İstanbul başta olmak üzere pek çok kentte etkili olan sağanak yağış ve gök gürültülü sağanaklar, akıllara gök gürültüsünün nasıl oluştuğu sorusunu getirdi. Gece saatlerinde gökyüzünü aydınlatan şimşeklerin ardından duyulan güçlü sesler, kimi zaman ürkütücü bir hal alabiliyor. Doğanın en etkileyici olaylarından biri olan gök gürültüsünün nedeni ise merak ediliyor.
Gök gürültüsü, aslında şimşek ve yıldırımın doğal bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Elektrik boşalmasının havayı çok kısa sürede aşırı derecede ısıtması, ses dalgalarının oluşmasına yol açıyor. İşte gök gürültüsünün nasıl oluştuğuna, şimşekle neden aynı anda duyulmadığına ve gök gürültülü havada alınması gereken önlemlere dair merak edilenler.
Gök gürültüsü, şimşek ya da yıldırım sırasında meydana gelen elektrik boşalmasının havayı ani bir şekilde ısıtmasıyla oluşur. Bulutlar içinde ya da bulut ile yer arasında oluşan güçlü elektrik akımı, geçtiği yoldaki havayı saniyenin çok küçük bir bölümünde yaklaşık 30 bin santigrat dereceye kadar ısıtır. Bu sıcaklık, Güneş'in yüzey sıcaklığından birkaç kat daha fazladır.
Aşırı ısınan hava, büyük bir hızla genleşir. Bu ani genleşme, çevredeki havada bir şok dalgası oluşturur. Bu şok dalgası ses dalgasına dönüşerek kulağımıza gök gürültüsü olarak ulaşır.
Gök gürültülü fırtınalar, genellikle yoğun ve dikey olarak gelişen kümülonimbüs bulutlarında meydana gelir. Bu bulutların içinde yükselen ve alçalan hava akımları, buz kristalleri, dolu taneleri ve su damlacıklarının birbirine çarpmasına neden olur. Bu çarpışmalar sonucunda bulutun farklı bölgelerinde pozitif ve negatif elektrik yükleri birikir.
Yükler arasındaki fark yeterince büyüdüğünde elektrik boşalması gerçekleşir. Bu boşalma bulut içinde ya da bulutlar arasında olursa şimşek, bulut ile yer arasında olursa yıldırım olarak adlandırılır.
Şimşek ve gök gürültüsü aslında aynı anda oluşur. Ancak ışık, sesten çok daha hızlı yol alır. Işık saniyede yaklaşık 300 bin kilometre hızla ilerlerken ses, havada saniyede yaklaşık 340 metre hızla yayılır. Bu nedenle önce şimşeğin ışığı görülür, birkaç saniye sonra ise gök gürültüsü duyulur.
Şimşeğin görülmesiyle gök gürültüsünün duyulması arasında geçen süre, fırtınanın ne kadar uzakta olduğunu hesaplamak için kullanılabilir. Şimşeği gördükten sonra gök gürültüsünü duyana kadar geçen saniye sayılır ve bu sayı 3'e bölünür. Elde edilen sonuç, fırtınanın kilometre cinsinden yaklaşık uzaklığını verir. Örneğin şimşekten 9 saniye sonra gök gürültüsü duyuluyorsa, fırtına yaklaşık 3 kilometre uzaktadır.
Gök gürültüsü bazen kısa ve keskin bir patlama, bazen de uzun süren bir gürleme şeklinde duyulur. Bunun nedeni, şimşeğin kilometrelerce uzunlukta bir yol izlemesidir. Şimşeğin farklı noktalarından çıkan sesler kulağa farklı zamanlarda ulaşır ve bu durum uzun süren bir gürleme etkisi yaratır. Yakına düşen yıldırımlar ise genellikle sert bir patlama sesi şeklinde duyulur. Sesin dağlardan, binalardan ve bulutlardan yansıması da gürlemenin uzamasına neden olur.
Gök gürültüsünün duyulması, yıldırım tehlikesinin yakında olduğunu gösterir. Uzmanlar, gök gürültüsü duyulabilecek kadar yakın bir mesafedeki kişilerin yıldırım riski altında olduğunu vurguluyor. Gök gürültülü havada alınması gereken başlıca önlemler şöyle:
Açık alanlarda bulunmaktan kaçınılmalı ve kapalı bir yere sığınılmalı.
Tek başına duran ağaçların, direklerin ve yüksek yapıların altında durulmamalı.
Denizden, gölden ve havuzdan uzak durulmalı.
Metal çit, korkuluk ve benzeri iletken yüzeylerle temastan kaçınılmalı.
Kapalı bir araç içindeyseniz pencereler kapalı şekilde araçta kalınmalı.
Fırtına sırasında elektrikli cihazların fişten çekilmesi önerilir.
Son gök gürültüsünün duyulmasının ardından en az 30 dakika boyunca açık alanlara çıkılmaması tavsiye ediliyor.