YENİ Parti Milletvekili Suat Özçağdaş, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Kartalkaya yangınında sorumlu görevlilere soruşturma izni verilmediğini belirterek Bakan Ersoy’a tepki gösterdi. Özçağdaş, 36’sı çocuk 78 kişinin öldüğünü hatırlatıp Ersoy’a geceleri nasıl uyuduğunu sordu.
(TBMM) - YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, Kartalkaya'daki otel yangınında sorumluluğu bulunan kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmediğini hatırlatarak, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a tepki gösterdi. Özçağdaş, "Bizzat sorumluluğunuz olan bir konuda nasıl oluyor da böyle kulağınızı tıkıyorsunuz? İnsan gerçekten hayret ediyor. Ben bazen geceleri nasıl uyuduğunuz konusunda çok merak içerisinde oluyorum. Sanırım sizin azap çektiğiniz tek gün, TBMM huzuruna gelip, milletvekilleriyle birkaç metre uzaklıkta olup bunları dinlemek olsa gerek. Yoksa insan böyle yaşayamaz. Elbet bütün bu süreçte sorumlu olanlar ve siz de dahil yargılanacaksınız ve Türkiye bunun sonuçlarını görüyor olacak" dedi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında toplandı. Komisyonda Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2027 yılı bütçesinin görüşmeleri sürüyor.
Komisyonda söz alan YENİ Parti İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş, 21 Ocak 2025'te Kartalkaya'daki otel yangınında 36'sı çocuk 78 kişinin hayatını kaybettiğini hatırlatarak, yangında sorumluluğu bulunduğunu söylediği kamu görevlileri hakkında yargı sürecinin işletilmediğini belirtti. Özçağdaş, İçişleri Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlilerinin yargılanmadığını, bunun nedeninin bakanlıkların soruşturma izni vermemesi olduğunu savundu. Bolu Belediyesi'nde görevli üç kişinin tutuklu bulunduğunu belirten Özçağdaş, "Muhalefet Belediyesi olduğu için onları tutuklamak kolay. Sorumlulukları olmasa dahi" dedi.
"SORUMLULUĞU OLANLAR DA SİZ DE YARGILANACAKSINIZ"
Kartalkaya Aile Platformu'nun taleplerine de değinen Özçağdaş, Bakan Ersoy'a seslenerek, "Bizzat sorumluluğunuz olan bir konuda nasıl oluyor da böyle kulağınızı tıkıyorsunuz? İnsan gerçekten hayret ediyor" ifadelerini kullandı. Özçağdaş, yangında sorumluluğu bulunanların yargılanacağını belirterek, "Ben bazen geceleri nasıl uyuduğunuz konusunda çok merak içerisinde oluyorum. Sanırım sizin azap çektiğiniz tek gün, TBMM huzuruna gelip, milletvekilleriyle birkaç metre uzaklıkta olup bunları dinlemek olsa gerek. Yoksa insan böyle yaşayamaz. Elbet bütün bu süreçte sorumlu olanlar ve siz de dahil yargılanacaksınız ve Türkiye bunun sonuçlarını görüyor olacak" diye konuştu.
"RTÜK SADECE MUHALİF KANALLARA CEZA VERMEK İÇİN YOK"
RTÜK Başkanı Mehmet Daniş'in de komisyonda bulunduğunu hatırlatan Özçağdaş, Üst Kurulun yayın denetimlerinde muhalif televizyon kanallarını ve gazetecileri hedef aldığını ileri sürdü. RTÜK'ün yalnızca muhalefet ya da objektif habercilik yapan kanallara ceza vermek için kurulmadığını ifade eden Özçağdaş, önceki RTÜK Başkanı'nın şikayeti üzerine gazeteci İsmail Arı'nın tutuklandığını söyledi. Özçağdaş, "Mutlu olabilirsiniz yerde yatıyor. Ama kötü haber şu İsmail'i yazmaktan asla vazgeçiremezsiniz" dedi.
"MUSTAFA NECATİ EVİ'NE NURİ PAKDİL'İN ADI VERİLDİ"
Özçağdaş, Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Nuri Pakdil Edebiyat Müze Kütüphanesi'nin bulunduğu binanın geçmişte Mustafa Necati'nin evi olduğunu belirterek, binaya Nuri Pakdil'in adının verilmesini eleştirdi. Mustafa Necati'nin Kuva-yi Milliye hareketinde yer aldığını, Mübadele İmar ve İskan Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı görevlerinde bulunduğunu hatırlatan Özçağdaş, 35 yaşında hayatını kaybeden Mustafa Necati'nin evine düşünce dünyası farklı bir ismin verilmesine tepki gösterdi.
Özçağdaş, "Sizin bakanlığınıza emanet edilen bu yere siz fikriyatı tam tersi olan birisinin ismini verdiniz. Bu kadar düşmanlık olmaz" dedi. Bakan Ersoy'a binanın adının yeniden değerlendirilmesi çağrısında bulunan Özçağdaş, "Bu sizin iradeniz, yapabilirsiniz. Buradan size hatırlatıyorum" ifadelerini kullandı.
"KÜTÜPHANE SAYISI ARTIRILMALI"
Kütüphaneler Genel Müdürlüğü'nün dergi alımlarında farklı düşüncelere yer verilmesi gerektiğini belirten Özçağdaş, eğitim alanında yayın yapan ve başvuru yaptıkları halde düzenli olarak reddedilen çağdaş bilimsel dergiler bulunduğunu söyledi. Türkiye'de kitap basımının bir önceki yıla göre yüzde 1,5 azaldığını kaydeden Özçağdaş, halk kütüphanelerinin sayısına ilişkin verileri de paylaştı. Özçağdaş, 2002 yılında 51 bin kişiye bir kütüphane düşerken bugün bu sayının 66 bin kişiye bir kütüphaneye yükseldiğini belirtti. Halk kütüphanelerinin artırılması, çocuklar ve gençler için daha fazla imkan yaratılması gerektiğini ifade eden Özçağdaş, bu alanda ek kaynak ayrılması çağrısında bulundu.
TANRIKULU: KÜLTÜR, KİMLİK, TARİH VE DİL ALANLARINDA ESASLI ÇALIŞMA YAPILMALI
YENİ Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye'nin Kürt meselesinin önemli boyutlarından birinin kimlik, tarih, dil ve bu alanlardaki hakların yok sayılması olduğunu belirtti. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın bu konuda güvenin artırılması için önemli görevleri bulunduğunu ifade eden Tanrıkulu, 2027 yılı bütçesinde bu alanlara yönelik kapsamlı bir hazırlık görmediğini söyledi.
Tanrıkulu, "Bu sürecin gerçek anlamda yürümesi bakımından da kültür, kimlik, tarih ve dil alanlarında esaslı bir çalışmayı önünüze hedef olarak koymanız lazım. Böyle sembolik adımlarla, makyaj gibi görünen adımlarla bu meselede yol alınamaz" dedi. Kültür ve turizmin çatışma ve şiddet ortamından etkilendiğini belirten Tanrıkulu, bölgede turizm yatırımlarının uzun yıllar ihmal edildiğini kaydetti.
YANIKÖMEROĞLU: İKTİDARI ELEŞTİRMEK NE ZAMANDAN BERİ YAYINCILIK SUÇU?
YENİ Parti İstanbul Milletvekili Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu, RTÜK'ün yayıncılık alanındaki sorumluluğunu eleştirileri baskı altına almak için kullanmaması gerektiğini söyledi. Cezaların önemli bir bölümünün muhalif haber ve yorum programlarına kesildiğini belirten Yanıkömeroğlu, "Peki Sayın Bakan, iktidarı eleştirmek ne zamandan beri yayıncılık suçu haline geldi? RTÜK siyasi eleştiriyi cezalandıran bir mekanizma mı olacak artık?" diye sordu. Basın özgürlüğünün demokrasinin temel unsurlarından biri olduğunu ifade eden Yanıkömeroğlu, RTÜK kararlarının siyasi tarafsızlık ve hukuk ilkeleri çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
KARASU: VATANDAŞLAR TATİL HAYALİ KURAMAZKEN BÜROKRATLAR YURT DIŞINDA
YENİ Parti Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, kültür, sanat etkinlikleri ve turizme erişimin toplumun geniş kesimleri için ekonomik nedenlerle mümkün olmadığını söyledi. Devlet Tiyatroları Genel Müdürü ve bürokratların harcamalarını eleştiren Karasu, vatandaşların sinema ve tiyatroya gitmekte, hatta restoranda yemek yemekte zorlandığını ifade etti.
Karasu, "Şırnak'ta, Yozgat'ta, Gümüşhane'de, Sivas'ta, ülkemizin her yerinde açlık sınırında yaşayan vatandaşlarımız tatil hayali kuramayıp sinemaya, tiyatroya gitmeyi bırakın, bir restoranda yemek bile yiyemezken; sizin ayrıcalıklı bürokratlarınız Fildişi Sahilleri'nde, Paris'te, New York'ta Lale Devri'ni yaşıyor" dedi. Kültür, turizm ve sanat faaliyetlerinin herkesin doğal hakkı olduğunu belirten Karasu, bu faaliyetlerin lüks olmaktan çıkarılarak ilköğretimden itibaren yaşamın bir parçası haline getirilmesi gerektiğini söyledi.
YILDIRIM KARA, HATAY'DAKİ TARİHİ YAPILARIN RESTORASYONUNU SORDU
CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, 6 Şubat depremlerinin ardından Hatay'daki kültür varlıklarının durumuna ilişkin Bakanlığa sorular yöneltti. Antakya Uzun Çarşı'daki restorasyon çalışmalarının yanı sıra Mahremiye Camisi, Şeyh Ali Camisi ve Kurtuluş Caddesi'ndeki çalışmaların hangi aşamada olduğunu soran Yıldırım Kara, Antakya Arkeoloji Müzesi'nde hasar gördüğü belirtilen 245 eserin durumunu da gündeme getirdi. Yıldırım Kara, bu eserlerin nerede bulunduğunu ve ne zaman ziyarete açılacağını öğrenmek istediklerini belirterek, Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne bağlı 84 tescilli eserin durumunu da sordu. Tarihi Antakya evlerinde özel mülkiyetten kaynaklanan restorasyon sorunlarına ilişkin bilgi istedi.
ASLAN: SÜRYANİ KATOLİK PATRİKHANE BİNASI VAKFA DEVREDİLMEDİ
DEM Parti Mardin Milletvekili George Aslan, Türkiye'de din ve inanç temelli ayrımcılığın yaşandığını belirterek, Hristiyanlar, Aleviler ve Ezidilerin farklı ayrımcılık biçimleriyle karşı karşıya kaldığını söyledi. Anayasa'nın 10'uncu maddesinin kanun önünde eşitliği, 24'üncü maddesinin din ve vicdan özgürlüğünü güvence altına aldığını hatırlatan Aslan, Lozan Antlaşması'nın azınlıkların korunmasına ilişkin hükümlerine rağmen Ermeni, Rum ve Süryani toplumlarının dini ve kültürel haklarının uygulamada yeterince korunmadığını savundu.
Türkiye'nin farklı bölgelerindeki kilise ve manastırların bakımsızlık ve tahribat nedeniyle yıkıldığını, bazılarının da müzeye dönüştürüldüğünü belirten Aslan, Mardin'deki Süryani Katolik Patrikhane binasını örnek gösterdi. 1989 yılına kadar Süryani Katolik Vakfı'na ait olan binanın bu tarihten sonra müzeye dönüştürüldüğünü belirten Aslan, yılın başında vakfa devredileceğinin söylendiğini ancak henüz devrin gerçekleşmediğini kaydetti. Aslan, Artuklu ilçesindeki Mor Yuhanna Kilisesi'nin satışa çıkarıldığını, Şırnak'ın İdil ilçesindeki Meryem Ana Kilisesi'nin misafirhane binasına ise belediye tarafından 1 milyon 200 bin lira para cezası kesildiğini söyledi. Mahkemenin açılan dava üzerine yürütmeyi durdurma kararı verdiğini aktaran Aslan, Batman'ın Beşiri ilçesindeki Mor Kuryakus Manastırı'nın restorasyonunun sürdüğünü ancak yapının henüz Süryani Vakfı'na devredilmediğini belirtti.
HÜSEYİN YILDIZ: BAKANLIK BÜTÇESİNDE KÜLTÜR VE SANATA AYRILAN PAY GERİLEDİ
CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 2027 yılı bütçe teklifinin 95 milyar 153 milyon lira olduğunu, bütçedeki artışın yüzde 35,9'da kaldığını belirtti. Merkezi yönetim bütçesindeki artışın yüzde 43,7 olduğunu hatırlatan Yıldız, kültür ve turizme ayrılan kaynağın genel bütçedeki artışın gerisinde kaldığını söyledi. Sanat ve Kültür Ekonomisi Programı'na 6 milyar 981 milyon lira ayrıldığını belirten Yıldız, programın Bakanlık bütçesi içindeki payının yüzde 7,6'dan yüzde 7,3'e düştüğünü, Turizmin Geliştirilmesi Programı'ndaki artışın ise yüzde 13,6 olduğunu kaydetti.
Yıldız, konserlerin iptal edildiği, oyunlara salon verilmediği ve sanatçıların hedef gösterildiği bir ortamda kültür politikasının yalnızca festival ve etkinlik takvimlerinden ibaret olamayacağını ifade etti. Anayasa'nın 27'nci maddesinin sanat özgürlüğünü güvence altına aldığını hatırlatan Yıldız, Bakanlığın görevinin sanatçıları siyasi görüşlerine göre ayırmak değil, özgürce üretmelerini sağlamak olduğunu söyledi. RTÜK'ün eleştirel yayınlara yönelik yaptırımlarının da sanat ve ifade özgürlüğüne ilişkin sorunlardan bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti.
TAŞCI: EKRANLAR KAYYUMA, GAZETECİLER HAPSE MAHKUM
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşcı ise RTÜK'ün 2027 yılı bütçesindeki artışı ve yayın kuruluşlarına uygulanan idari para cezalarını eleştirdi. RTÜK bütçesinde 2026 yılı tahminine göre yüzde 26'yı aşan artış olduğunu, Hazine yardımının da neredeyse iki katına çıktığını belirten Taşcı, bu artışın hangi toplumsal faydaya karşılık geldiğini sordu.
RTÜK'ün uyguladığı idari para cezalarına ilişkin rakamları da paylaşan Taşcı, 2025 yılında toplam 146,7 milyon lira ceza uygulandığını, 2026'nın ilk altı ayında ise bu tutarın 112 milyon 75 bin liraya ulaştığını söyledi. 2025 yılında cezaların ağırlıklı olarak haber ve yorum programlarına kesildiğini, 2026 yılında ise dizi ve gündüz kuşağı programlarının öne çıktığını belirten Taşcı, bu değişikliği eleştirel yayın yapabilen kanal ve gazetecilerin azalmasıyla ilişkilendirdi. Taşcı, "Haber verecek kanal kalmadı ki ceza kesesiniz ya da ekranlarda yorum yapabilecek gazeteci bırakmadınız ki ceza kesebilesiniz. Ekranlar kayyuma, gazeteciler hapse mahkum" dedi.
COŞAR: TURİZMDE BAŞARI, YATAK SAYISINI ARTIRMAK DEĞİL, TURİZME NİTELİK KAZANDIRMAKTIR
YENİ Parti Antalya Milletvekili Aliye Coşar, turizm sektörünün 2027 yılına olumsuz koşullarda girdiğini belirterek, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un sektörün dayanıklılığını artırmak için güçlü altyapının hazır olduğu yönündeki açıklamasını eleştirdi. Coşar, söz konusu altyapının neler olduğunu sorarak, bunların turizm işletmelerine ve esnafına yansımadığını söyledi.
2026 yılının ilk dokuz ayında Türkiye'ye gelen yabancı ziyaretçi sayısının 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 5 azaldığını belirten Coşar, ekonomik krize bağlı yüksek enflasyon ve artan girdi maliyetlerinin turizm sektörünü de olumsuz etkilediğini ifade etti. Kur artışı ile maliyet artışları arasındaki farkın açıldığını kaydeden Coşar, turizm gelirlerindeki yükselişin enflasyona bağlı artan maliyetler karşısında konaklama fiyatlarının yükselmesinden kaynaklandığını söyledi. Coşar, Avrupalı turistlerin yüksek fiyatlar nedeniyle Türkiye'nin rekabet ettiği diğer ülkeleri tercih ettiğini, artan maliyetler ve vergiler nedeniyle turizmcilerin kar oranlarının da düştüğünü belirtti. Turizmde başarının yatak sayısını artırmak ve daha fazla turist getirmek olmadığını vurgulayan Coşar, "Turizmde başarı, yatak sayısını artırmak, fazla turist getirmek değildir; turizme nitelik kazandırmaktır. Artık turizmde yeni bir anlayış yaratmak gerekiyor" dedi.