- Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe: "Tarih zalimlerin yanında değildir. Er yere geç mazlumların, Filistindeki gözü yaşlı annelerin, şehit olan çocuklarımızın, kardeşlerimizin, onların bu muhatap oldukları zulümlerin hesabını zalimler muhakkak verecektir" Milli İrade Platformu Genel Sekreteri Hüseyin Kader: "Yakın coğrafyamızda İsrail'in işgal ve soykırım politikalarına maruz kalan Filistin ile uzak coğrafyamızda Çin'in zulüm, baskı ve kültürel soykırım altına direnen Doğu Türkistan hikayesinde pek çok ortak nokta bulunmaktadır
Milli İrade Platformu, Filistin'e Destek Platformu ve Eğitime Destek Platformunca düzenlenen " Kudüs'ten Kaşgar'a Eğitim Seminerleri"nin kapanış programı gerçekleştirildi.
Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Türk Telekom Opera Salonu'ndaki programda konuşan Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, farkındalık oluşturmanın çok önemli olduğunu söyledi.
Çok değerli bir günde bir araya geldiklerini belirten Kabaktepe, "Tarih artık siyonizmin yanında değildir. Şuna inanıyoruz da biliyoruz. Aynı zamanda niyaz ediyoruz. Tarih zalimlerin yanında değildir. Er yere geç mazlumların, Filistindeki gözü yaşlı annelerin, şehit olan çocuklarımızın, kardeşlerimizin, onların bu muhatap oldukları zulümlerin hesabını zalimler muhakkak verecektir." diye konuştu.
Kabaktepe, Filistin bilincinin ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki adaletsizliğe karşı duruşun oluşmasına vesile olan bu programların önemli olduğunu kaydetti.
Milli İrade Platformu Genel Sekreteri Hüseyin Kader ise 21. yüzyılın dünyasında hem yakın hem de uzak coğrafyalarda küresel kapitalizmin sömürgeci zihiyetinin insanlığın başına musallat olmaya devam etttiğini dile getirdi.
Özellikle Müslüman devletlerin ve toplumların kuşatmaların doğrulan hedefinde olduğuna dikkati çeken Kader, "Yakın coğrafyamızda İsrail'in işgal ve soykırım politikalarına maruz kalan Filistin ile uzak coğrafyamızda Çin'in zulüm, baskı ve kültürel soykırım altına direnen Doğu Türkistan hikayesinde pek çok ortak nokta bulunmaktadır. Şuurumuzu ve İslam kardeşliğimizi, duygularımızı canlı tutarak geleceğe hazırlanmak gibi bir sorumluluğumuz olduğuna inanıyoruz." ifadelerini kullandı.
Kader, " Kudüs'ten Kaşgar'a Eğitim Seminerleri"nin Türkiye'de birçok şehirde yapıldığını dile getirerek, Trabzon, Erzurum, Gaziantep, Adana, Konya, Ankara, Sincar ve Kayseri'nin bunlar arasında yer aldığını anlattı.
"Müslüman halkın yaşadığı bölgelere demografik müdahaleler var"
Gazeteci-yazar Taha Kılınç, yaptığı sunumda, İsrail ve Çin'in Müslüman coğrafyada yaptığı işgalin ortak yönlerinin 7 farklı başlıkta ele alındığını söyledi.
Kılınç, coğrafyanın iki kanayan yerinden birinin Kudüs, diğerinin ise Kaşgar olduğunu belirtti.
İki coğrafyada meydana gelen işgal ve baskı politikalarını değerlendireceklerini aktaran Kılınç, şöyle devam etti:
"Bu noktalardan birincisi haritalar üzerindeki müdahaleler. Yani coğrafyanın tekrar şekillendirilmesi noktasında işgaller, işgalden sonra da fiziksel olarak sahaya müdahaleler. Birinci nokta, ortak nokta bu. İkinci olarak özellikle Müslüman halkın yaşadığı bölgelere demografik müdahaleler var. Dışarıdan nüfus taşınması... Buna 'yerleşimci' diyoruz. İkinci ortak nokta bu. Doğu Türkistan'a, Kaşgar'a dışarıdan Çin nüfusu taşınıyor. Üçüncü ortak nokta ibadet mekanlarına müdahaleler. Dördüncü nokta Müslüman halkın günlük hayatında hareketlerinin, mahrem alanlarının, özel hayatlarının ya da birtakım böyle ilişkilerinin, irtibatlarının kameralarla ve teknolojinin imkanlarıyla izlenmesi. Yani doğrudan doğruya hayatın tümüne yönelik gözetim altına alınması. Beşinci nokta, özellikle kadim şehirlerinde kültürüne, tarihine, kimliğine, dış görünüşüne yapılan müdahaleler."
Kılınç, mezarlıkların da kültürü, tarihi ve coğrafyadaki kökleri ifade etmesi bakımından kaçınılmaz bir başlık olduğuna değindi.
İki işgal biçiminde de mezarlıkların özel olarak hedeflendiğine dikkati çeken Kılınç, Filistin ve Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde halkın bir bölümünün daha makbul, uyumlu ve uysal vatandaşlar olarak kenara ayrılıp, diğer kısmının radikalize ve terörize edildiği bir işgal biçimiyle karşılaştıklarını vurguladı.
Programda katılımcılara Taha Kılınç'ın 4 kitabı hediye edildi.