Kültür Sanat

Kültür sanat haberciliğinde bağımsız yayınların sorunları Karaköy'de tartışıldı

Kültür sanat haberciliğinin ekonomik sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve yapay zeka sorunları Karaköy Palas'taki programda değerlendirildi. KÜME ODAK Projesi kapsamında AA ve Rami…

31 Ekim 2026 16:07 · 5 dk okuma

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
31.10.2026 - 16:07
Güncelleme: 31.10.2026 - 16:09

Kültür sanat haberciliğinin ekonomik sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve yapay zeka sorunları Karaköy Palas'taki programda değerlendirildi. KÜME ODAK Projesi kapsamında AA ve Rami Kütüphanesi ortaklığıyla düzenlenen etkinlikte bağımsız yayınların ekonomik güçlükleri öne çıktı.

Kültür sanat haberciliğinin ekonomik sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm, yapay zeka, uzmanlaşma ve ifade özgürlüğü gibi alanlarda karşılaştığı sorunlar, Karaköy Palas'ta düzenlenen programda değerlendirildi.

Kültür Medeniyet Vakfının (KÜME) "ODAK" Projesi kapsamında Anadolu Ajansı ve Rami Kütüphanesi ortaklığında hazırlanan "Kültür-Sanatın İzinde: Etkinlikten Hafızaya" programında kültür-sanat haberciliğinin durumu ve geleceğine ilişkin konular masaya yatırıldı.

Doç. Dr. Yusuf Ziya Gökçek'in koordinatörlüğünde gerçekleştirilen programın "Kültür Sanat Haberciliğinin Temel Sorunları" başlıklı açık masa oturumunda Art Column Yayın Koordinatörü Ümmühan Kazanç, Anadolu Ajansı Stratejik İletişim ve Marka Yönetimi Direktörü Hazal Duran ve TRT 2 Kültür Sanat Şef Editörü Kübra Nur Nilüfer konuştu.

Ümmühan Kazanç, kültür sanat haberciliğinin sorunlarının haber seçimi ve yayın hazırlığı aşamalarından önce başladığına dikkati çekerek, bağımsız kültür sanat yayınlarının karşı karşıya bulunduğu ekonomik güçlükleri anlattı.

Basılı ve dijital yayınların sürdürülebilirliğini sağlayacak destek fonları oluşturulmalı

Bağımsız yayınların çoğunlukla bir veya iki kişilik ekiplerle faaliyetlerini sürdürmeye çalıştıklarını belirten Kazanç, sanat yazarlarının, eleştirmenlerin ve küratörlerin uzman görüşlerine yer vermenin ekonomik koşullar nedeniyle giderek zorlaştığını ifade etti.

Kazanç, bu durumun yayınlardaki düşünce çeşitliliğini azalttığını ve eleştirel bakış açısını sınırlandırdığını kaydederek, yayın gelirlerinin önemli bir bölümünün vergi ve diğer giderlere ayrılmasının nitelikli yayıncılığı sürdürmeyi güçleştirdiğini dile getirdi.

Ekonomik sorunların haber takibi ve araştırma süreçlerini de doğrudan etkilediğine işaret eden Kazanç, başka şehirlerdeki sergi ve etkinliklerin yanı sıra yurt dışındaki bienal, fuar ve sanat organizasyonlarını yerinde takip etmenin bağımsız yayınlar açısından ciddi maliyet oluşturduğunu bildirdi.

Kazanç, kültür sanat yayınlarının desteklenmesine yönelik özel bir hibe mekanizmasına ihtiyaç duyulduğunu, basılı ve dijital yayınların sürdürülebilirliğini sağlayacak destek fonlarının oluşturulması gerektiğini belirtti.

Ekonomik güçlüklerin yalnızca yayıncıları değil, sanatçıları da etkilediğine dikkati çeken Kazanç, sanatçıların atölye kiralarını ve üretim malzemelerinin maliyetlerini karşılamakta zorlandığını, bazı sanatçıların üretimlerini sürdürebilmek için güç koşullarda yaşam mücadelesi verdiğini anlattı.

Kazanç, kültür sanat haberciliğinin yalnızca sergi açılışlarını, sanatçı başarılarını ve etkinlik duyurularını aktarmakla sınırlı olmadığını ifade etti.

"Ekonomi meselesi bence de bu işin aslında dünyada da temel problemlerinden birisi"

Anadolu Ajansı Stratejik İletişim ve Marka Yönetimi Direktörü Hazal Duran, kültür sanat haberciliğinin dünyadaki medya dönüşümünden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirterek, ekonomik koşulların yanı sıra dijitalleşme ve yapay zekanın da yayıncılık süreçlerini etkilediğini söyledi.

Duran, kültür sanat haberciliğinin dünyadaki mevcut durumdan bağımsız konuşulamayacağını belirterek, "Ekonomi meselesi bence de bu işin aslında dünyada da temel problemlerinden birisi. Türkiye'de de aynı şekilde etkiliyor kültür sanat haberciliğindeki üretimi. Bir diğer faktör de aslında şu an hep bizim konuştuğumuz dijital dönüşüm, yapay zeka gibi hususlar çünkü biz özellikle dijital dönüşümün etkilerini son 10-15 yılda gittikçe artan bir şekilde yaşıyoruz fakat özellikle son 5 yılda haberciliği, dönüştürdüğü yeri daha net görmeye başladık." dedi.

Reuters'ın her yıl yayımladığı dijital haber raporuna değinen Duran, 51 ülkeyi kapsayan araştırmada medya profesyonellerinin önemli bir bölümünün haberciliğin geleceğine ilişkin olumsuz beklenti taşıdıklarını aktardı.

Dijital platformlara yapılan yatırımlar artarken medya kuruluşlarında istihdamın azalmasının sektördeki sorunlardan biri olduğunu vurgulayan Duran, yapay zeka destekli arama sistemlerinin kullanıcıların bilgiye doğrudan ulaşmalarını sağlamasının haber sitelerinin ziyaretçi trafiğini ve gelirlerini olumsuz etkileyebildiğine dikkati çekti.

Duran, sanatçıların ve kültür kurumlarının kendi platformları üzerinden içeriklerini doğrudan paylaşabilmelerinin yeni imkanlar sunduğunu dile getirerek, şunları kaydetti:

"İlk bakışta pozitif bir şey olarak görülebilir çünkü gazetecinin ya da medya kuruluşlarının oradaki bilgi aktarmadaki aracı rolünün değiştiğini görüyoruz. Artık ben direkt bir aracıya sahip olmak zorunda değilim. Kendim de doğrudan içeriğimi yayabilirim fakat burada bir eşitsizlik var. Neden? Çünkü çok imkana sahip platformların ya da çok takipçi sayısına sahip platformlar, bunu daha kolay yapabilirken bu imkanlara sahip olmayan platformların, özellikle bağımsız kültür sanat üreticilerinin bu noktada ciddi bir sıkıntı yaşadığını görüyoruz."

Duran, dijital tanıtım kampanyalarının da bu eşitsizliği derinleştirebildiğini, daha fazla kaynağa ve takipçiye sahip kurumların içeriklerini geniş kitlelere ulaştırırken bağımsız üreticilerin görünürlük elde etmekte zorlandıklarını dile getirdi.

Yapay zekanın çeviri ve özetleme gibi alanlarda kolaylık sağladığını ancak özgün habercilik ve bağlam oluşturma açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdiğini belirten Duran, kültür sanat haberciliğinde yalnızca ne, nerede ve ne zaman sorularına yanıt veren içeriklerin ötesine geçilmesi gerektiğini vurguladı.

Özgün içerik üretiminin daha fazla zaman ve insan kaynağı gerektirdiğinin altını çizen Duran, etkinlik duyuruları ve basın bültenleriyle sınırlı kalan habercilik yerine kültürel gelişmeleri farklı yönleriyle ele alan, arka planını ortaya koyan ve bağlam oluşturan haberlere ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Duran, medya kuruluşlarında uzmanlaşmış muhabir sayısının azalmasının da kültür sanat haberciliğinin niteliğini etkilediğine dikkati çekerek, bağımsız sanatçıların ve küçük kültür kurumlarının büyük kuruluşlara kıyasla haber gündeminde daha az yer bulabildiklerini kaydetti.

Anadolu Ajansının kültür sanat biriminde yılda yaklaşık 3 bin haber üretildiğini anlatan Duran, bu haberlerin yaklaşık altıda birinin özgün, özel veya araştırma haberciliği kapsamında değerlendirilebilecek içeriklerden oluştuğunu bildirdi.

"Bize sunulan kaynaklar dışında başka kaynaklara bakmalıyız"

TRT 2 Kültür Sanat Şef Editörü Kübra Nur Nilüfer de kültür sanat haberciliğinde haber kaynaklarının doğrulanması, editoryal seçim ve uzmanlaşmanın önemine değindi.

Kültür sanat haberciliğinde gündemi takip etmenin yanı sıra gündem oluşturmanın da önemli olduğunu belirten Nilüfer, şu bilgileri verdi:

"Basın bültenleri her ne kadar beslendiğimiz kaynaklar olsa da aslında onlar da sonuçta insan elinden çıkan metinler olduğu için zaman zaman yanlış bilgileri kapsayabiliyor mesela. Bir muhabir veya bir editör ilk anda sırtını güvenle yaslayabileceği bir kaynak gibi görürken basın bülteni için 'teyide muhtaç' bir kaynak olarak zihninde kalmalı diye düşünüyorum. Bunca bilginin hızla üretildiği ve bilginin kopyasının da kopyasının var olduğu bir dünya düzeninde habercilikte teyit önemli. Bize sunulan kaynaklar dışında başka kaynaklara bakmalıyız."

Uzmanlaşmanın haberin derinliğini doğrudan etkilediğine dikkati çeken Nilüfer, kültür sanat haberciliği yapan gazetecilerin sanat tarihi, modern ve çağdaş sanat gibi alanlarda temel bilgiye sahip olmaları ve ilgili literatürü takip etmeleri gerektiğini vurguladı.

Nilüfer, kültür sanat haberciliğinin İstanbul merkezli yürütülmesinin diğer şehirlerdeki sanatçı ve kurumların görünürlüğünü sınırlayabildiğine dikkati çekerek, "Şirince'de atölyesinde üretim yapan bir sanatçının da İstanbul'da, Karaköy'deki bir seramik sanatçısı kadar görünür olabilmesi lazım. Hiç değilse kamu yayıncılığı yapan bizler açısından kalbimizden geçen bu. Bunu da yine kamu yayıncısı olması nedeniyle TRT'de tabii geniş bir yurt haber ağı olduğu için ekrana getirmeye çalışıyoruz. Biraz İstanbul merkezli bir habercilik söz konusu oluyor. Dünyada da yine takip ettiğimiz ajanslar var. Anadolu Ajansı bu anlamda çok büyük ortaklık kurduğumuz bir ajans." dedi.

Oturumda ayrıca yapay zekanın haber üretimindeki rolü, yapay zeka tarafından hazırlanan içeriklerin ayırt edilmesi, yoğun etkinlik takvimi içinde haber değeri taşıyan çalışmaların belirlenmesi ve kültür sanat yayıncılığında nitelikli içerik üretiminin sürdürülmesi konuları katılımcıların soruları doğrultusunda tartışıldı.

Açılış konuşmalarıyla başlayan program, "Sonuç Raporu" oturumuyla tamamlanacak.

Oturumlarda ortaya çıkan ortak ihtiyaçlar, farklı görüşler ve çözüm önerilerinin program sonrasında hazırlanacak yazılı rapora kaynak oluşturması hedefleniyor.