Dünya

Fransa'da canlı yayında kan donduran tehdit

Fransa'da giderek şiddetlenen protestolar sırasında canlı yayın yapan televizyon ekibinin kamerasına yaklaşan bir gösterici, elini boğazına götürerek kafa kesme hareketi yaptı.…

18 Ekim 2026 10:09 · 3 dk okuma

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Haber Videosunu İzle
18.10.2026 - 10:09
Güncelleme: 18.10.2026 - 10:19

Fransa'da giderek şiddetlenen protestolar sırasında canlı yayın yapan televizyon ekibinin kamerasına yaklaşan bir gösterici, elini boğazına götürerek kafa kesme hareketi yaptı. Kameraya dönerek yaptığı tehdit çağrışımlı hareket canlı yayına yansırken, ülkede protestolar sırasında 1200 kişinin gözaltına alındığı, 150 polisin yaralandığı bildirildi. Lüks mağazalar da yağmacıların hedefi oldu.

Fransa'da hayat pahalılığı, eğitim sistemindeki sorunlar ve kamu hizmetlerindeki aksaklıklara karşı başlayan protestolar giderek şiddetleniyor. Ülkenin birçok kentinde güvenlik güçleriyle göstericiler arasında çatışmalar yaşanırken, canlı yayına yansıyan bir görüntü dikkat çekti.

Protestoları takip eden televizyon ekibinin kamerasına yönelen bir gösterici, elini boğazına götürerek kafa kesme hareketi yaptı. Şiddet ve tehdit anlamı taşıyan hareket, canlı yayın sırasında ekranlara yansıdı.

Göstericinin hareketi kime yönelik yaptığı henüz netlik kazanmazken, olay protestolar sırasında yaşanan gerginliğin dikkat çeken görüntülerinden biri oldu.

Fransa'da 17 Ekim Cumartesi günü düzenlenen kitlesel gösterilerin ardından gözaltı sayısı 1200'e yükseldi. Başbakan Sebastien Lecornu, ülke genelinde yaşanan olaylarda 150 polis memurunun yaralandığını açıkladı.

İçişleri Bakanlığı verilerine göre protestolara yaklaşık 550 bin kişi katıldı. Gösterileri destekleyen Genel İş Konfederasyonu (CGT) ise katılımcı sayısının 800 bine ulaştığını duyurdu.

Başkent Paris'in yanı sıra Marsilya, Lyon, Bordeaux, Nice, Lille, Nantes, Toulouse ve Strasbourg gibi kentlerde de şiddet olayları yaşandı. Güvenlik güçleri göstericilere göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla müdahale ederken, bazı gruplar polise taş ve havai fişeklerle karşılık verdi.

Protestolar sırasında en büyük yıkımlardan biri Limoges kentinde yaşandı. Kentin simge yapıları arasında bulunan ve 1883 yılında hizmete açılan tarihi belediye binası ateşe verildi.

Alevlerin kısa sürede yayıldığı binanın büyük bölümünde ağır hasar oluştu. Tarihi yapının kullanılamaz hale geldiği belirtilirken, yangının ardından binanın geleceğiyle ilgili inceleme başlatıldı.

Bordeaux kentinde ise göstericiler valilik konutuna saldırdı. Binanın kapısını zorlayarak içeri giren gruplar, bahçede yangın çıkardı ve içeride büyük hasara neden oldu.

Olayların büyümesi üzerine Fransa'nın özel polis müdahale birimi RAID bölgeye sevk edildi. Bordeaux'daki olaylarda 15'i güvenlik görevlisi, 8'i gösterici olmak üzere 23 kişi yaralandı, 55 kişi gözaltına alındı.

Şiddet olayları sırasında dünyaca ünlü markaların mağazaları da yağmacıların hedefi oldu.

Lyon'da Louis Vuitton, Hugo Boss, The North Face, Sephora ve The Kooples gibi markaların mağazalarının vitrinleri kırıldı. Bazı gruplar mağazalara girerek içerideki ürünleri yağmaladı.

Paris'te Cumhuriyet Meydanı çevresinde cep telefonu ve kozmetik ürünleri satan iş yerleri hedef alınırken, Marsilya'da Hermès mağazası, Lille'de ise bir Apple mağazası saldırıya uğradı.

Başkentte bazı gruplar mağazaların güvenlik kameralarını etkisiz hale getirdikten sonra vitrinleri kırarak içeri girdi. Park halindeki araçların ateşe verildiği olaylarda çok sayıda iş yeri zarar gördü.

Protestolar sırasında en ağır yaralanmalardan biri Saint-Etienne kentinde yaşandı.

17 yaşındaki bir genç, polisin müdahale sırasında kullandığı mühimmatın patlaması sonucu sağ elini kaybetti. İlk bilgilere göre genç, yerde bulduğu mühimmatı eline aldıktan sonra patlama meydana geldi.

Yaşanan olay, güvenlik güçlerinin gösterilere müdahale yöntemlerine yönelik tartışmaları yeniden alevlendirdi. Polis müdahaleleriyle ilgili bazı şikayetlerin incelemeye alındığı bildirildi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ülke genelinde yaşanan yağma, kundaklama ve saldırı olaylarının ardından açıklama yaptı.

Macron, kamu binalarına ve iş yerlerine saldıran, yağma ve tahribat olaylarına karışan kişilerin yargı önüne çıkarılacağını ve cezalandırılacağını belirtti.

Başbakan Sebastien Lecornu da protestolar sırasında yaşanan şiddeti eleştirerek hiçbir grubun siyasi taleplerini şiddet yoluyla topluma dayatamayacağını vurguladı.

İçişleri Bakanı Laurent Nunez ise kamu binalarına ve polis merkezlerine yönelik bazı saldırıların organize gruplar tarafından gerçekleştirildiğini savundu. Nunez, yaşanan olaylara rağmen olağanüstü hal ilan edilmesinin mevcut aşamada gündemde olmadığını açıkladı.

Fransa'daki protestolar, öğrencilerin eğitim sistemindeki sorunlara karşı başlattığı eylemlerle büyüdü. Okullardaki personel eksikliği, yetersiz eğitim imkanları ve kamu hizmetlerindeki aksaklıklara yönelik tepkilere hayat pahalılığı ve konut maliyetlerindeki artış da eklendi.

Sendikaların desteğiyle genişleyen gösterilere, 2018 yılında akaryakıt fiyatları ve yaşam maliyetlerine karşı ortaya çıkan Sarı Yelekliler hareketinden bazı gruplar da katıldı.

2027 yılında yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde yaşanan olaylar ülkedeki siyasi gerilimi de artırdı.

Aşırı sağcı siyasetçi Marine Le Pen, gösterilerdeki şiddet olaylarından radikal sol grupları sorumlu tutarken, solcu siyasetçi Jean-Luc Melenchon polis müdahalelerini eleştirdi. Melenchon, yağma ve kundaklama olaylarını da kınadı.

Fransa genelinde güvenlik önlemleri artırılırken, yağma ve saldırılara karışan kişilerin tespit edilmesi için çalışmalar sürüyor.