Gündem

'Mütefekkir Bir Muharririn Dünyası' Peyami Safa sempozyumunun ikinci oturumunda Peyami Safa Romanlarındaki insanın izi sürüldü

Zeytinburnu Kültür Sanat, kültür tarihimizin kıymetli isimlerini hatırlamaya ve “Türkiye’nin Ruhu”yla irtibatlı şahsiyetleri gündeme getirmeye devam ediyor.

25 Ekim 2026 23:50 · 2 dk okuma

Zeytinburnu Kültür Sanat, kültür tarihimizin kıymetli isimlerini hatırlamaya ve “Türkiye’nin Ruhu”yla irtibatlı şahsiyetleri gündeme getirmeye devam ediyor. Türk edebiyatının önemli kalemlerinden biri olan Peyami Safa, Zeytinburnu Kültür Sanat’ta anıldı. İki gün süren sempozyumda Peyami Safa’nın yazarlığının yanı sıra düşünce dünyası da ele alındı. 23 Ekim Cuma günü saat 17.15’te başlayan ikinci oturumda Peyami Safa’nın romanlarındaki insan merkeze alındı.

Zeytinburnu Kültür Sanat’ın düzenlediği 20. sempozyum olma özelliği taşıyan “Mütefekkir Bir Muharririn Dünyası” Peyami Safa sempozyumunun ikinci oturumu 23 Ekim Cuma günü saat 17.15’te gerçekleşti. Doç. Dr. Aytaç Ören’in başkanlık ettiği oturumda Prof. Dr. Özlem Fedai, Prof. Dr. Mustafa Zeki Çıraklı ve Prof. Dr. Mehmet Fatih Birgül, konuşmacı olarak yer aldı.

“Peyami Safa, kanon yazarları karşısında bir öteki.”

Prof. Dr. Özlem Fedai, Peyami Safa’nın düşünce serüvenini romanları üzerinden inceledi:

“Peyami Safa, modern hayata aşırı meyilli toplumu gözlemleyerek yazmıştır. Onun roman yazdığı yıllarda köklerinden kopmuş, ahlakça çürümüş bir zümre ile İslami geleneklerle yetişmiş, milli ve manevi değerlere bağlı, yurtsever, dürüst bir zümre karşı karşıyadır. O da bu durumu gözlemlemiş ve inanç, kültür, değerlerinden kopmanın toplumda ve bireyde ne gibi arızalara neden olabileceğini sorgulayan romanlar yazmıştır. Düşünce serüveninde farklı evreler vardır ve kanon yazarları karşısında öteki konumunda kalmıştır.”

“Ah Minel Aşk romanında anlatıcı, anlatı içinde bir farkındalığa sahip.”

Prof. Dr. Mustafa Zeki Çıraklı, Peyami Safa’nın Server Bedi müstearıyla yazdığı “Ah Minel Aşk” romanındaki anlatıcı özellikleri üzerinde durdu:

“Anlatıcının anlatısal farkındalığı var. Hem karakterde hem de yazarda. Anlattıklarının gerçeğin tam ve kusursuz bir temsili olmadığının farkında. O yüzden anlatıcı sürekli yazara bazı revizyonlar yapacağını söylerken yazarımız da anlatıcıya aynı karşılığı veriyor. Diğer karaktere bu söyleniyor ve sürekli olarak anlatılanların hakikati olduğu gibi aktarma kudreti sorgulanıyor.”

 “Peyami Safa, 1933’te Heidegger’i keşfetmişti.”

Prof. Dr. Mehmet Fatih Birgül, Peyami Safa’nın Heidegger’in felsefesiyle bir ilişki kurduğundan söz etti:

“Bu evrenin madde ötesi tarafları var diyen, biraz daha farklı bakmaya çalışalım diyen insanlar 1933’te Heidegger’i keşfettiler. Peyami Safa da bu isimlerden birisi. 1933’te Felsefe ve Diyalektik diye bir konuşma yaptı. Yeni Türk dergisinde bu konferansın metni yayımlandı. Peyami Safa’yı tanımak için çok önemli doneler var o konuşmada. Heidegger’den bahsediyor ve onun ‘Metafizik Nedir’ kitabına atıf yapıyor.”

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı