Dünya

Öztürkler, kıta sahanlığındaki Fransız kablo projesi konusunda uyardı

KKTC Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, GKRY ve Yunanistan'ın Doğu Akdeniz projelerine ve Fransız gemisinin kıta sahanlığındaki kablo planına tepki gösterdi. Öztürkler, onay alınmadan…

8 Kasım 2026 17:27 · 2 dk okuma

Yorum yap

KKTC Meclis Başkanı Ziya Öztürkler, GKRY ve Yunanistan'ın Doğu Akdeniz projelerine ve Fransız gemisinin kıta sahanlığındaki kablo planına tepki gösterdi. Öztürkler, onay alınmadan yapılacak girişimlerin bölgede gerginlik yaratabileceği uyarısında bulundu.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'de yürütmeye çalıştığı projelere tepki göstererek, "Doğu Akdeniz'de hiçbir ülke veya uluslararası şirket, Türkiye ve KKTC'nin meşru hak ve menfaatlerini yok sayarak hareket etmemelidir" dedi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhuriyet Meclisi Başkanı Ziya Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'de yürütmeye çalıştığı projelere ilişkin açıklama yaptı. Öztürkler yaptığı yazılı açıklamada, Avrupa Birliği'nin (AB) Kıbrıs meselesinde sürdürdüğü tek taraflı yaklaşımı eleştirerek, Doğu Akdeniz'de yaşanan son gelişmelerin ve yayımlanan raporların bu tutumu bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın KKTC ziyareti sırasında yaptığı açıklamalara destek veren Öztürkler, Kıbrıs meselesinde gerçekçi, adil ve kalıcı çözümün temelini Ada'daki iki devletin egemen eşitlik temelinde yan yana var olmasının oluşturduğunu belirtti. KKTC Cumhuriyet Meclisi Başkanı, "Kıbrıs meselesinin çözümünde artık geçmişte sonuç vermeyen yaklaşımlarda ısrar edilmesi yerine, adadaki mevcut gerçeklerin kabul edilmesi gerekmektedir" ifadelerini kullanarak, Kıbrıs Türk halkını azınlık statüsüne indirgeyecek hiçbir çözüm modelinin kabul edilemeyeceğini kaydetti. Egemen eşitliğin ve eşit uluslararası statünün tanınmasının yalnızca siyasi bir beklenti olmadığını, Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarının gereği olduğunu belirten Öztürkler, Hakan Fidan'ın açıklamalarını güçlü şekilde desteklediklerini ifade etti.

GKRY ve Yunanistan'ın Doğu Akdeniz'deki girişimlerine tepki

GKRY'nin Yunanistan ile birlikte Doğu Akdeniz'de hayata geçirmeye çalıştığı projelerde Kıbrıs Türk halkının iradesini ve haklarını yok saydığını belirten Öztürkler, söz konusu yaklaşımın uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleriyle örtüşmediğini söyledi. Fransız bayraklı bir geminin Türkiye'nin kıta sahanlığında gerçekleştirmeyi planladığı kablo döşeme faaliyetlerine de değinen Öztürkler, Türkiye Cumhuriyeti'nin gerekli izin sürecinin henüz tamamlanmadığı yönündeki açıklamasına dikkat çekti. İlgili tarafların onayı alınmadan gerçekleştirilecek tek taraflı girişimlerin bölgede yeni gerginliklere yol açabileceği uyarısında bulunan Öztürkler, "Doğu Akdeniz'de hiçbir ülke veya uluslararası şirket, Türkiye ve KKTC'nin meşru hak ve menfaatlerini yok sayarak hareket etmemelidir. Bu noktada Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler'in de Türkiye ve Kıbrıs Türk halkının özden gelen haklarının sonuna kadar savunulacağı açıklamasını hatırlatmak isterim" açıklamasını yaptı. Öztürkler, Türkiye'nin kıta sahanlığındaki egemenlik haklarını koruma yönündeki kararlı tutumunu desteklediklerini vurguladı.

AB'ye çifte standart eleştirisi

Avrupa Komisyonu'nun 2026 yılı Genişleme Paketi kapsamında yayımladığı raporu da eleştiren Ziya Öztürkler, raporda Rum ve Yunan tarafının tezlerinin esas alınmasının, Kıbrıs Türk halkının haklı beklentilerinin dikkate alınmamasının ve mevcut gerçeklerin görmezden gelinmesinin kabul edilemez bir çifte standart olduğunu belirtti. GKRY'nin Ada'nın tamamını temsil etme yetkisi bulunmadığını vurgulayan Öztürkler, uluslararası toplumu Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğine saygı göstermeye, tek taraflı politikalardan uzaklaşmaya ve bölgesel iş birliğini desteklemeye çağırdı. Öztürkler, açıklamasını, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Anavatan Türkiye Cumhuriyeti ile tam dayanışma ve eşgüdüm içerisinde, devletimizin egemenliğini, halkımızın haklarını ve Doğu Akdeniz'deki meşru menfaatlerini kararlılıkla savunmaya devam edecektir" diyerek tamamladı.