Dünya

İstanbul'da İslam Birliği Konferansı sonuç bildirgesi Ayasofya önünde okundu

İstanbul'da düzenlenen Uluslararası İslam Birliği Konferansı'nın sonuç bildirgesi, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hüseyin Hazırlar tarafından Ayasofya önünde okundu. Bildirge,…

30 Ekim 2026 16:48 · 3 dk okuma

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
30.10.2026 - 16:48
Güncelleme: 30.10.2026 - 16:54

İstanbul'da düzenlenen Uluslararası İslam Birliği Konferansı'nın sonuç bildirgesi, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hüseyin Hazırlar tarafından Ayasofya önünde okundu. Bildirge, Gazze'deki soykırımın durdurulması ve Mescid-i Aksa'nın korunması için ortak çalışma çağrısı yaptı.

Dünya Müslüman Alimler Birliği ile İslam Alimleri Vakfı işbirliğiyle İstanbul'da düzenlenen "Vasat Ümmetin Birliği: Sabitelerden Birlik Misakına" başlıklı Uluslararası İslam Birliği Konferansı'nın sonuç bildirgesi kamuoyuna duyuruldu.

Bildirge, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hüseyin Hazırlar tarafından cuma namazının ardından Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi önünde düzenlenen basın açıklamasında okundu.

Hazırlar, Kur'an-ı Kerim'deki "Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılın, bölünüp parçalanmayın" ayetikerimesini aktararak, İslam ümmetinin adalet, merhamet, dayanışma ve mazlumlara destek olma esaslarına dayanan medeniyet ve insanlık misyonuna ilişkin sorumluluğunun bilinciyle bir araya geldiklerini söyledi.

Fikri, siyasi, ekonomik ve toplumsal sorunların yanı sıra işbirliği ve bütünleşme imkanlarını zayıflatan ayrışmaların yaşandığı bir süreçte düzenlenen konferansta birlik çağrılarının somut mutabakatlara ve uygulanabilir projelere dönüştürülmesinin gerekliliğinin ele alındığına dikkati çeken Hazırlar, ümmet birliğinin şeri bir gereklilik ve İslam medeniyetinin temel bir unsuru olduğunu vurguladı.

Hazırlar, "Ümmetin birliği sabır, hikmet, kardeşlik, istişare ve karşılıklı güven temelinde sürdürülebilecek bir süreçtir. Bu nedenle geçici temaslarla yetinilmeyecek, sürekli ve kurumsal işbirliği mekanizmalarının geliştirilmesine önem verilecektir." dedi.

Konferansın kesin ve değişmez şeri hükümler ile içtihada açık meseleler arasında ilmi ve şeri ölçülere uygun bir ayrım yapılmasını önemle vurguladığının altını çizen Hazırlar, "Bu yaklaşım, dinin temel esaslarının korunmasını, içtihat alanlarının açık tutulmasını ve yeni gelişmeler karşısında uygun çözümler geliştirilmesini mümkün kılar. Her türlü ifrat ve tefritten uzak durulması gerektiğini belirten konferans, üzerinde ittifak edilen hususlarda işbirliği yapılmasını, ihtilaf edilen meselelerde ise şeri ve ilmi ölçüler içerisinde karşılıklı anlayış gösterilmesini esas alır." diye konuştu.

Hazırlar, konferansın mezheplere, düşünce ekollerine ve farklı akımlara saygıyı esas alan, ortak değerleri öne çıkaran, bütünleştirici bir İslam söyleminin geliştirilmesini önemsediğini anlattı.

Konferansın dağınık girişimler yerine bilgi ve tecrübe paylaşımının artırılmasını, araştırmaların ve ilmi çalışmaların ortaklaştırılmasını, eğitim programlarının geliştirilmesini ve kurumlar arasında sürdürülebilir iş imkanlarının, işbirliğinin kurulmasını teşvik ettiğini belirten Hazırlar, "Medyanın nefret söylemi, kışkırtma ve taassupla mücadeledeki rolüne dikkati çeken konferans, ortak değerlerin öne çıkarılması ve toplumsal güvenin güçlendirilmesi gerektiğini ısrarla vurgular." ifadelerini kullandı.

Mescid-i Aksa'nın önemi

Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hazırlar, konferansın ümmetin meseleleriyle ilgilenen siyasi liderler ve şahsiyetler arasında düzenli istişare ve eş güdümü sağlayacak mekanizmaların oluşturulmasını önemsediğinin altını çizdi.

Mescid-i Aksa'nın ümmet açısından taşıdığı merkezi önemi vurgulayan konferansın bu kutsal mekanın korunması ve Filistin davasına destek verilmesi için ortak çalışmalar yürütülmesini özellikle talep ettiğini aktaran Hazırlar, konferansın ayrıca bilimsel araştırmaların geliştirilmesini, ansiklopedik çalışmaların hazırlanmasını, ortak öğretim ve mesleki gelişim programlarının düzenlenmesini, ilmi toplantıların artırılmasını teşvik ettiğini dile getirdi.

Hazırlar, konferansın başarının alınan kararların uygulanması ve işbirliğinin sürdürülmesiyle sağlanacağını vurguladığını belirterek, "Bu doğrultuda Müslümanların vahdeti ve birliği, eğitim, terbiye, insan yetiştirme ve davet programlarında önemli bir yer edinmelidir. Ümmetin birliğine ve İslam dünyasındaki ilmi kurumlar arasındaki işbirliğine ilişkin çalışmalar, amaçları, öncelikleri ve sonuçları belirlenmiş programlara ve somut girişimlere dönüştürülmelidir." dedi.

Filistin, Yemen, Sudan ve diğer bölgelerdeki savaşlar ile ayrışmaların acıların başlıca etkenleri olduğuna dikkati çeken Hazırlar, şöyle devam etti:

"Konferans, Gazze'deki soykırımın durdurulmasını, Batı Şeria'daki saldırı, gasp ve insan hakları ihlallerinin sona erdirilmesini, esirlerin ve kutsal mekanların korunmasını, özellikle Mescid-i Aksa'nın muhafazası için gerekli tedbirlerin alınmasını ve işgal altındaki Filistin topraklarındaki işgalin bütün boyutlarıyla sona erdirilmesini talep eder. Konferans, Yemen halkıyla dayanışmasını ifade eder. Yemen'in birliğinin, güvenliğinin ve istikrarının korunmasını destekler. Meşru devlet kurumlarının görevlerini yerine getirebilmesi ve ülkenin bütün topraklarında otoritesini tesis edebilmesi gerektiğini özellikle vurgular."

Bütün mazlumlarla dayanışmanın altı çizildi

Hazırlar, konferansın Sudan halkıyla dayanışma içinde olduğunu, Sudan'ın birliğini, egemenliğini ve meşru kurumlarını desteklediğini kaydederek, "Konferans, Arakanlı Müslümanlar, Doğu Türkistan halkı ve bütün mazlum topluluklarla dayanışmasını ifade eder. Ayrıca, bu bölgelerde düşünceleri nedeniyle özgürlüklerinden mahrum edilen kişilerin serbest bırakılması, haklarının korunması ve insan onurlarına saygı gösterilmesi çağrısında bulunur." diye konuştu.

Bildirgenin Arapça metni, Dünya Müslüman Alimler Birliği Başkanı Ali Muhyiddin el-Karadaği tarafından okundu.