Doç. Dr. Fatih Günaydın, diz yaralanmalarında doğru tanının zamanında konulması ve uygun tedaviye başlanmasının iyileşme sürecinde büyük önem taşıdığını söyledi. Günaydın, sporcunun yalnızca ağrısının geçmesinin yeniden müsabakaya hazır olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.
Sporcularda ani yön değiştirme, sıçrama sonrası yere iniş ve dönme hareketlerinin diz yaralanmalarına neden olabildiğini belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Günaydın, doğru tanının zamanında konulması ve uygun tedaviye başlanmasının iyileşme süreci açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Günaydın, sporcunun yalnızca ağrısının geçmesinin yeniden müsabakaya hazır olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.
VM Medical Park Mersin Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Fatih Günaydın, futbol, basketbol, hentbol, voleybol ve kayak gibi branşlarda sık görülen diz yaralanmaları, ön çapraz bağ ve menisküs yaralanmalarının belirtileri, tedavi seçenekleri ve spora güvenli dönüş süreci hakkında bilgi verdi.
"Ani yön değiştirme diz yaralanmalarına neden olabiliyor"
Dizin spor sırasında yoğun yük altında kalan eklemlerden biri olduğunu ifade eden Günaydın, ani yön değiştirme, sıçrama sonrasında yere iniş, ani durma ve dönme hareketlerinin diz yaralanmalarının başlıca nedenleri arasında yer aldığını belirtti. Sporcular arasındaki temas ve çarpışmaların da ciddi yaralanmalara yol açabildiğini kaydeden Günaydın, özellikle futbol, basketbol, hentbol, voleybol ve kayak gibi branşlarda bu tür yaralanmalarla sık karşılaşıldığını söyledi.
Ön çapraz bağ yaralanmaları temas olmadan da gelişebiliyor
Ön çapraz bağın dizin stabilitesini sağlayan önemli yapılardan biri olduğunu dile getiren Günaydın, yaralanmaların önemli bir bölümünün başka bir sporcuya temas olmadan meydana geldiğini belirtti. Ayak yere sabitken gövdenin dönmesi, ani yön değiştirme veya sıçrama sonrasında dize kontrolsüz yük binmesinin ön çapraz bağ yaralanmalarına neden olabildiğini aktaran Günaydın, yaralanma sırasında dizden kopma sesi duyulması, kısa sürede gelişen şişlik, ağrı ve diz üzerine basmakta güçlük çekilmesinin önemli belirtiler arasında bulunduğunu ifade etti.
Dizde boşalma veya güvensizlik hissinin de dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Günaydın, bu tür şikayetler yaşayan sporcuların ortopedik muayeneden geçmesi gerektiğini, erken değerlendirmenin uygun tedavinin planlanmasına yardımcı olduğunu kaydetti.
Dizde kilitlenme menisküs yırtığının belirtisi olabilir
Menisküslerin diz ekleminde yük dağılımını sağlayan ve eklemi koruyan önemli yapılar olduğunu belirten Günaydın, menisküs yırtıklarının genellikle diz bükülü durumdayken yapılan ani dönme hareketleri sırasında ortaya çıktığını söyledi.
Dizin iç veya dış tarafında ağrı, şişlik, çömelirken zorlanma ve takılma hissinin menisküs yırtıklarında görülebilen belirtiler arasında yer aldığını aktaran Günaydın, bazı hastalarda dizin tam olarak açılamaması şeklinde ortaya çıkan kilitlenmenin de gelişebildiğine dikkat çekti. Dizde kilitlenmenin önemsenmesi gerektiğini belirten Günaydın, bazı menisküs yırtıklarında erken cerrahi müdahalenin gerekebildiğini ancak her menisküs yırtığının ameliyat gerektirmediğini vurguladı.
Her diz yaralanmasında ameliyat gerekmiyor
Diz yaralanmalarında tedavi kararının yalnızca yaralanmanın türüne göre verilmediğini ifade eden Günaydın, hastanın yaşı, aktivite düzeyi ve spordan beklentisinin de tedavi seçiminde önemli rol oynadığını belirtti.
Bazı menisküs yırtıkları ve hafif dereceli bağ yaralanmalarının ameliyatsız yöntemlerle tedavi edilebildiğini kaydeden Günaydın, dizde belirgin güvensizliğe neden olan ön çapraz bağ kopmaları, kilitlenmeye yol açan menisküs yırtıkları ve birden fazla bağın yaralandığı durumlarda cerrahi tedavinin gerekebildiğini söyledi.
Özellikle aktif sporcularda spora güvenli dönüşün önemli bir hedef olduğunu dile getiren Günaydın, ameliyat kararının yalnızca MR görüntülerine göre değil, fizik muayene bulguları ve sporcunun ihtiyaçları birlikte değerlendirilerek verilmesi gerektiğini ifade etti.
Erken müdahale iyileşme sürecini etkiliyor
Spor yaralanmalarında ilk müdahalenin önemine değinen Günaydın, yaralanma sonrasında spora devam etmenin veya dizi zorlamanın mevcut hasarı artırabileceği uyarısında bulundu.
İlk aşamada sportif aktivitenin durdurulması, dizin korunması, soğuk uygulama yapılması ve gerektiğinde diz üzerine yük verilmemesi gerektiğini belirten Günaydın, "Erken müdahale her zaman hemen ameliyat olmak anlamına gelmiyor. Önemli olan, yaralanmanın zamanında tespit edilmesi ve uygun tedaviye gecikmeden başlanması" dedi.
Spora dönüş yalnızca geçen süreye göre belirlenmiyor
Sporcuların sahalara dönüş sürecinin kişiye özel planlanması gerektiğini vurgulayan Günaydın, spora dönüş kararının yalnızca ameliyatın üzerinden geçen süreye göre verilmediğini belirtti.
Ön çapraz bağ ameliyatı sonrasında futbol ve basketbol gibi yüksek riskli sporlara dönüşün çoğunlukla 9-12 ay veya daha uzun sürebildiğini aktaran Günaydın, bu süreçte dizde ağrı ve şişliğin olmaması, eklem hareket açıklığının kazanılması, kas kuvvetinin yeterli düzeye ulaşması ve diz stabilitesinin sağlanması gerektiğini ifade etti.
Sporcunun durumunun tek ayak sıçrama, denge, çeviklik ve yön değiştirme testleriyle de değerlendirildiğini kaydeden Günaydın, "Yalnızca koşabiliyor olmak müsabakaya hazır olmak anlamına gelmiyor. Amacımız, sporcuyu yeniden yaralanma riskini en aza indirerek güvenli şekilde sahalara döndürmek" diye konuştu.
Doğru antrenmanla yaralanma riski azaltılabiliyor
Diz yaralanmalarının tamamını önlemenin mümkün olmadığını ancak doğru hazırlık ve antrenmanla riskin azaltılabileceğini belirten Günaydın, spor öncesinde yeterli ısınma yapılmasının, diz çevresindeki kasların güçlendirilmesinin ve denge egzersizlerinin düzenli uygulanmasının önemine işaret etti.
Antrenman yoğunluğunun aniden artırılmaması, yeterli dinlenme ve yorgunken dizin aşırı zorlanmamasının da yaralanma riskini azaltmaya yardımcı olduğunu ifade eden Günaydın, daha önce diz sakatlığı geçiren sporcuların yeniden spora başlamadan önce diz fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Rehabilitasyon tamamlanmadan spora dönülmemeli
Daha önce ciddi diz yaralanması geçiren sporcularda yeniden sakatlanma riskinin artabileceğini belirten Günaydın, özellikle ön çapraz bağ ameliyatı geçiren genç sporcularda hem ameliyat edilen dizde hem de diğer dizde yeni yaralanmalar görülebildiğini kaydetti.
Rehabilitasyon sürecinde yalnızca ağrının geçmesinin veya diz hareketlerinin düzelmesinin yeterli olmadığını vurgulayan Günaydın, kas kuvvetinin yeterli düzeye ulaşması, iki bacak arasındaki kuvvet farkının azaltılması ve sporcunun branşına özgü hareketleri güvenle gerçekleştirebilmesinin önemli olduğunu ifade etti.
Rehabilitasyon tamamlanmadan spora dönülmesinin yeniden yaralanma riskini artırabileceğine dikkat çeken Günaydın, "Amacımız yalnızca yaralanan yapıyı iyileştirmek değil, sporcunun eski performansına güvenli şekilde dönebilmesini sağlamak" ifadelerini kullandı.