Başbakan Mark Carney, AB'nin ilk 'ortak üyesi' olacak ortaklık modeli müzakerelerini haziranda bitirmeyi hedeflediklerini söyledi. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ise tam üyelik olmadan kurulacak ortaklığın vatandaşlara fırsat ve güvenlik sağlamayı amaçladığını belirtti.
Kanada Başbakanı Mark Carney, Avrupa Birliği (AB) ile ilk "ortak üyesi" olmalarını sağlayacak yeni bir ortaklık modeli üzerinde çalıştıklarını ve müzakereleri haziranda tamamlamayı hedeflediklerini söyledi.
Carney, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ve AB Komisyonu Başkanı Ursula Von Der Leyen, Kanada'nın Montreal kentinde düzenlenen AB- Kanada Zirvesi bitiminde basına açıklamalarda bulundu.
Ülkesinin coğrafi konumu nedeniyle AB'ye tam üye olamayacağına değinen Carney, " Kanada'nın AB'nin ilk ortak üyesi olmasıyla sonuçlanacak, üyelik aşamasına gelmeden mümkün olan en derin ortaklığa doğru çalışıyoruz." dedi.
Carney, Costa'nın haziranda düzenlenecek AB Konseyi toplantılarına katılma davetini kabul ettiğini aktararak, söz konusu toplantılarda yeni ilişki modeline yönelik müzakereleri sonuçlandırmayı hedeflediklerini kaydetti.
"Tam üyelik olmadan ortaklık"
AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de zirvede ele alınan başlıca konulardan birinin Kanada'nın AB'ye "ortak üye" olması fikri olduğunu söyledi.
Von der Leyen, "Fikrimiz basit, tam üyelik olmadan ortaklık. Çünkü antlaşmalar açık ve buna izin vermiyor; Avrupa dışındaki bir ülke Avrupa Birliği'ne katılamaz. Ancak bugüne kadar yaptığımız her şeyden daha fazla üyeliğe yaklaşan bir ortaklık kurabiliriz." ifadelerini kullandı.
Yeni modelin vatandaşlara daha fazla fırsat sunmayı, Atlantik'in iki yakasında refahı artırmayı ve ortak güvenliği güçlendirmeyi amaçladığını belirten von der Leyen, ortaklığın politikalar, programlar ve kurumsal işbirliği olmak üzere üç temel üzerine kurulacağını anlattı.
Von der Leyen, iklim, enerji, yapay zeka, inovasyon ve güvenlik gibi alanlarda politikaları daha yakın eşgüdüm içinde şekillendirmek ve hazırlık aşamasından uygulamaya kadar her aşamada karşılıklı istişarede bulunmak istediklerini kaydetti.
Kanada'nın AB programlarına katılımını genişletmeyi hedeflediklerini aktaran von der Leyen, ülkenin halihazırda AB'nin savunma sanayisine yönelik SAFE programında yer aldığını, Ufuk Avrupa kapsamındaki işbirliğini artırmak ve Kanada'yı Erasmus+ programına tam olarak dahil etmek istediklerini bildirdi.
Von der Leyen, kurumlar arasındaki ilişkileri de yakınlaştıracaklarını belirterek, ilkbaharda Kanada hükümeti ile AB Komisyonu üyelerinin katılacağı bir toplantı düzenleneceğini söyledi.
"Ortak üyelik kavramı henüz keşfedilmemiş bir alan. Ancak bunu birlikte şekillendirecek iddiaya, güvene ve yaratıcılığa sahibiz." diyen von der Leyen, ortaklığın başka bir aktöre karşı değil, tarafların ortak gücünü artırmak amacıyla kurulacağını vurguladı.
Dijital ticaret, yatırım ve Ukrayna'ya destek
Von der Leyen, zirvede dijital ticaret anlaşmasına ilişkin müzakerelerin tamamlandığını açıklayarak, bu anlaşmayı AB-Kanada Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması'nın (CETA) "dijital kolu" olarak nitelendirdi.
Kritik ham maddelere yatırım konusunda Kanada ile Avrupa Yatırım Bankası arasında bir anlaşmayı sonuçlandırmak üzere olduklarını bildiren von der Leyen, Avrupa'nın süper bilgisayar altyapısını da Kanada'nın kullanımına açacaklarını dile getirdi.
Von der Leyen, güvenilir yapay zeka ve güvenli uydu bağlantıları alanlarındaki işbirliğini derinleştireceklerini, Kanada'nın Galileo ve IRIS programlarına katılımını değerlendirdiklerini aktardı.
Kanada'nın AB'nin Ukrayna'ya yönelik 90 milyar avroluk destek kredisine katılımı konusunda uzlaştıklarını belirten von der Leyen, "Bu, Ukrayna'ya güçlü bir mesaj gönderiyor. Birlikte Ukrayna'ya desteğimizi artırıyoruz." ifadelerini kullandı.
Costa: "Tam AB üyeliği dışında her şeyi kapsayan bir ortaklık"
AB Konseyi Başkanı Antonio Costa da Kanada ile ilişkilerde yeni bir dönem başlatmak istediklerini kaydederek, "İlişkimiz o kadar özel ki yeni bir şey oluşturmak, basit bir ortaklığın ötesine geçmek istiyoruz. Tam AB üyeliği dışında her şeyi kapsayan bir ortaklık. Bu, türünün en yakın, en derin ve en özgün örneği olacak." dedi.
Kanada ile Avrupa Toplulukları arasında ilk ikili anlaşmanın 1976'da imzalandığını hatırlatan Costa, 10 yıl önce imzalanan CETA'nın da ekonomik ve siyasi bağları güçlendirdiğini söyledi.
Costa, CETA'nın uygulanmaya başlamasından bu yana AB ile Kanada arasındaki ticaretin yaklaşık yüzde 80 arttığını belirterek, dijital ticaret, karşılıklı yatırımlar, mesleki yeterliliklerin tanınması, rekabetçilik ve ekonomik güvenlik alanlarında ilişkileri daha da geliştirmeyi hedeflediklerini aktardı.
Yeni ortaklığın vatandaşlar, şirketler ve çalışanlar için somut sonuçlar üretmesi gerektiğini vurgulayan Costa, bunun ticarette daha az engel, daha fazla yatırım ve kritik ham maddelerde daha yakın işbirliği anlamına geldiğini ifade etti.
Costa, Kanada'nın Ufuk Avrupa programına katılımının sağladığı başarı temelinde araştırma ve inovasyondaki işbirliğini derinleştirmek istediklerini, sağlık krizleri ve doğal afetlere karşı vatandaşların korunmasında da birlikte hareket edeceklerini anlattı.
Atlantik'in iki yakasında eğitim almayı ve çalışmayı kolaylaştırmayı amaçladıklarını dile getiren Costa, bu kapsamda yeni bir gençlik hareketliliği ortaklığı öngördüklerini bildirdi.
Carney'ye hazirandaki AB Konseyi toplantısına davet
Costa, siyasi ve kurumsal bağları da güçlendirmek istediklerinin altını çizerek, en üst siyasi düzeyde daha yakın temaslar kuracaklarını, ortak öncelikler belirleyeceklerini ve ortak sorunlara verecekleri yanıtları eşgüdüm içinde şekillendireceklerini söyledi.
İlkbaharda Kanada hükümeti ile AB Komisyonu üyeleri arasında düzenlenecek toplantıdan memnuniyet duyduğunu dile getiren Costa, Carney'yi hazirandaki AB Konseyi toplantısı sırasında ağırlamaktan da memnuniyet duyacağını ifade etti.
Güvenlik ve savunma alanında sanayi işbirliğini güçlendirdiklerini belirten Costa, Kanada'nın SAFE programına katılan ilk Avrupa dışı ülke olduğuna dikkati çekti.
Costa, Kanada'nın Ukrayna'ya yönelik destek kredisine katkıda bulunma kararını da memnuniyetle karşılayarak, bunun Ukrayna'ya gerektiği sürece birlikte destek verme kararlılıklarına ilişkin güçlü bir mesaj olduğunu vurguladı.
Uluslararası kurallara dayalı düzenin baskı altında olduğu bir dönemde AB ile Kanada'nın bu düzeni savunmak konusunda ortak sorumluluk taşıdığını belirten Costa, kurdukları ittifakın diğer demokrasiler için de yol gösterici olması gerektiğini söyledi.
Ortak bildiride 2027 hedefi
Zirvenin ardından yayımlanan ortak bildiride, AB ile Kanada arasında ortak refah ve ekonomik güvenlik alanı oluşturmak amacıyla "Gelecek İçin İttifak" başlatıldığı duyuruldu.
Bildiride, mevcut Stratejik Ortaklık Anlaşması temelinde ilişkilerin daha ileriye taşınacağı belirtilerek, tam üyeliğin gerisinde kalacak daha yakın bir ortaklık modelinin 2027'deki Kanada-AB Zirvesi'ne kadar tanımlanmasının hedeflendiği kaydedildi.
Ekonomik, teknolojik ve stratejik uyumun artırılmasıyla tarafların refahının, ekonomik güvenliğinin ve stratejik özerkliğinin güçlendirilmesinin amaçlandığı vurgulandı.
Sanayi ve ekonomik güvenlikte karşılıklılık
Bildiride, stratejik işbirliğinin derinleştirilmesi konusunda uzlaşılan sanayi sektörlerinde ittifakın karşılıklılık ilkesine dayanacağı ifade edildi.
Tarafların ekonomik güvenlik önlemleri konusunda yakın çalışacağı, mümkün olduğu ölçüde bu önlemlerin birbirleri üzerindeki olumsuz etkilerini sınırlamaya gayret edeceklerinin aktarıldığı bildiride, bu işbirliğinin sektör bazında yürütüleceği, kritik tedarik zincirleri ve teknolojilerin yanı sıra teknoloji sızıntılarının önlenmesini de kapsayacağı belirtildi.
Bildiride ikili ticaretin önündeki engellerin azaltılması, düzenlemeler ve standartlar alanındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve gelecekteki sanayi politikası finansmanında işbirliği imkanlarının araştırılmasının öngörüldüğüne işaret edildi.
Kanada ve AB'deki şirketleri bir araya getirecek bir iş konseyi kurulacağının da duyurulduğu bildiride, Dijital Ticaret Anlaşması'nın esasına ilişkin müzakerelerin sonuçlandırıldığı aktarılarak, anlaşmanın sınır ötesi veri akışlarını kolaylaştırmasının ve şirketler ile tüketiciler için hukuki öngörülebilirliği artırmasının hedeflendiği kaydedildi.
Bildiride ayrıca tarafların, sınır ötesi işlemleri hızlandırmak ve maliyetleri düşürmek amacıyla anlık ödeme sistemlerinin birbirine bağlanmasına yönelik çalışmaları destekleyeceği ifade edildi.
Bildiride Orta Doğu'yla ilgili, gerilimin düşürülmesi, insani ihtiyaçların karşılanması ve iki devletli çözüme dayalı kapsamlı, adil ve kalıcı barış için daha yakın çalışılacağı vurgulandı.