İzmir'in Kemalpaşa ilçesinde Halk Eğitimi Merkezi kursiyerleri ve usta öğreticileri, Kemalpaşa Devlet Hastanesi için gönüllü olarak ameliyat önlüğü ile hasta ve masa örtüsü üretiyor. Şimdiye kadar yaklaşık 600 örtü ve 500 hastane önlüğü teslim eden merkezde üretim sürüyor.
İZMİR'in Kemalpaşa ilçesinde, Halk Eğitimi Merkezi kursiyerleri ve usta öğreticileri, pandemide büyük fedakarlık gösteren sağlık çalışanlarına vefa borcu ödemek amacıyla Kemalpaşa Devlet Hastanesi'nin doktor ameliyat önlükleri ile hasta ve masa örtülerini gönüllü üretiyor. Kemalpaşa Halk Eğitim Müdürü Metin Yaşar, kurumlar arası dayanışmanın önemine dikkat çekerek, "Şimdiye kadar yaklaşık 600 örtü ve 500 hastane önlüğü teslim ettik. Üretimimiz devam ediyor, sürekli yapacağız" dedi.
Kemalpaşa Halk Eğitim Merkezi tarafından, pandemi döneminde sağlık çalışanlarının çalışmalarına duyulan minnet nedeniyle, kurumlar arası iş birliğiyle bir sosyal sorumluluk adımı atıldı. Merkez bünyesindeki usta öğreticiler ve kursiyerler, Kemalpaşa Devlet Hastanesi'nin doktor ameliyat önlükleri ile hasta ve masa örtülerini tamamen gönüllü olarak üretmeye başladı.
Kurumlar arası dayanışmanın önemine dikkat çeken Kemalpaşa Halk Eğitim Müdürü Metin Yaşar, "Dünyayı kasıp kavuran bir pandemi dönemi yaşandı. Sağlık çalışanlarımız bu dönemde inanılmaz derecede bir efor sarf ettiler. Bizim onlara minnet borcumuz vardı. Bakanlığımız o dönemde bütün okullarıyla sağlık teşkilatının yanında yer aldı, medikal ürünler ve tekstil ürünleri yaptı. Kemalpaşa Devlet Hastanemiz bize çok güzel hizmet veren bir hastane. 'Ekipmanımız, çok yetenekli usta öğreticilerimiz ve başarılı kursiyerlerimiz var. Bizim onlara bir şeyler yapmamız gerekiyor' diye düşündük. Hastanemizin doktor ameliyat önlüklerini, hasta ve masa örtülerini hazırlayıp kendilerine teslim ediyoruz. Bu konuda herhangi bir beklentimiz yok. Bu bizim onlara gönüllü çalışmamızdır, bir minnetimizdir" dedi.
Kursiyerlerle üretime devam ettiklerini anlatan Yaşar, "Biz eğitim ordusu olarak sağlık ordusunu yetiştiriyoruz. Her zaman onların arkasında, destekçisiyiz. Şimdiye kadar yaklaşık 600 örtü ve 500 hastane önlüğü teslim ettik. Üretimimiz devam ediyor, bunu sürekli yapacağız" diye konuştu.
'ATIK KUMAŞLAR SOKAK HAYVANLARINA YUVA OLUYOR'
Selçuk Üniversitesi Hazır Giyim Öğretmenliği mezunu usta öğretici Tuğba Yılmaz, sıfırdan eğitim alan kursiyerlerin, kısa sürede profesyonel düzeyde üretim yapabilir hale geldiğini söyleyerek, "Kurum olarak hastanemizin ameliyat önlüklerini ve örtülerini kursiyerlerimizle beraber dikerek, temin etmekte yardımcı oluyoruz. Ayrıca kumaş artıklarımızı kesinlikle atmıyoruz. Kışın üşüyen, ıslanan sokak hayvanlarımız için değerlendiriyor ya da elyafla kombine ederek boyun yastığı haline getiriyoruz" dedi.
AKILLI GİYSİ PROJESİ İLE GELECEĞE YATIRIM
Kurs merkezinde üretimin yanı sıra teknolojik çalışmalara da imza atıldığını belirten Yılmaz, 'akıllı giysi' hazırladıklarını ve patentini aldıklarını vurgulayarak şunları söyledi:
"Teknolojiyi yakından takip etmeliyiz. Bu kıyafet, bluetoothla telefonla yönlendirilebilen bir led sistemine sahip ve 'Arduino' ile kodlanabiliyor. Kıyafetin teknolojiye ayak uydurması ve insan ihtiyaçlarını her alanda karşılaması için temel bir zemin oluşturmak istedik. İş güvenliği açısından; tünele giren bir işçi gaz kaçaklarına karşı sensörler sayesinde uyarılabilir, telefonla amirine bildirilerek ölüm riski azaltılabilir. Sağlık alanında ise hasta ve yaşlı bakımında, örneğin işitme ve görme engelliler için ledlerin yanması suretiyle ilaç saatini bildirebilir. Bu program telefona bağlı olduğu için ilacın içilip içilmediği de takip edilip ikaz edilebilir. Askerlerimiz için de konum takibi ve irtibat kesildiğinde bu ledlerle ya da 'Arduino' şeklinde kodlanarak kiminle irtibata geçilebileceğinin bildirilmesi açısından ileriki aşamalarda kullanılabilir."
Kurs merkezinde dikiş öğrenerek hem sosyalleştiğini hem de zihinsel zindelik kazandığını belirten Nilgün Alevli (56), "Kursa 1 yıl önce başladım. Buraya geliş amacım terapiydi. Çünkü artık bu yaştan sonra terzi olmayı düşünmüyorum. Evde oturup kafamı dinlemektense gelip burada arkadaşlarla hoş sohbetle, bir şeyler de öğrenerek 'Alzheimer'dan korunuyorum. Çok eğlenceli ve zevkli, çayımızı içip sohbetimizi yapıyor, dikişimizi dikiyoruz. Devletin kurumu burası, devletin işini yine devlet kendi yapıyormuş gibi bizim de bir emeğimiz oluyor. Ameliyatta kullanılan bütün malzemeler elimizden geçiyor, inşallah kullanışlı olur. Amacım para kazanmak değil ama geçim derdinde olan birçok insan da var. Onların da ihtiyaçlarını karşılayabildikleri bir ortam burası" dedi.
'HAZIR ALMIYOR, KENDİMİZ DİKİYORUZ'
Merkeze 3 yıldır gelen Nurşen Ayyıldız (40) kıyafetleri diktiğini söyleyerek, "Ortamımız çok güzel, hocamız çok iyi. Kalıp çıkarmalarımız, farklı pat denemelerimizle her şeyi hocamız bize öğretiyor ve çok faydalı oluyor. İnsan burada kafa dağıtıyor, psikolojimize çok iyi geliyor. Hem ev ekonomimize çok iyi oluyor. Artık dışarıdan hazır giyim almayı düşünmüyoruz. Çünkü her şeyi kendimiz dikiyoruz, üretiyoruz. Etrafımıza da faydamız oluyor" diye konuştu.