuç verecekmiş gibi sunulmasının çiftlerde gerçekçi olmayan beklentiler oluşturabildiği uyarısında bulundu.

Buyru, yaptığı açıklamada, sosyal medyada sağlık alanındaki her paylaşımın bilgilendirme amacı taşımadığını belirtti. Bazı yayınların hasta sayısını ve ticari kazancı artırmaya yönelik olduğuna dikkati çeken Buyru, çiftlerin bu ayrımı yapmasının önemini vurgulayarak, "Sanki herkes kapıdan geçince gebe kalacakmış gibi bir izlenim yaratılıyor. Bu beklentiyle tedaviye başlayan çiftler ilk başarısızlıkta umutsuzluğa kapılabiliyor." ifadelerini kullandı.

Bazı çiftlerin ekonomik nedenlerle, bazılarının ise yaşadığı hayal kırıklığı nedeniyle tedaviyi bıraktığını belirten Buyru, ikinci veya üçüncü denemede gebelik şansı bulunabileceğini, çiftlere boş umut verilmemesi ve yaklaşımın bilimsel gerçeklere dayanması gerektiğini aktardı.

Tedaviye devam edilirken başarı şansını artıracağı söylenerek önerilen ek uygulamaların bilimsel dayanağının sorgulanması gerektiğini ifade eden Buyru, bunların bazılarının maliyetinin birkaç tüp bebek denemesine eşdeğer olabildiği uyarısında bulundu.

Ek tedavi olarak sunulan pek çok yöntemin yararının gösterilmediğini, bazılarının ise gebelik şansını olumsuz etkileyebildiğini kaydeden Buyru, çiftlerin merkez seçerken sosyal medya paylaşımlarıyla yetinmemesini, önerilen işlemleri, bunların gerekçelerini ve toplam maliyeti önceden araştırmaları gerektiğini aktardı.

Genel olarak her altı-yedi çiftten birinde gebe kalamama sorunu görüldüğünü ifade eden Buyru, bazı çiftlerde nedenin belirlenebildiğini, yaklaşık yüzde 15-20'lik bir grupta ise incelemelere rağmen açıklayıcı bir neden bulunamadığını, bu durumun "açıklanamayan infertilite (sebepsiz kısırlık)" olarak adlandırıldığını belirtti.

Tedavinin çiftin özelliklerine göre planlanması gerektiğini vurgulayan Buyru, bazı durumlarda beklemenin, bazı durumlarda daha basit tedavileri denemenin, bazı çiftlerde ise zaman kaybetmeden tüp bebeğe yönelmenin uygun olabileceğini belirtti.

"Tüp bebek yaptım, hemen gebe kalırım" beklentisi doğru değil

Doğru tanı ve ayrıntılı öykünün tedaviyi belirlediğini söyleyen Buyru, amaçlarının en uygun, ekonomik ve çift için en az zahmetli yöntemi seçmek olduğunu kaydetti.

Çocuk sahibi olmak için kadın ve erkeğin birlikte başvurmasının önemine dikkati çeken Buyru, çocuk sahibi olamayan çiftlerin yaklaşık yüzde 25-30'unda erkek faktörünün tek başına etken olabildiğini, bazı çiftlerde ise kadın ve erkeğe ait nedenlerin birlikte görüldüğünü belirtti.

Bazı hastalarda ilaç veya ameliyatın yarar sağlayabildiğini belirten Buyru, bu seçeneklerin uygun hasta grubunda değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Hafif sperm bozukluklarında aşılama, daha ciddi sorunlarda ise tüp bebek ve mikroenjeksiyon yöntemlerinin gündeme gelebildiğini kaydeden Buyru, klasik yöntemde yumurtanın çevresine çok sayıda sperm bırakılarak döllenmenin beklendiğini, mikroenjeksiyonda ise mikroskop altında seçilen bir spermin doğrudan yumurtanın içine verildiğini ifade etti.

Kendi uygulamalarında mikroenjeksiyonun yaygın kullanıldığını ifade eden Buyru, bazı durumlarda klasik tüp bebek yönteminin de tercih edildiğini kaydetti.

Yalnızca erkek faktörünün bulunduğu, kadının genç olduğu ve başka bir sorun saptanmadığı durumlarda gebelik şansının yüksek olabildiğini belirten Buyru, bu hasta grubu için yaklaşık yüzde 50-60 düzeyinde gebelik elde etme şansından söz etti.

Çocuk sahibi olma yolculuğunun sabır ve dayanıklılık gerektirdiğini söyleyen Buyru, her tedavinin sonucunu görmek için zaman gerektiğini, aralar ve tekrarlarla sürecin uzayabildiğini anlattı.

"Tüp bebek yaptım hemen gebe kalırım." beklentisinin doğru olmadığını vurgulayan Buyru, iyi kalitede embriyolar elde edilmesine rağmen gebelik oluşmayabildiğini söyledi.

Çiftler açısından en ağır sonuçlardan birinin gebelik elde edilememesiyle yaşanan hayal kırıklığı olduğunu ifade eden Buyru, tedavinin olası sonuçlarının baştan açıkça konuşulması gerektiğini belirtti.

Hekimliğin bilimsel, uygulamaya ilişkin ve ticari boyutları bulunduğunu ifade eden Buyru, ticari kaygıların tedavi kararlarının önüne geçmemesi gerektiğini vurguladı.

Çiftlere gerçekçi bilgi verilmesinin önemine işaret eden Buyru, gereksiz umut yaratmakla tedavi ihtimalini bütünüyle reddetmek arasında bilimsel bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini kaydetti.

Buyru, tedavinin doğru değerlendirme, açık iletişim ve kişiye özel planlamayla yürütülmesi gerektiğini aktardı.