Maltepe'de 5 kişinin hayatını kaybettiği bina çökmesinin ardından İMO İstanbul Şubesi yapı güvenliği toplantısı düzenledi. Başkan Mustafa Keleş, riskli yapı stokunun taranmasının hızlandırılmasını isteyerek oda olarak her türlü teknik katkıyı sunmaya hazır olduklarını belirtti.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Keleş, kent genelinde tehlike arz eden eski yapı stokunun tespitine yönelik tarama çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini belirterek, bu çalışmalara her türlü teknik katkıyı sunmaya hazır olduklarını bildirdi.
İMO İstanbul Şubesince, Maltepe'de 5 kişinin hayatını kaybettiği bina çökmesinin ardından yapı güvenliği ve kentsel dönüşüme ilişkin basın toplantısı düzenlendi.
Toplantıda konuşan Keleş, 8 Ekim'de herhangi bir deprem olmaksızın 7 katlı bir binanın 3 katının çökmesinin, şehirdeki yapı stokunun durumunu ve kentsel dönüşümün aciliyetini bir kez daha gündeme getirdiğini söyledi.
Yapıların yalnızca deprem anında değil zamana bağlı çevresel faktörler, korozyon ve malzeme ömrünün tükenmesi gibi yıpranmalarla da riskli hale gelebileceğini vurgulayan Keleş, bu kapsamda riskli yapı envanterinin netleştirilmesinin hayati önem taşıdığını belirtti.
Keleş, kentsel dönüşümün yalnızca ekonomik değil, insan ve güvenlik odaklı yürütülmesi gerektiğini kaydederek, şöyle konuştu:
"Şehir genelinde tehlike arz eden eski yapı stokunun durumunu tespit etmek amacıyla yürütülen tarama çalışmalarına hız verilmeli, vatandaşların katılımı teşvik edilmelidir. İMO İstanbul Şubesi olarak bu çalışmalara her türlü teknik katkıyı sunmaya hazırız. Riskli yapılarda yaşayan dar gelirli vatandaşların binalarını yenileyebilmeleri için uygun maliyetli krediler, kira yardımları ve kamusal destek mekanizmaları genişletilmelidir. 2027 yılı sonuna kadar uzatılan 'Yarısı Bizden' kampanyasının şartları ve süresi tekrar değerlendirilmelidir."
Mevcut binaların taşıyıcı sistemlerine yönelik izinsiz müdahalelerin önüne geçilmesi gerektiğini dile getiren Keleş, "Ruhsatlandırma, tadilat ve denetim süreçlerinde mühendislik hizmetlerinin eksiksiz yer alması güvence altına alınmalıdır." dedi.
Keleş, Maltepe'deki binanın çökmesinin ardından başlatılan adli sürece değinerek, kamuoyuna yansıyan iddialarda söz konusu binaya orijinal projesinin dışında kaçak kat eklendiği ve taşıyıcı sisteme izinsiz müdahalelerde bulunulduğunun görüldüğünü aktardı.
Ceza hukuku doktrininde yer alan illiyet bağı ilkesine işaret eden Keleş, şöyle devam etti:
"Mühendislik tasarımı ve statik hesapları dışında yapılara sonradan eklenen kaçak katlar, kesilen kolonlar ve konut alanlarının ağır yüklü işyerlerine dönüştürülmesi ilk tasarımın güvenlik sınırlarını tamamen ortadan kaldırmaktadır. Bu harici ve kusurlu müdahaleler, ilk tasarım ile sonuç arasındaki nedensellik bağını kesen temel unsurlardır. Yargılamalarda teknik sorumluların ilk tasarımdaki rollerini aşan kaçak yapılaşmayı yapanlar ile buna zamanında müdahale etmeyen idari denetim mekanizmalarının sorumluluk sınırları teknik bir hassasiyetle ayrıştırılmalıdır."
Keleş, meslektaşlarının yapının inşa edildiği dönemdeki mevzuat, malzeme standartları ve denetim imkanlarına göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Teknik personelin gerekli inceleme yapılmaksızın peşinen suçlu kabul edilerek tutuklu yargılanmasının telafisi imkansız mağduriyetler doğurduğunu söyleyen Keleş, masumiyet karinesi çerçevesinde yargılamaların tutuksuz yürütülmesinin esas olduğunu ifade etti.
Keleş, güvenli yaşam alanları inşa etmenin topyekün bir uzlaşı gerektirdiğini belirterek, İstanbul'daki riskli yapı envanterinin çıkarılması dahil tüm teknik süreçlere oda olarak destek vermeye hazır olduklarını dile getirdi.