İran dini lideri Mücteba Hamaney, ABD'deki ara seçim sonuçlarının Washington'un Tahran'a yönelik tutumunu değiştirmeyeceğini savundu. ABD'deki siyasi değişimlerden medet umanların yanıldığını belirten Hamaney, İran'a yönelik yeni bir saldırıya çok daha geniş kapsamlı karşılık verileceği uyarısında bulundu. Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmelerin ABD'nin yenilmezliği algısını sarstığını da öne sürdü.
ABD'de 3 Kasım'da gerçekleştirilen Kongre ara seçimlerinin ardından gözler Washington'un İran politikasına çevrildi. Seçimlerde Cumhuriyetçilerin yaşadığı kayıplar, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri ve diplomatik yaklaşımının değişip değişmeyeceği tartışmalarını beraberinde getirirken İran'dan sert mesajlar geldi.
İran lideri Mücteba Hamaney'e atfedilen açıklamada, ABD'deki siyasi güç dengelerinin değişmesinin Washington'un İran'a yönelik tutumunda köklü bir dönüşüm anlamına gelmeyeceği savunuldu.
Açıklamada, ABD'deki parti değişimlerinin ülkenin İran'a yönelik yaklaşımını değiştireceğini umanların veya verilecek tavizlerle Washington'un düşmanca tutumundan vazgeçeceğini düşünenlerin büyük bir yanılgı içinde olduğu belirtildi.
Hamaney'in değerlendirmesinde, İran'ın güvenliğini ABD iç siyasetindeki gelişmelere bağlamaması gerektiği mesajı öne çıktı.
İran liderinin ABD ve İsrail'e yönelik askeri uyarıları da bölgedeki gerilimi artırdı. Hamaney, 31 Ekim'de üst düzey askeri komutanlara verdiği talimatta, İran'a yönelik yeni bir saldırının derhal, etkili biçimde ve coğrafi sınırlama olmaksızın karşılanmasını istedi.
İran'ın hedef listesinin güncellenmesini de isteyen Hamaney, olası bir çatışmada saldırıların ne zaman ve hangi koşullarda sona ereceğine İran'ın karar vereceğini savundu.
Bu açıklamalar, ABD Başkanı Donald Trump'ın seçimlerin ardından İran'a yönelik yeni askeri seçenekleri değerlendirebileceğine ilişkin haberlerin yayımlandığı dönemde geldi.
Hamaney'e atfedilen seçim sonrası değerlendirmede, Basra Körfezi'nde ve özellikle Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gelişmelerin ABD'nin yenilmez olduğu düşüncesini sarstığı ileri sürüldü. Açıklamada, güvenliğini kendi halkından çok yabancı güçlere dayandıran yönetimlerin zayıflıklarının ortaya çıktığı savunuldu.
Küresel enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı, ABD ile İran arasındaki çatışmanın en önemli başlıklarından biri olmaya devam ediyor. Bölgedeki askeri hareketlilik ve gemilere yönelik saldırı haberleri, enerji piyasalarında da belirsizliğe neden oluyor.
Bir yandan karşılıklı askeri tehditler sürerken diğer yandan Katar'ın arabuluculuğunda diplomatik girişimler devam ediyor. Reuters'a konuşan üst düzey bir İranlı yetkili, 3 Kasım'da yaptığı açıklamada, Washington ile Tahran'ın savaşı sona erdirecek bir anlaşmaya ulaşmaktan hala uzak olduğunu söyledi.
İran yönetimi, müzakereler için kendi koşullarının kabul edilmesi gerektiğini savunurken ABD tarafı da askeri seçenekleri tamamen gündemden çıkarmış değil. Tarafların anlaşmazlıkları özellikle yaptırımlar, askeri operasyonlar ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması üzerinde yoğunlaşıyor.